Yazdır

Yaratılış ve Nefislerin Yaratılışına Şahit Olmama

Yazar: Fethullah Gülen Tarih: . Kategori Fethullah Gülen'le Amerika'da 1 Ay

Oy:  / 9
En KötüEn İyi 
"Göklerin ve yerin yaratılışına ve nefislerinin de yaratılışına onları şâhit tutmadık" âyetinde, "nefislerin" de zikredilmesi, acaba hayatın bir sır oluşuna mı bakıyor? Yaratılış mevzuu, insanın kesin hüküm verebilme sahasının dışında kalıyor. Şâhit tutmadık" demek, bu konu çıplak gözle görülecek ve laboratuvarda incelenebilecek bir mevzu değildir manâsına gelir. Yapılan çalışmalar ve elde edilen mu'talar (veriler) bir şey ifade etse bile, bu konuda kesin söz söyleyebilmek, insan için çok zor. Küre-i arzın ve kâinatın hangi merhalelerden, hangi safhalardan geçtiğini bilemiyoruz. Bu konuda ortaya pek çok nazariyeler atılsa da, bunların hiç biri hakkında kesin-doğru hükmü verilemez; zaten kimse de bu konuda kesin konuşamıyor.

"Nefislerinin yaratılışına da" deniyor. Bugün, ceninin anne karnında geçirdiği safhalar biliniyor.

Âyetler, sadece bugünün insanına hitap etmez. Ceninin anne karnında geçirdiği safhalar, bugün bilinse bile, 14 asır boyu bilinmiyordu. Sonra, bu safhalar Kur'an'da da açıkça zikrediliyor. Demek ki, "nefislerinin yaratılışına da" ifadesinde başka manâlar var. Yaratılışta, can vermede, ruh üfleme söz konusu. Ruhun mâhiyetini bilemiyoruz. O, şuurlu bir kanun-u emrî; ama, mahiyeti nedir, nasıldır, nasıl üfleniyor, onun bedenle münasebeti konusunda bir şey denebilir mi? Bunların hemen hepsi bilgi alanımızın dışında. Meselâ, rahmetin mahiyetini de bilmiyoruz. Yağmura rahmet deriz; bu, yağmurun rahmete vesile olmasından, yani faydalarından dolayıdır. Şefkat ve merhamet de rahmetin bir buududur. Efendimiz (sav), Allah'ın, rahmetini 100 parçaya ayırdığını ve bunun 99'unu Âhiret'e bırakıp, ancak 1'ini yeryüzüne indirdiğini buyurur. "Hayvanın, yavrusu rahat emsin diye bacaklarını açması da, işte bu 100'de 1'lik rahmetinin tezahürüdür" der. Vahidî tecellî içinde geniş dairede bir rahmet tecellisi var. Bunun dışında, ehadî tecelli içinde de rahmetin tezahürü var; merhamet ve şefkat şeklinde tezahürü var. Meselâ çocuğa şefkat verilmiş. Çocuk, hayvanlar gibi, Şeriat-ı garra ile mükellef değilse de, Şeriat-ı tekviniyenin kanunları karşısında min vechin (bir zaviyeden) mükelleftir."