Yazdır

26 Aralık 1996 Tarihli, Cumhurbaşkanlığı Nezdinde Yapılan Toplantıya Sunulduğu İddia Edilen ve MİT Tarafından Hazırlandığı İleri Sürülen İsim Listesi İle İlgili Gelişmeler

Yazar: İ. Adil Sönmez Tarih: . Kategori Fethullah Gülen Gerçeği

Oy:  / 5
En KötüEn İyi 

Susurluk Skandalı'nda Sapla Saman

Susurluk olayı ile ilgili olarak Cumhurbaşkanın başkanlığında Başbakan ve siyasi parti liderlerinin katılmasıyla gerçekleşen toplantıda MİT tarafından hazırlandığı ve Başbakan tarafından okunduğu ileri sürülen listede Fethullah Gülen'in adının da bulunduğu iddia edilmiştir.

Bu iddianın basında yer alması üzerine zirveye katılanlar tarafından yapılan açıklamalarda söz konusu toplantıda Fethullah Gülen'in adının hiçbir biçimde geçmediği söylenmiştir. Bu konudaki açıklamalar şöyledir:

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Açıklaması

'Susurluk hadisesi ile ilgili Çankaya'da yapılan toplantıda Gülen'in adı geçmemiştir. Söz konusu dahi olmamıştır. Zaten böyle bir olayın içinde Gülen'in adının geçmesi de mümkün değildir. Burada biz varız. Eğer birisi bu iddiayı dile getirirse gerekli cevabı biz veririz.' Gülen'in 'üzülmesine gerek yok.' [1]

Başbakanlık Açıklaması

'Bir televizyon kanalında Susurluk olayıyla ilgili yayınlanan programda ve bazı yazılı basında MİT raporuna dayanılarak Liderler Zirvesi'nde bir takım isimlerin zikredildiği iddia edilmiştir. Cumhurbaşkanı'nın başkanlığında yapılan toplantı gizli bir toplantıdır. MİT raporları gizli raporlardır. Toplantıda yapılmış olan görüşmeler hakkında dışarıda hiçbir açıklama yapılmaması liderler tarafından müştereken karar altına alınmıştır. Hal böyle iken devlete ait bütün gizlilikleri hiçe sayarak yayın yapmak yasalara uygun bir davranış olmadığı gibi mezkur toplantıda, çalışmaların nasıl yürütüldüğü üzerine bilgi verilmiş, ancak hiçbir şahsın adı zikredilmemiştir. Bu meyanda ülkemiz halkının hürmet ettiği bir din aliminin adından zirvede bahsedildiği şeklindeki haberlerin gerçekle uzaktan, yakından hiçbir ilgisi yoktur. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Başbakanlık Basın Merkezi.'

ANAP Gen. Bşk. Mesut Yılmaz'ın Açıklaması

'Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından hazırlanan 58 kişilik listede Fethullah Gülen'in isminin de yer aldığı iddiası şaşkınlık ve üzüntü vericidir. Herhalde Türkiye'deki kanunsuz işlere en son adı karıştırılabilecek kişi' [2] Fethullah Gülen'dir.

DSP Gen. Bşk. Bülent Ecevit'in Açıklaması

'Çok üzüldüm, hayret ettim, ama Gülen'in üzülmemesini dilerim. Çünkü böyle bir iddiayı Türkiye'de aklı başında hiç kimse ciddiye almayacaktır. Sayı önce 58 kişiydi nasıl olduysa bu sayı dışarıda 59''a çıkmış.

Fakat kaça çıkarsa çıksın bunda onun yeri olmayacaktır. Bundan eminim. Onun böyle karanlık olaylarla ilgisi olmadığına ben emin olduğum gibi Türk kamuoyunun da emin olduğuna inanıyorum. Hiç ciddiye alınmayacak bir haber.' [3]

Müteveffa MHP Gen. Bşk. Alparslan Türkeş'in Açıklaması

'Özellikle birlik ve beraberliğe ziyadesiyle muhtaç bulunduğumuz bu günlerde, Susurluk olayı dolayısıyla hazırlandığı iddia edilen bir listede Fethullah Gülen'in adının da geçmesini ülkemizin istikrarı açısından fevkalade üzücü buluyorum ve bu değerlendirmeyi esefle karşılıyorum.

Kişisel malı olarak bir dikili ağacı dahi bulunmayan kendisini ilme ve ilmin yapılmasına vakfetmiş bir kişiliğin sahibinin böylesine nitelendirmelerle haksızlık edildiğini sanıyorum.

O, Avrupa'dan Yakutistan'a kadar olan çalışmalarıyla temayüz etmiş ve takdire şayan ünlü bir zattır. Böylesine muhterem bir zatın nereden geldiği belli olmayan elli sekiz kişilik bir listede isminin geçmesi veya isminin o listeye eklenmesi izan sahiplerince hiçbir mana ifade etmeyen bir davranıştır. Zira Fethullah Gülen Türk milletinin gönlünde hakkettiği tahtı kurmuştur.

Hiçbir zan ve iftira bu tahtı sarsamaz. Türkiye'nin hakkettiği huzur ortamına kavuşması için elinden gelen gayreti gösteren Gülen'e yapılan bu çirkin yakıştırmanın gerisinde art niyet ve art niyetli kişilerin olduğu meydandadır.' [4]

BBP Genel Bşk. Muhsin Yazıcıoğlu'nun Açıklaması

'Türkiye'nin manevi dinamiklerinden birinin isminin böyle bir listeye karıştırılmasını üzüntü ve hayretle karşıladım. Çankaya'da yaptığımız toplantıda onun ismi hiçbir şekilde geçmemiştir.' [5]

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere 'Susurluk Zirvesi' olarak adlandırılan toplantıya katılan devlet ve siyaset adamları, söz konusu toplantıda bahis konusu olan ve 58 isimden oluşan listenin Başbakan tarafından gündeme getirildiğini ancak Fethullah Gülen'in adının hiçbir biçimde toplantıda dile getirilmediğini söylemişlerdir. Buna karşılık toplantı sonrasında bir televizyon kanalında yapılan yayında listedeki isim sayısı 58 değil 59 olarak açıklanmış ve Gülen'in isminin de listede olduğu iddia edilmiştir.

