Yazdır

Kur'ân'ın Mu'cizevî Yanları

Yazar: Fethullah Gülen Tarih: . Kategori Fatiha Üzerine Mülâhazalar

Oy:  / 9
En KötüEn İyi 

Kur'ân'ın mu'cizevî cihetlerini kısa da olsa arzetmeye çalışalım:

Birincisi: Kur'ân'ın nazmı mu'cizedir. O'nun nazmı garibtir. Cahiliye devrinin insanları dinledikleri zaman onu çok garip buldular; ama hiçbir kusur da isnat edemediler. İşte bu yönüyle Kur'ân'ın nazmı mu'cizedir. Diğer taraftan Arap dili ve lisanında bir tasarruf yapmış, her kelimeyi yerli yerinde kullanmış, maâni ve nahiv kaidelerini disipline etmiş, zapt u rapt altına almış ve âdeta maâni ve nahiv kaidelerinin esası ile gelmiş gibidir. Bununla beraber o, insanların karşısına değişik bir ifade tarzı ile çıkmıştır.

İkincisi: Kur'ân harika bir cezâlete sahiptir. Muhtevî bulunduğu meselelerin ağır olması, toplu olması, çok mânâyı ihtiva etmiş bulunması sebebiyle; bütün beşer zekâsı ile bunları bilmeye imkân yoktur. İnsanlığın yaratıldığı günden bugüne târihî bütün hakikatleri en muhkem şekilde Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyân anlatmıştır.

Üçüncüsü: Kur'ân-ı Kerîm yirmiüç senede, muhtelif münasebetlerle nâzil olduğu ve çeşitli muhataplara hitap ettiği halde sanki bir anda, bir sebeple, bir muhataba nâzil olmuş gibi bir tenâsüp ve insicam arz etmektedir. أَفَلاَ يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْآنَ وَلَوْ كَانَ مِنْ عِندِ غَيْرِ اللّهِ لَوَجَدُواْ فِيهِ اخْتِلاَفاً كَثِيراً âyeti de buna işaret etmektedir. Yani: 'O Kur'ân'ı tedebbür etmiyorlar mı? Önüne arkasına bir bakmıyorlar mı? Tekrar tekrar düşünmüyorlar mı? Tekrar tekrar düşünüyorlar mı? Eğer Kur'ân Allah'tan gayrının kitabı olsaydı içinde birbirini yıkan, mütenâkız hükümler olacaktı.' (Nisâ, 4/82) Halbuki öyle bir tenâsüp ve insicam var ki, karihası en geniş bir insan dahi iki mısrayı bu tenasüpte yazamaz. Kur'ân الْحَمْدُ den مِنَ الْجِنَّةِ وَ النَّاسِ kadar sanki tek hâdiseyi anlatıyor gibidir.

Bazıları, 'Allah, Kur'ân'a nazîre yapılmasına mâni olduğu için nazîre getirilemez' demişlerse de bu meseleyi kabule kalbim yanaşmıyor. İşte Kur'ân, kelimâtı, âyâtı ve cümleleri ile meydandadır. Buyursunlar bugünün insanları ona nazîre yapsınlar. Hayır, Kur'ân'ın en kısa sûresinde dahi nazîre yapamazlar.