Yazdır

Hoca'nın Okulları İsimli Kitap Gerçekte Kim Tarafından ve Nasıl Meydana Getirildi?

Yazar: İ. Adil Sönmez Tarih: . Kategori Fethullah Gülen Gerçeği

Oy:  / 7
En KötüEn İyi 

Toplantıda Ne Oldu?

11/02/1998 tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesinde kendilerini bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri olarak adlandıran bir grup düzenledikleri basın toplantısında, isim ve kimliklerini güvenlik nedeniyle açıklamadıklarını söyledikleri iki kişinin anlatımlarını bir kitap haline getirdiklerini ifade ederler.

Söz konusu Basın toplantısındaki sözcüler olan Bülent Berkarda (bir dönem İstanbul Üniversitesi Rektörü ve Dayanışma Derneği Başkanı), Gülseven Yaşer (İstanbul Üniversitesinde Öğretim Görevlisi ve Çağdaş Eğitim Vakfı Başkanı) ve Haşmet Atahan (Altmışsekizliler Vakfı Başkanı) 'Fethullah Gülen'in çok sayıda okulu olduğu, buralarda Laik Cumhuriyet karşıtı bir eğitimin verildiği ve Atatürk'e hakaret edildiği' yolundaki iddiaları tekrarlarlar.

Bu iddiaların ortaya atılmasının akabinde Fethullah Gülen'in Avukatları bir basın açıklaması yaptılar.

İTÜ'deki Basın Toplantısına Cevap

Gerçek Dışı İddialar: Anadolu Ajansı tarafından medya kuruluşlarına geçilen 11/02/1998 tarihli haberde bazı dernek temsilcilerinin bir kitabı tanıtmak için gerçekleştirdikleri bir basın toplantısından bahisle, Sayın Fethullah Gülen hakkında gerçek dışı ve kişilik haklarını ihlal edici iddialar ileri sürülmüştür.

Cevap Metni: Söz konusu bu basın toplantısında, ismi-kimliği belirsiz iki kişinin anlatımlarının kitap haline getirildiği ve bunlara dayanılarak özetle, Fethullah Gülen'in okullarının olduğu ve bu okullarda cumhuriyet rejimiyle Atatürk düşmanlığının propagandasının yapıldığı iddia edilmiş; bu hayali suçlamalarda bulunan kişilerin kimliklerinin ise 'güvenlik' gerekçesiyle saklı tutulduğu söylenmiştir.

Öncelikle belirtmek istiyoruz ki, bugüne değin bazı kişiler müvekkilimizle ilgili aynı hakaretamiz iddiaları gündeme getirmişler ve bunlara karşı sadece hukuk çerçevesinde gerekli olan kanuni müracaatlar yapılmıştır. Diğer bir deyişle hayatı boyunca hukuka, kanunlara saygılı olarak, meşru zeminlerde ilmi ve fikri bir faaliyet içinde olan Fethullah Gülen hakkında gerçek dışı iddialarda bulunanlar, yalnızca mahkemeler nezdinde hukuki işlemlere maruz kalmış olup, bu hukuki çerçeve dışında kimseye karşı herhangi bir tepkide bulunulması söz konusu dahi olmamıştır. Bu nedenle habere konu olan basın toplantısını yapanların 'güvenlik' gerekçesini ileri sürmeleri için ortada hiçbir sebep yoktur.

Diğer yandan, farklı görüşlerin ve inançların varlığının bir düşmanlık, çatışma değil, bir zenginlik vesilesi sayılması gerektiğini her vesileyle söyleyen; ülkemizde insan haklarına dayalı, demokratik hukuk devletinin bütün gerekleriyle pekişmesi için bir hoşgörü, diyalog ve uzlaşma zemini oluşturması gayretinde olan Fethullah Gülen'in bu görüşleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet devamının bir teminatı olup, kendisi devletimizin bekası ile milletimizin birlik ve beraberliğinin en samimi ve yılmaz savunucusudur. Yine vurgulamak gerekir ki bütün eserlerinde sevgi, birlik ve kardeşliğin vazgeçilmez değerini anlatan; Türk milletine hizmet etmiş tarihi şahsiyetlere gösterilmesi gereken saygının önemine her zaman işaret eden müvekkilimizin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve millî kahraman Mustafa Kemal Atatürk'e karşı düşmanlık gösterilmesini ya da tahkir edilmesini hiçbir biçimde onaylamayacağı aşikardır. Gerçek durum böyle olmasına rağmen bazı kişiler ısrarla, Fethullah Gülen'in Cumhuriyeti ve demokrasiyi yıkmak için uğraş verdiğini iddia etmektedirler. Bunlara karşı açılan davalarda, iddia sahipleri ispata davet edilmiş ancak bugüne değin, bu haksız iddiaları herhangi bir biçimde doğrulayabilecek hiçbir kanıt ortaya konmamıştır. Bundan dolayıdır ki, böyle asılsız suçlamalarda bulunanlar, çeşitli tazminat ve cezalara mahkum edilmiş ve çok sayıda tekzip mahkeme kararlarıyla yayınlatılmıştır. Bu nedenle öncelikle aşağıdaki soruların cevaplandırılmasını bekliyoruz.

