Yazdır

Bunların Gözü Dönmüş

Yazar: Millî Gazete Tarih: . Kategori 1999 Haberleri

Oy:  / 10
En KötüEn İyi 
FP Lideri Recai Kutan, son günlerde Fethullah Gülen hakkında başlatılan kampanyanın tek hedefinin Gülen olmadığını, bu kampanya ile ülkedeki tüm mütedeyyin insanların hedef seçildiğini söyledi. Türkiye'deki soygun ve vurgunların gözlerden kaçırılması amacıyla sun'i gündem maddelerinin ortaya atıldığını kaydeden Kutan, medyanın Fethullah Gülen hakkında yargısız infazda bulunduğunu ve neredeyse televizyon ekranlarından idam kararı verildiğini belirtti. Gülen kampanyasında ilk kaset yayınını yapan ATV Haber Koordinatörü Ali Kırca ile bu kampanyaya destek verenleri de uyaran Kutan, "Eski defterleri karıştırıp muhbirliğe soyunanlar, bu iddiaları ortaya atan siyasiler, televizyoncular, medya mensupları unutmasın ki, bu eski defterleri karıştırma metodu geçerli hale gelirse, gün gelir birileri ortaya çıkar ve kimlerin marksist oldukları için ordudan kovulduklarını ortaya çıkarırlar. Gün gelir biri çıkar, hangi siyasi liderin partisinin içinde kimlerin eski militanlar, eski marksistler olduğunu ortaya çıkarırlar." dedi.

Demokrasiyle Bunun Ne Alakası Var?

Partisinin grup toplantısında konuşan Kutan, ağır bir ekonomik krizin içinde bulunan Türkiye'nin sun'i gündem maddeleriyle meşgul edildiğini söyledi. Türkiye'nin çok önemli sorunları bir kenara bırakılarak sun'i gündem maddelerinin ortaya atılmasını eleştiren Kutan, ülkenin tüm enerjisinin sorunların çözümü yerine sun'i gündem maddelerine yönlendirildiğini söyledi. Son günlerde bir kaset modasının başlatıldığını, bunun kaset savaşı olarak nitelendirilmeye çalışıldığını anlatan Kutan, "Şimdi bir medya mensubu da çıkıyor, hangi akla hizmet bilinmez, bunun için 'demokratik kaset mücadelesi' tabirini kullanıyor. Demokrasi ile bunun ne alakası varsa?" diye konuştu. Çoğu kanunsuz yollardan elde edilen kasetlerin medya kuruluşları tarafından gündeme getirildiğini anlatan Kutan, son bir haftaya bakıldığında ülkenin bir tek önemli meselesinin televizyon ekranlarına yansımadığının, sadece bu kasetlerin gündeme getirilmeye çalışıldığının rahatlıkla görülebileceğini ifade etti.

Soygunu, Vurgunu Unutturma Çabası

Halkın yüzde 70'inin ülkenin en önemli sorunları olarak geçim sıkıntısı, gelir dağılımındaki adaletsizlik ve işsizliği görmesine karşın, son bir haftadır medyanın sadece Fethullah Gülen kasetleri ile meşgul olduğunu dile getiren Kutan, bunun sebebini ülke sorunlarının unutturulmaya çalışılması olarak gösterdi. Kutan, "Sabah kalkıyoruz kaset, akşam yatıyoruz kaset. Bir süre önce de sabah kalkıyoruz Merve Kavakçı, akşam yatıyoruz Merve Kavakçı. Daha önce de başka bir konu vardı. Bu böyle sürüp gidiyor. Gündem sürekli meşgul ediliyor. Soygun, talan ve dış politikadaki başarısızlıklar böylece unutturulmaya çalışılıyor." eleştirisinde bulundu.

Hani İdama Karşıydınız?

Televizyon ekranlarında bir iki saat süren yayınlarda adeta Gülen'in yargılanıp idama mahkum edildiğini dile getiren Kutan, "Ancak neredeyse Fethullah Gülen'i idama mahkum eden bu medya kuruluşları kısa bir süre önce idam cezasının kaldırılması için kampanya başlatmışlardı. Cesaret etseler Apo'yu idam etmeyelim diyeceklerdi. Ama şimdi DGM savcısının Fethullah Gülen için idam isteyeceğini neredeyse sevinçle ilan ediyorlar." diye konuştu. Bunların Gözü Dönmüş Fethullah Gülen hakkında bazı medya mensupları tarafından kullanılan ifadelere sert tepki gösteren Kutan, "Bir medya mensubu hızını alamadı, utanılacak bir durumdur, Gülen'in Apo'dan daha tehlikeli olduğunu söyleyebildi. Bir Apo'yu düşünün, 30 bin insanın katilini, bir de Fethullah Gülen Hocaefendi'yi. Hiç vicdan sahibi değil mi? Nasıl böyle bir şeyi söyleyebilir? Nasıl gözleri dönmüş, hisleri akıl ve mantıklarının önüne geçmiş." dedi Yargısız İnfazla İdama Karar Verdiler "Bunun adı düpedüz yargısız infazdır. Daha şimdiden yargılayıp karar verdiler." diyen Kutan, ancak kasetlerin yargı kararlarında delil olamayacağını şu sözlerle ifade etti: "Bu ülkede ses ve video bantlarının üzerinde ne tür değişiklikler yapılabildiğini herkes biliyor. Bu bantların delil sayılmadığı yargı organları tarafından müteaddit defalar dile getirildi. Bir arkadaşımızın da bize anlattığı gibi, bir eski bant, başka bir bant üzerine monte edilebiliyor. Bu bantların gerçek olup olmadığını, ne biz, ne de medya tespit edebilir. Bunu tespit edecek olan bağımsız yargıdır. Bir hukuk devletinde meseleler hukuk çerçevesinde enine boyuna müzakere edilir ve çözüme kavuşturulur. Ama bu meselede medya kendini mahkeme ve savcı yerine koydu. Yargıladılar, idama bile karar verdiler."

