Yazdır

Hoşgörü ve Uzlaşma Aksiyonu Bir Tarikat mıdır?

Yazar: İ. Adil Sönmez Tarih: . Kategori Fethullah Gülen Gerçeği

Oy:  / 8
En KötüEn İyi 

Tarikatın Tarifi

Bu soruya cevap verebilmek için önce tarikatın ne olduğu hususunda kısa bir açıklama yapmak istiyoruz. Bilim adamları tarikatı, belirli bir kurucusu olan ve bir disiplin içersinde Allah sevgisinin kazanılmasının amaçlandığı bir kurum olarak tarif etmektedirler.

Tarikat Değil

Tarikatların kendine özgü kuralları, adab-ı erkanı olup, tarikat mensupları yine kendilerine özgü kıyafetler giymektedirler. Tarikata giriş ve belirli mertebelere varmada bazı ritueller uygulanmakta, 'icazetname' gibi bazı belgeler verilmekte ve 'zikir' adı verilen bir ibadet yapılmaktadır.

Bu bilimsel görüşler göz önünde tutulduğunda Fethullah Gülenin hoşgörü ve uzlaşma yolundaki düşünce ve faaliyetlerinin tarikat veya benzeri bir oluşumla herhangi bir ilgisinin olmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim onun hakkında 'tarikatçılık' iddiasında bulunanlar, bu konuda yukarıda değinilen ve bir tarikatta olması gereken unsurlardan her hangi birinin var olduğuna dair somut bir vakıa veya kanıt ortaya koymamaktadırlar.

Ancak buna rağmen Fethullah Gülen hakkında bazen 'Nakşibendi Tarikatının Lideri' bazen 'Fethullahçılık Tarikatının Şeyhi' gibi nitelendirmeler yapılmaktadır. Eğer bu yanlış nitelendirme sadece bilgi eksikliğine dayanan terminolojik bir hata olsaydı, konu iddia sahibinin tarikatlar hakkında yapacağı basit bir inceleme ile giderilebilirdi.

Ancak aşağıdaki yargı kararlarından da anlaşılacağı üzere bu iddianın ortaya atılmasından itibaren 'tarikat, şeyh mürit vs' gibi iddiaların mahkeme yoluyla tekzip edilmesine rağmen, aynı nitelendirmelere devam edilmiştir.

Bu durum da iddia sahiplerinin bu nitelendirmeleri bir bilgi eksikliği nedeniyle değil, bir suçlamada bulunmak amacıyla yaptıklarını ortaya koymaktadır. Çünkü böylece Gülene kanunların yasakladığı bir tarikat faaliyeti gösterdiği isnat edilmektedir. İşte bu nedenledir ki yapılan bu isnatlarla ilgili olarak yargı yoluna başvurulmuş, mahkemeler de iddiaları gerçek dışı ve hakaretamiz olduklarına karar vermişlerdir. Bu konudaki bazı iddia ve mahkeme kararları şöyledir:

İddialar ve Mahkeme Kararları

İddia: Fethullah Gülen Nakşibendi tarikatının lideridir, müritleri vardır. [1]

Mahkeme Kararı: İzmir 5. Sulh Ceza Mahkemesi [2] iddianın gerçeğe aykırı olduğu gerekçesiyle tekzip kararı vermiştir. Bu karar gereğince yayınlanan tekzip metninde Fethullah Gülen şunları söylemekteydi:'Nakşibendi tarikatının lideri olduğum ve müritlerimin bulunduğu gerçek dışıdır. Herhangi bir tarikat şeyhi veya mensubu olmadığım gibi müridim de yoktur. Nereden ve kimden gelirse gelsin, bütün güzel hareketleri hep tasvip ettim. Toplumun gösterdiği teveccüh kalplerinden gelen sevgi ve saygının bir tezahürüdür. Sevgi ve saygı zorla gösterilmez ve zorla da engellenemez. Ben hakkın hoşnutluğunu arıyorum. Halkın hoşnutluğunu değil'. [3]

İddia: Fethullah Gülen tarikat lideridir ve bu tarikat devletin her kademesinde örgütlenmektedir. [4]

