Yazdır

Yargı Kararları

Yazar: İ. Adil Sönmez Tarih: . Kategori Fethullah Gülen Gerçeği

Oy:  / 1
En KötüEn İyi 

İsnatlar Gerçek Dışı

'Cumhuriyet düşmanlığı' ve benzeri iddiaları inceleyen mahkemeler de,yapılan isnatların gerçek dışı ve kişilik haklarını zedeleyici olduğuna karar vermiştir. Bu kararlarla ilgili bazı örnekler şöyledir:

Karar

1. İzmir 8 Asliye Hukuk Hakimliği kararında [1], Fethullah Gülen hakkında ileriye sürülen iddialarla ilgili 'kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığı halde' onu cumhuriyet düşmanı ' olarak gazetede böyle bir yazı ile cezalandırmak kimsenin hakkı olmaması gerekir' denerek; 16.3.1994 günü Cumhuriyet Gazetesi'nde Hikmet Çetinkaya tarafından yayınlanan yazının 'Her yönüyle davacının onurunu rencide eder şekilde haksız' olduğuna ve bu gerçek dışı yayından dolayı davalıların tazminat ödemesine hükmedilmiştir.

2. İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesi, [2] 'Fethullah Gülen, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı olup, demokrasi maskesi takan kara yobaz çetesindendir' [3] şeklindeki iddianın yer aldığı 'yazının Fethullah Gülen'in onur ve haysiyetini kırıcı ve gerçek dışı olduğu' gerekçesiyle tekzibine karar vermiştir. Cumhuriyet Gazetesi'nin itirazını İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi [4] reddetmiş ve karar kesinleşmiştir. Ancak mahkemelerin vardığı bu hükümlere rağmen aynı kişiler aynı iddialarını tekrarlamışlardır. Mahkeme kararlarında bu hususun üzerinde özellikle durulduğu gözlemlenmektedir:

3. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi [5] 15.12.1994 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nin 5. sayfalarında Hikmet Çetinkaya tarafından kaleme alınan yazı ile ilgili olarak şu hükmü vermiştir. 'incelenen dosya içeriğine göre, bahse konu yazıyı yazanın aynı sütunda tekzip isteğini kabul etmediği, aynı iddia ve isnatları, tekrar tekrar yayınladığı daha önceden de müteaddit defalar tekrar edilen bu isnatlar için mahkememizce verilmiş tekzip kararlarına rağmen, yeniden isnatları tekrarlamasının tekzip isteyeni halkın hakaret ve husumetine maruz bıraktığı anlaşılmaktadır '

4. İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi [6]' ise 26.6.1994 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde Hikmet Çetinkaya tarafından Fethullah Gülen hakkında 'Laik Cumhuriyet, Atatürk düşmanı isnatları ile Askeri Liseler ve Polis Kolejlerinde örgütlendiği' iddialarının tekrarlanması nedeniyle davalıları şu gerekçe ile tazminat ödemeye mahkum etmekte idi. 'Cumhuriyet Gazetesi'nin 26.6.1994 tarihli nüshasında davalı Hikmet Çetinkaya tarafından Politika Günlüğü başlığı altındaki makalesinde 'Hedef Adam' ibaresiyle başlayan yazı hakkında İst. 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1994/490 esasına kayıtlı olarak görülen davada verilen 1.3.1995 tarihli karar Yargıtay'dan geçmek suretiyle kesinleşmiş bulunmaktadır. Mahkememizde açılan davanın konusu aynı gazetenin 2 Ekim 1994 tarihli nüshasında yine davalı Hikmet Çetinkaya tarafından 'Fethullah' başlığı ile yayınlanan makaledir. Bu makalede de (Biz bugün 26.6.1994 tarihli 'Hedef Adam' başlıklı yazımızı bir kez daha yayınlıyoruz, Türkiye'nin nereden nereye getirildiğini gözler önüne seriyoruz) ibaresi kullanılarak, aynı makale tekrar yayınlanmıştır. Bu itibarla bahsi geçen yazı içerisinde kullanılan ibarelerin davacın şahsiyet hakkına saldırı niteliğinde bulunduğu kesinleşmiş Yargıtay ilanında sabit olduğundan aynı yazıyı tekrar yayınlamak suretiyle yine davacının TMK 24, Bk 49. maddesi gereğince korunması gereken şahsiyet haklarına saldırıda bulunmuş olduğu kanaatine varılmıştır.' Mahkemenin bu kararı Yargıtay [7] tarafından oybirliği ile onanarak kesinleşmiştir. Diğer bütün temel hak ve hürriyetlerde olduğu gibi basın hürriyetinden de Anayasada öngörülen değerler çerçevesinde istifade edilmelidir.Nitekim 1982 Anayasasının 26 ve 28 maddelerine göre basın hürriyeti 'başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının korunması amaçlarıyla' sınırlanabilecektir. Yukarıda örneklerini verdiğimiz mahkeme kararlarına göre de bazı basın mensupları, basın hürriyetini kötüye kullanarak, gerçek dışı iddialarla Fethullah Gülen'in kişilik haklarını ihlal etmişler ve bu ihlali de tekrarlamışlardır. Anayasa'nın kesinleşmiş yargı kararlarının bağlayıcılığına dair açık hükmüne ve aynı iddiaların tekrar yayınlanmasının hukuka aykırı olduğunu belirleyen yargı kararlarına rağmen bu kez, mahkemelerce hakaretamiz ve gerçek dışı olarak nitelendirilen yazılar bir kitapta toplanarak yayınlanmıştır.

