Yazdır

Demokratik-Lâik Hukuk Devletine Karşı Olunduğu İddialarına İlişkin Yargı Kararları

Yazar: İ. Adil Sönmez Tarih: . Kategori Fethullah Gülen Gerçeği

Oy:  / 2
En KötüEn İyi 

Yine İddia

Ancak her zeminde ve herkese açık olarak uzun bir süreden beri açıklanan bu görüşlerine rağmen Fethullah Gülen'in demokrasi ve Hukuk Devleti karşıtı olduğu iddia edilmiştir. Buna karşılık mahkemeler söz konusu iddiaların gerçek olmadığı yönünde kararlar vermişlerdir.

İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi Kararı

1. İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi [1] Cumhuriyet Gazetesi'nin 10/4/1994 günlü nüshasında Hikmet Çetinkaya tarafından yazılan yazıda Fethullah Gülen'i 'Laik demokratik Cumhuriyet düzenine karşı şeriatçı kadrolar yetiştirdiği, laik devleti temelinden yıkmak amacıyla yasa dışı işler yaptırmakla' suçlamasıyla ilgili olarak şu hükme varmıştır:

Hikmet Çetinkaya'nın kaleme aldığı 'yazının orta seviyedeki bir okuyucunun üzerinde kimin hedef alındığı ve yazıdaki amacın ne olduğu konularında doğuracağı kanı; yazının bütünlüğü, yazılarla elde etmeyi düşündüğü sonuç, genel amaçları bir bütün olarak ele alınıp, değerlendirildiğinde; yazarın davacının kişilik haklarına açıkça saldırıda bulunduğu ortaya çıkmaktadır. Çünkü davalı yazar, Devleti yıkmak için yasa dışı örgüt kuran, laik Devlet düzenini yıkıp, şeriat düzenine göre yönetilecek bir devlet düzeni kurmak isteyen ve bu amaçla devlet kadrolarına yetiştirdiği mensuplarını yerleştiren ve bunun için yasa dışı her iş ve işlemi yapabilen ve bu amaçla yasa dışı yollardan para toplayan bir kişi olarak nitelendirmekte ve kamuoyuna duyurmaktadır. Oysa yasal anlamda dahi gerçeklik unsurunun gerçekleştiği davalı tarafça yasal anlamda dahi kanıtlanamadığı gibi, özle biçim arasında da denge kurulmamıştır.

Bilindiği gibi kişinin onuru, şerefi ve saygınlığı toplum içindeki tüm manevî değerlerden oluşur. Herkesin, içinde yaşadığı toplumda ve ilişkiler kurduğu çevrelerde kişisel bir onuru ve saygınlığı mevcuttur. Kişiyi küçük düşürmek, yanlış tanıtmak gülünç ya da zor duruma sokmak, kişiye düşmanca bir ortam hazırlayacak bir toplumun bir kesiminde ya da, özellikle yalın okuyucuda husumet yaratmak kişinin, kişilik haklarına saldırı teşkil eder. Açıklanan bu nedenlerle, yayınlanan yazıda hukuka uygunluk sınırlarının aşılmış bulunduğu ve borçlar yasasının 49. Maddesinde öngörülen ve sorumluluğu gerektiren yasal koşulların gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.

Bu karar ise davalıların başvurusu üzerine Yargıtay'ın [2] yapmış olduğu temyiz incelemesinde oybirliği ile onaylanarak kesinleşmiştir.

2. Yine İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi [3] 17,3,1994 günlü Cumhuriyet Gazetesi'nde Fethullah Gülen'in 'gayri kanuni deri toplayarak milyarları cebine indirdiğinden, din bezirganlığı yapan örgüt lideri, demokrasi düşmanı, sahte Müslüman' olarak itham edilmesiyle ilgili olarak, davalı Hikmet Çetinkaya'nın bu iddialarının gerçek dışı olduğuna ve yapılan yayınların 'kişilik haklarına tecavüz' niteliği taşıyan 'haksız İddialar' olduğuna hükmetmiştir.

Davalıların yapmış olduğu temyiz başvurusu üzerine Yargıtay'ca yapılan temyiz incelemesinde iddialar ispat edilemediğinden ve delillerin değerlendirilmesinde isabetsizlik görülmediğinden karar oybirliği ile onanmıştır. [4]

Yukarıda özet olarak verilen kesinleşmiş yargı kararlarına göre, Fethullah Gülen hakkında söz konusu iddiaları ortaya atanların haber vermek, toplumu aydınlatmak gibi bir gayeleri olmayıp esas amaçları onunla ilgili 'düşmanca bir ortam hazırlayarak toplumun bir kesiminde, özellikle gazete okuyucusunda husumet yaratmaktır.' [5]

 

[1] Mahkemenin 1994/457 Esas 1995/90 karar no'lu ve 9/3/1995 tarihli kararı.
[2] Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 1995/4255 Esas 4910 Karar ve 8.6.1995 tarihli ilamı.
[3] Mahkemenin 1994/1031 Esas, 1996/363 no'lu karar ve 9.5.1996 tarihli kararı.
[4] 4. Hukuk Dairesinin 1996/11582 E-12666 K, 26.12.1996 tarihli ilamı.
[5] Bkz. İst. 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/457 Esas 1995/99 no'lu kararı.