Mahkeme Kararı: Fethullah Gülen'in avukatının bu iddianın doğru olup-olmadığının tespiti için mahkemeye müracaatı üzerine, İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesi [4] iddianın gerçek dışı ve haysiyet kırıcı olduğu gerekçesiyle tekzip kararı vermiştir. Cumhuriyet Gazetesi'nin itirazı üzerine yapılan incelemede İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi [5] kararı tasdik ederek yerinde bulunmayan itirazı reddetmiş ve karar kesinleşmiştir. İddia: Fethullah Gülen'in Fethullahçılar olarak anılan bir tarikatı vardır. Bu Fethullahçılar ABD'de kamplar kurarak, şeriat eğitimi yapmaktadır. [6]

Mahkeme Kararı: İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesi [7] iddiaların gerçeklere aykırı olması sebebiyle yazının tekzip edilmesine karar vermiştir. Cumhuriyet Gazetesi'nin itirazı üzerine inceleme yapan İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi [8] itirazı yerinde bulmayarak, reddetmiş ve karar kesinleşmiştir. Ancak Cumhuriyet Gazetesi kararı yayınlamadığından, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi [9] 'Mahkeme kararına rağmen tekzibi yayınlamamak' suçundan Cumhuriyet Gazetesi Yazı işleri Müdürünün cezalandırılmasına karar vermiştir.

İddia: Fethullah Gülen'in vaazını dinleyenler 'Fethullahçılar' tarikatındandır. [10]

Mahkeme Kararı: İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesi [11] iddianın gerçek dışı olması sebebi ile yazının tekzibine hükmetmiştir. Cumhuriyet Gazetesi'nin İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ne [12] yaptığı itiraz yerinde görülmemekle reddedilerek karar kesinleşmiştir.

İddia: Fethullah Gülen'in müritleri doğduğu evi ziyaretgah yapmışlardır [13].

Mahkeme Kararı: İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesi [14] yazının gerçek dışı olması sebebiyle tekzip edilmesine ve yayınlanmasına hükmetmiştir: [15]

İddia: Fethullah Gülen ünlü tarikat şeyhidir. [16]

Mahkeme Kararı: İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi [17] iddianın Fethullah Gülen'in hukuki menfaatlerini zedeler nitelikte ve gerçek dışı bulunması sebebiyle yazının tekzibine karar vermiştir.

İddia: Fethullah Gülen'in düşüncelerini benimseyenler 'Fethullahçı Müritlerdir'. [18]

Mahkeme Kararı: Üsküdar 1. Sulh Ceza Mahkemesi [19] verdiği iki kararda 'Fethullahçılık ve Tarikat'iddialarıyla ilgili yayınlarda 'Fethullah Gülen'in haysiyet ve şerefine dokunan düşünce ve sözler izafesi' olduğundan tekzip kararına hükmetmiştir.

 

[1] 27.11.1989 tarihli Hürriyet Gazetesi.
[2] Mahkemenin 1989/73, 26.12.1989 tarihli kararı.
[3] 29.9.1993 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Hikmet Çetinkaya
[4] Mahkemenin 1993/136, 4.11.1993 tarihli kararı.
[5] Mahkemenin 1993/205, 1.12.1993 tarihli kararı.
[6] 25.8.1993 tarihli Cumhuriyet Gazetesi
[7] Mahkemenin 1993/87, 10.9.1993 tarihli kararı. Ek.86 [8] Mahkemenin 1993/185, 12.10.1993 tarihli kararı.
[9] Mahkemenin 1995/799 E, 1996/531 K sayılı ve 11.9.1996 tarihli kararı.
[10] 27.11.1989 tarihli Cumhuriyet gazetesi.
[11] Mahkemenin 1989/129, 28.12.1989 tarihli kararı.
[12] Mahkemenin 1990/14, 29.1.1990 tarihli kararı.
[13] 1.12.1989 tarihli Cumhuriyet Gazetesi.
[14] Mahkemenin 1989/134, 29.12.1989 tarihli kararı.
[15] Ek. 92 [16] 13.12.1994 tarihli Cumhuriyet gazetesi, Hikmet Çetinkaya.
[17] Mahkemenin 1995/84, 27.2.1995 tarihli kararı;Tekzip metni 16.3.1995 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlandı.
[18] 8. ve 9 nisan 1997, Cumhuriyet gazeteleri, Hikmet Çetinkaya.
[19] Mahkemenin 1997/52 ve1997/53 sayılı, 13.5.1997 tarihli kararları.