1. İddialarda bulunan kişiler kimlerdir?

2. Ne zaman, nerede, hangi okulda eğitim-öğretim görmüşlerdir?

3. Bu okul ile müvekkilimiz arasında nasıl bir bağlantı kurulmaktadır, bu konudaki deliller nelerdir?

4. Fethullah Gülen'in bütün eserleri kamuoyuna açıktır. hangi eserinde, hangi konuşmasında, nerede, ne zaman, ne şekilde kitapta iddia edilen türden cumhuriyet düşmanı, yıkıcı fikirler ileri sürmüştür ya da bu yöndeki faaliyetlere onay ya da destek vermiştir? İşte kimliği belirsiz kişilerin asılsız iddialarını kitap olarak yayınlamaları ve söz konusu basın toplantısını düzenleyenlerin de, gerçek dışılıkları mahkeme kararlarıyla tespit edilmiş bulunmasına rağmen aynı iddiaları gündeme getirdikleri içindir ki, Sayın Fethullah Gülen'le ilgili hakikatleri bir kez daha kamuoyuna duyurmak istiyoruz.

  • Fethullah Gülen herhangi bir eğitim-öğretim kuruluşunun sahibi ya da yöneticisi değildir. Hangi okulun kime ait olduğu resmi makamlardaki kayıtlarda ve ticaret sicillerinde açıkça bellidir. Dileyen herkes bu hususu basit bir araştırmayla kolayca öğrenebilir.
  • Müvekkilimiz sadece, bütün kamuoyuna açık olarak yaptığı konuşmalarda, memleketimizin eğitim-öğretim meselesinin önemine değinerek imkân sahibi vatandaşların bu alanda yatırım yapmaları tavsiyesinde bulunmuştur. Kendisinin bu manevî katkı ve vesile oluş dışında hiçbir okul ya da kuruluşla sahiplik vesaire gibi bir münasebeti yoktur. Ülkemizin ciddi sorunları hakkında çözüm önerilerinde bulunması ise her vatandaşın olduğu gibi onun da hem en tabii hakkı hem de görevidir.
  • Kaldı ki eğitim-öğretim sahasında bizzat devletin en üst makamları, hükümetler ve parlamento vatandaşların bu konuda faaliyet göstermelerini teşvik edici tedbirler almakta, kanunlar çıkarmaktadırlar.
  • İşte toplumun değişik kesimlerine mensup vatandaşlarımız da, Fethullah Gülen'in tavsiyeleri ile resmi makamların teşvik edici tutum ve tedbirlerini vesile sayarak çeşitli okullar kurmuşlardır. Bu kuruluşlar tabiidir ki yetkili makamların izniyle ve onların sürekli denetiminde faaliyet göstermektedirler. Bundan dolayıdır ki, söz konusu okullarda tamamiyle Millî Eğitim Bakanlığı'nın müfredatı uygulanmakta olup bu husus kanuni zorunluluktur. Bu nedenlerle, söz konusu okullarda siyasi-ideolojik bir propagandanın veya dini eğitim verildiği doğru değildir. Nitekim bizim edindiğimiz bilgilere göre bugüne kadar yapılan resmi denetimlerde bunun aksini gösterir hiçbir vaka tespit edilmemiştir.
  • Sadece ilmi ve fikri bir faaliyet gösteren Sayın Fethullah Gülen, bütün gençlerimizin vatan, millet ve insan sevgisiyle dolu, tarih ve sorumluluk bilincine sahip, bilimsel bilgiyle donatılmış, sağlam karakterli dürüst kişiler olarak yetiştirilmesi arzusundadır. Bu nedenle hangi eğitim kurumunda ve kime ait olursa olsun, bu düşüncelere aykırı, demokratik cumhuriyet rejimine ve tarihi şahsiyetlere düşmanlık edici söz ya da davranışların, Sayın müvekkilimizce tasvip edilmesi bir yana, onu kınadığı tutumları olduğu şüphe götürmez bir hakikattir. Açıkladığımız bu gerçeklerin aksine olarak, söz konusu basın toplantısında olduğu gibi Sayın Fethullah Gülen'i Cumhuriyet ve demokrasi karşıtı olarak karalamak isteyenleri, iddiaları ispata davet ediyor, saygılar sunuyoruz.