Yazdır

Çağlara Göre Kitap ve Sünnet'e Yeni Yorumlar Getirme

Yazar: Fethullah Gülen Tarih: . Kategori Fikir Atlası

Oy:  / 2
En KötüEn İyi 

Zamanın değişmesiyle Kitap ve Sünnet'in aslını bozmadan değişik çağlara göre, bugüne kadar henüz tam açılmamış kapalı yanlarını açma mânâsına ona yeni yorumlar getirmek, bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerdendir. İslâm'a ait meseleleri anlatmada terennüm, üslûp ve anlatma tarzı değişebilir. Zaten netice itibarıyla Kur'ân kudsî bir malzemedir. Ve bu malzeme değişik şekillerde kullanılabilir. Önemli olan, bu malzemeyi alıp evirip-çevirme, değişimi gözeterek çağlara ve devirlere göre onun değişik cevherlerini ortaya koymaktır. Tarih boyunca bu semavî beyan hep yeni yorumlar ile renklendirilegelmiştir. Meselâ, Ömer b. Abdülaziz, İmam Gazzâlî, Fahruddin Râzî, İmam Rabbânî ve Bediüzzaman onu öncekilere nispetle daha farklı okumuşlardır. Bu, hem bir ihtiyaç hem onun muhteva zenginliğinin ortaya konması hem de "Küllü cedîdin lezîzün - Her yeni şey tatlıdır." fehvâsınca, herkese yenilikteki lezzeti duyurmaktır.

Aslında Kur'ân'ın hâdiseleri yorumlamadaki böyle bir değişikliği olmazsa hem şu an hem de gelecekte çok problemlerle karşılaşılır. Zira, asla ve temele sadakatin yanında yaşanılan çağın kavranması da çok önemlidir. Bence tecdidin mânâsı da işte budur. Bundan başka, günümüzde anlatılacak hususları sunma tekniği, ifade tarzı ve yaklaşım farklılığı da çok önem arz etmektedir. Hatta şimdilerde öyle olmasında zaruret vardır. Değişik ilimler, bizim anlatmak istediğimiz yüce hakikatler için sürekli ifade malzemesi ve beyan şekli olmalıdır. Bu arada zamanın değişmesiyle bakışlarımız da yer yer değişebilir. Meselâ, dün eşya ve hâdiselere bakan insanlar onları değişik anlıyorlardı. Dolayısıyla yorumları da farklı oluyordu. Bugün ise olay ve hâdiseler daha farklı anlaşılabilmektedir. Dahası günümüz itibarıyla eşyanın perde arkasına daha fazla muttali olma söz konusudur. Bütün bunlar günümüz insanının meselelerini daha iyi ifade etme mecburiyetinde olduğunu göstermektedir. Yoksa bugüne ait şeyler yerine, müzelik şeyler söylenmiş olur ki, bu da ifade edilen hakikatlerin değerinin düşmesi demektir.