Bu durumda Başbakan, toplantıya katılanlar tarafından ve dönemin Devlet Bakanı Abdullah Gül [6] tarafından 58 kişiden oluştuğu söylenen listenin, zirveden 3 gün sonra nasıl ve neden dolayı 59 isimli olarak yayınlandığı, bugüne değin açıklığa kavuşmamıştır.

Bu durumda akla gelen ilk ihtimal Gülen'in isminin söz konusu yayını yapanlar tarafından listeye eklendiğidir. Nitekim Gülen'in isminin listede olduğunun yayınlanması üzerine yasal yollara başvurulmuş ve iddianın kanıtlanması talep edilmiştir. Bu konudaki iddia ve mahkeme kararı özetle şöyledir:

İddia: Çankaya'da Gerçekleşen Liderlerin Susurluk Zirvesinde Başbakan'ın Gündeme Getirdiği ve MİT'in Hazırladığı Listede Fethullah Gülen'in İsmi Vardır.[7]

Mahkeme Kararı: Ankara 13. Sulh Ceza Mahkemesi[8] 'Başbakanlık basın bildirisi ve dilekçe ekindeki belgelerden iddianın gerçeğe uygun olmadığı anlaşılmakla' tekzip talebinin kabulüne karar vermiştir. Mahkeme gereği Kanal D Televizyonu'nda yayınlanan tekzip metninde ise şu görüşlere yer verilmiştir:

'Türk milletinin ve bütün insanlığın hayrına olan bütün işleri manen destekleyen, ülkemizin her alanda kalkınması yönündeki bütün çabalara ayırım gözetmeksizin fikirleri ile yol gösteren, bütün toplum kesimleri arasında hoşgörüye dayalı bir uzlaşma zemini oluşturarak milletimizin ve devletimizin birliğinin pekiştirilmesine ciddi katkılarda bulunan Gülen'in, hukuka aykırı hiçbir fiilin veya oluşumun içinde olamayacağı apaçık bir gerçektir. Öyleyse, bütün kamuoyunun yakinen bildiği bu gerçeğe ve Gülen'in bütün toplumun gözü önünde yürüttüğü, Türkiye'nin insan haklarına dayalı bir hukuk devleti olması yönündeki ilmi faaliyetine rağmen, böyle suçlamalara maruz kalmasındaki meş'um amacı, büyük milletimizin bildiğinden eminiz.

Ancak, devletimizi ve toplumumuzu derinden sarsan hukuk dışı fillerin ortaya çıkarılması ve faillerinin hakkettikleri biçimde yargılanmalarını önlemek için, Fethullah Gülen gibi mümtaz şahsiyetlerin isimlerini ortaya atarak insanlarımızın kafasını karıştırmak isteyenlere karşı herkesin ve özellikle sorumlu mevkide olanların dikkatli olmalarını hatırlatmak istiyoruz.

Özellikle belirtmek gerekir ki, müvekkilimize yönelik çirkin iftira somut bir hadiseye veya gerekçeye değil 'Susurluk olayı dolayısıyla gündeme gelen isimler' gibi belirsiz bir isnada dayandırılarak, kişilerin zihninde Fethullah Gülen hakkında bir şüphe doğurulmaya çalışılmaktadır.

Halbuki bütün ömrünü dünyevi hiçbir makam ve menfaat beklentisi içinde olmadan ve 'Sadece Allah rızası için Türk milletine ve bütün insanlığa İslâm'ın yüce mesajını ilmi yoldan anlatmaya vakfetmiş olan Gülen'in, 'Susurluk olayı ile ilgili iddialarla en küçük bir şüpheyi davet edebilecek, herhangi bir davranışı söz konusu dahi edilemez.

Ayrıca vurgulamak isteriz ki, Gülen, sahip olduğu İslâmi inancın tabii bir gereği olarak, bütün karanlıkların aydınlatılmasını herkesten çok arzu etmektedir. Bu vesile ile, milletimizin manevi dinamiklerinden olan Gülen gibi şahsiyetlerin karalanarak oluşturulacak karmaşa ortamından, başta siyasi olmak üzere çeşitli gayrı meşru menfaat elde etme çabalarına karşı, bütün toplum kesimlerini hassas ve uyanık olmaya davet ediyor, bu tür iftiraların ortaya atılmasına neden olan herkesle ilgili olarak, gereken hukuki müracaat yollarının tümünün yerine getirileceğini vurgulamak istiyoruz.'

[1] Yeni Yüzyıl 4 Ocak 1997; Zaman, 28 Aralık 1996.
[2] Yeni Şafak, 28 Aralık 1996
[3] Zaman, 28 Aralık 1997.
[4] Ortadoğu, 6 Ocak 1997
[5] Zaman, 28 Aralık 1997
[6] Abdullah Gül'ün açıklaması için Bkz. 28 Aralık 1996 Zaman.
[7] 26.12.1996, Kanal D, Akşam ve gece haberleri.
[8] Mahkemenin 1997/5 sayılı ve 9.1.1997 tarihli kararı.