5. Bu kitapla ilgili olarak İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı [8] aynen şöyledir: 'İstanbul C. Başsavcılığını basın bürosunun 19.11.1996 tarih ve 1996/899 sayılı iddianamesiyle sanık Raif Ertem'in yetkilisi olduğu Çağ Pazarlama, Gazete, Dergi, Kitap, Basın ve Yayın A.Ş. tarafından yayınlanan diğer sanık Hikmet Aslan Çetinkaya'nın kaleme aldığı - Din Baronunun Kazları - başlıklı kitapta sanıkların Müdahile (Fethullah Gülen'e) yayın yoluyla hakaret ettiklerinden bahisle 5680 sayılı kanunun 16/4 maddesi aracılığıyla TCK'nun 480/ son maddesi gereğince cezalandırılmaları talep edilmiştir. Dosyanın tetkikinde sanık Hikmet Aslan Çetinkaya tarafından kaleme alındığı anlaşılan, genellikle bu sanığın Cumhuriyet Gazetesi'nde neşredilen yazılarından oluşan ve kitaplarında genel olarak müdahilin Cumhuriyet, Atatürk ve Laiklik karşıtı olarak gösterilerek, Cumhuriyeti yıkmak için örgütlenmeye gittiğini iddia edip, Din Baronun Kazları isimli kitabın çeşitli sayfalarında - Din Baronu - Fetuş Hoca Tarikat Şeyhinin maskesi düşüyor, kirli işleri Arap saçı gibi ortaya dökülüyor, binlerce müslümanı kendi amaçları için örgütlediği, bu insanların ellerindeki tapulu arsalarını, konutlarını, fabrikalarını ele geçirdiği, gömlek değiştirir gibi parti değiştiriyor gibi sözlere yer verildiği böylece sanıkların madde tayini suretiyle gerçek olmayan isnatlarda bulunarak müdahile hakarette bulundukları dosya kapsamından anlaşılmış ve sanıkların cezalandırılmalarına hükmedilmiştir.

 

[1] Mahkemenin 1994/346 esas, 1995/720 karar nolu ve 14.7.1995 tarihli kararı
[2] Mahkemenin 1994/231, 5.9.1994 tarihli kararı
[3] 26.6.1994 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Hikmet Çetinkaya
[4] Mahkemenin 1994/58, 13.9.1994 tarihli kararı
[5] Mahkemenin 1995/49 sayılı ve 4.4.1995 tarihli kararı. Tekzip 15.4.1995 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde yayınlandı
[6] Mahkemenin 1995/521 esas 1995/440 nolu ve 12.10.1995 tarihli kararı
[7] Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 1995/9641 esas, 1995/9943 karar sayılı ve 21.12.1995 tarihli ilamı
[8] Mahkemenin 1996/843 esas 1997/1329 karar no'lu ve 30.9.1997 tarihli kararı