Yazdır

Prof. Dr. Muhammad Shafiq, Fethullah Gülen Hocaefendi'yi anlatıyor

Yazar: Irmak TV Tarih: . Kategori Aydınların Gözüyle Fethullah Gülen Hocaefendi

Oy:  / 4
En KötüEn İyi 

Tevhid merkezli bir hareket

Muhammad ShafiqAmerika’nın New York eyaleti, Rochester şehrinde bulunan Rochester Nazareth College’ta İslamî ve dinî çalışmalar profesörüyüm.

Hickey Dinlerarası Çalışmalar ve Diyalog Merkezi’nin yöneticisiyim. Aynı zamanda, Nazareth College’ta kurulan ve Uluslararası İslamî Düşünce Enstitüsü – Dinlerarası Merkezi adını taşıyan kürsünün de başkanlığını yapıyorum.

Sayın Fethullah Gülen’in hareketi diğer İslamî hareketlerden daha farklı bir hareket. Ondaki güç ve maneviyat İslam’da var olan tasavvufî yaklaşımdan ileri geliyor.

Sevginin ana tema olarak işlendiğini ve sevgiyi merhamet ile birleştirdiğini görürsünüz. Said Nursi’ye bakarsanız, o merhamet ve şefkat üzerinde durmuştur. Gülen, bunun da ötesine geçmiştir.

Demiştir ki; ilk olarak sevgi gelmelidir. Kalbinde başkalarına karşı bir sevgi olmalı... Tabii ki ilk olarak kendini sevmekle başlamalısın ve bu sevgi yoluyla diğerlerini de seveceksin çünkü nasıl ki biz insanlık olarak bir bütünüz, işte oradan da bir merhamet akacaktır. Onun da ortaya koymuş olduğu düşünce budur.

21. yy’da Müslümanlardan metodolojimizi değiştirmemizi istiyor, insanlığı bir araya getirmemizi, birleştirmemizi, yaralarını sarmamızı istiyor. Dünyada bir sürü problem var, bunlar için ne yapabiliriz, diye soruyor.

Hizmet Hareketi’nin derin bir anlamı var... Üç şeyi içinde barındırıyor; eğitim, maneviyat ve insanlığa hizmet... Hepsi bir arada.

Hizmet Hareketi’nde bunların hepsinin iç içe olduğunu, ayrı oluşumlar olmadığını görüyorsunuz.

Dolayısıyla, nerede Hizmet Hareketi varsa, orada eğitimi, zekât vermeyi ve canlı bir maneviyat göreceksiniz... Her üçüne birden vurgu olduğunu göreceksiniz.

Çünkü eğer alınan eğitim, insanlığı ve eğitim kurumlarından mezun olan gençleri insanlığa hizmete sevk etmeyecekse, dünyanın yaraları nasıl sarılacak?

Başkalarının acısını nasıl fark edebileceğiz? Bu nedenle, eğittiğimiz genç nesil halkın içine girip onlara hizmet etmeli, insanların çektikleri acıları görmeli, onlara nasıl yardım edebileceğini düşünmelidir.

Bu hareket büyük önem taşıyor. Bana öyle geliyor ki, Sayın Gülen geleceğin nasıl olacağını ve nerede olması gerektiğini önceden sezmişti.

Hizmet Hareketi’nin hedef ve idealleri eğitim, maneviyat ve insanlığa hizmet esaslarının nasıl bir arada toplanabileceği üzerinedir. Bu da, nihaî olarak dünyanın iyiliğine olacaktır.

Bu da şu anlama geliyor; İslamî öğretiler ve Hizmet Hareketi, bu üç kaidenin şahısların ve aynı zamanda bütün bir toplumun ıslahı için birer esas olduğunu anlatıyor.

Tevhid hakikati Allah’ın Bir ve Tek olması anlamına gelir. Aynı zamanda, insanlığın da tekliğini anlatır. Dolayısıyla, Tevhid hakikatini bölemeyiz; Tek olan Allah’a ibadet edip insanlığın ıslahını düşünmemek olamaz.

Hizmet Hareketi’nde Tevhid hakikatinin insanlığın tekliği anlayışına göre benimsendiğini görüyoruz. Bunun getirdiği güzellik de, Müslümanlara hizmet edilirken, Hizmet Hareketi işi orada bırakmıyor, geri kalan herkese de hizmet ediyor.

Ve Hizmet Hareketi inanan ve inanmayan arasında, Müslüman, Hıristiyan, Musevî, ateist ya da herhangi başka biri arasında, insanlığa hizmet bakımından, ayrım yapmıyor.