Neden On Yıl Önce Değil de, Şimdi?

Ortaya atılan kasetlerin çoğunun konuşmacının kendi rızası ile kayda alındığını, bunların gizli kasetler olmadığını ve bizzat kayda alanlar tarafından dağıtıldığını bildiren Kutan, "Piyasada 70-80 kasetin dolaştığı söyleniyor. Ancak bu kasetlerin birçoğunu zaten Zaman Gazetesi promosyon olarak dağıtmıştı. Bunların gizlisi saklısı yok. Üstelik, bu kasetler 10 yıldır niye bekletiliyordu da, bugün yayınlandı? 10 yıldır yayınlanmayan bu kasetler, bugünün özeliği nedir ki şimdi yayınlanıyor. Vatandaşımız bunların cevabını bekliyor."

Hedef Tüm Dindar İnsanlar

Meselenin sadece bir Fethullah Gülen meselesi olmadığını, başlatılan kampanyanın ülkedeki tüm dindar insanları hedef aldığını dile getiren Kutan, "Anlaşılıyor ki, hedef sadece Fethullah Gülen değildir. Bu ülkedeki mütedeyyin insanların tamamının hedef alındığı anlaşılıyor." dedi.

Moğalistan'da Okul Açmanın Devleti Ele Geçirmekle İlgisi Ne?

Kendisinin 54'üncü Hükümet'te Enerji Bakanı iken, Kazakistan, Azerbaycan ve Türkmenistan'da Gülen'e yakın kimseler tarafından açılan okulları ziyaret etme fırsatı bulduğunu açıklayan Kutan, "Bu okulları göğsüm kabararak ziyaret ettim. Türkiye dışında 300 yerde, Türk bayrağını dalgalandıran, yurt dışında Türk dili ve Türk kültürü için devletten fazla hizmet eden bu okullar niye açıldı? Devleti ele geçirmek için mi? Moğolistan'dan okul açmaktan ne fayda görecek de, devleti ele geçirme imkanı bulacak?" diye sordu. Ziyaret ettiği okullarda çekik gözlüler, Anadolu insanına benzeyen çocuklar ve Rus çocuklarının yanyana eğitim gördüğünü, okulların bulunduğu ülkelerdeki en üst düzeydeki ailelerin çocuklarını bu okullara göndermeye çalıştığını ifade eden Kutan, "Yine bu okulları ziyareti sırasında önce bu Rus çocuklar İstiklal Marşı'nı okudular, sonra o ülkenin marşını, daha sonra da gayet temiz bir Türkçe ile Yunus Emre ve diğer şairlerden şiirler okudular. İnsanın bunları görünce inanın gözleri yaşarıyor." dedi. Ortaokul birinci sınıf öğrencilerin İngilizce astronomi terimlerini çok rahat anlayabildiğini müşahede ettiğini anlatan Kutan, Türkiye'de lise sondaki gençlere bile doğru dürüst İngilizce eğitimi verilemediğini hatırlattı.

Türk Bayrağını Dalgalandırıyorlar

Yurt dışında okul açan insanın bundan faydayı umarak devleti ele geçirmeye çalıştığı iddiasına açıklık getirilmesini isteyen Recai Kutan, "Devleti ele geçirme niyeti olan bir insan niye bu 300 okulu yurt dışında açar? Türkiye'de açsa, devleti ele geçirmek için bundan daha fazla fayda görür. Bu insanlar hiç mi hesap kitap bilmiyorlar ki, gidip yurt dışında bu okulları açıyorlar? Çünkü onlar Türk dili ve Türk kültürüne hizmet etmek, Türk bayrağını oralarda dalgalandırmak için bu okulları açtılar." dedi.

Ali Kırca'ya Sert Uyarı

"Buradan herkese ve her kuruma sesleniyorum. Yargısız infazı bir kenara bırakın. Ortada bir kusur varsa, hukuk çevresinde çözülür. Şimdi ülkede herkes şaşkın. Herkes şüphe ve endişe içinde." diyerek, herkesi uyaran Kutan, Fethullah Gülen kasetini yayınlayarak kampanyayı başlatan Ali Kırca ile bu kampanyaya destek verenleri uyardı: "Eski defterleri karıştırıp muhbirliğe soyunanlar, bu iddiaları ortaya atan siyasiler, televizyoncular, medya mensupları unutmasın ki, bu eski defterleri karıştırma metodu geçerli hale gelirse, gün gelir birileri ortaya çıkar ve kimlerin marksist oldukları için ordudan kovulduklarını ortaya çıkarırlar. Gün gelir biri çıkar, hangi siyasi liderin partisinin içinde kimlerin eski militanlar, eski marksistler olduğunu ortaya çıkarırlar."