Yazdır

Bayramda hizmet ufku

Yazar: Fethullah Gülen Tarih: . Kategori Bamteli Dosyaları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

Mübarek Kurban Bayramınızı en içten dileklerimizle kutlar, bir çay faslından kameramıza yansıyan bu hakikat damlalarını -kendi hayatını başkalarını yaşatmaya adamış hizmet gönüllülerinin mutlaka duyması gereken bu söz incilerini- bir bayram hediyesi olarak kabul buyurmanızı diler, dualarınızı istirham ederiz.

  • Türkiye’de sarsılmayan kardeşliğin bir kez daha hatırlanması için bu bayram çok iyi değerlendirilmeli. Varoşlarda ve Güneydoğu’da yaşayan insanlara bayramda yardım elinin uzatılması o kadar önemli ki, farz haccını yapanlara bir şey demem, ama bence nafile hacca, umreye gidecekler, varoşlara yardıma gitsinler; Güneydoğu’ya yardım götürsünler. Kardeşliği bir kere daha hatırlatsınlar o insanlara, Türkiye’deki kardeşliği hiçbir şeyin bozamayacağının gösterilmesi gerekli. Gerekli şey, çok daha gerekli olan bir şeyin yanında gereksizlik derecesine düşebilir. (00:36)
  • Buraya ziyarete gelenler ’Hoş geldi sefa geldi.’ Ama zannediyorum Allah’ı da Peygamber’i de memnun edecek daha önemli bir şey vardı: Türkiye’de kalıp kurban toplasalardı. Herkes elinde bir kurbanla gönülleri fethedeceği bir yere gitseydi. Birkaç insanla sarmaş dolaş olsaydı. Birkaç çocuğun başını öpse ve okşasaydı, kim bilir ne sevap kazanırdı. Uçağının parasını ona verseydi. Gelenler baş göz üzerine de fakat başı da aşan gözü de aşan çok daha önemli bir iş var. (01:49)
  • Farz değilse Cennet’e girmek bir ihtiyaçtır, ama hizmet zamanında Cennet’e girmek bile abes sayılabilir. Kendini hizmete, vifak ve ittifaka adamış bir mü’min, götürse Cennet’e koysalar sıkılır, “İş yok burada, daha aktif olabileceğim bir alan varken ben oraya gitmeliyim” der. Buna en iyi örnek Rasûl-ü Ekrem Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem). (02:55)
  • Yapılan işlerde çıtanın yüksek tutulması gerek, Allah’tan kopmuş insanların irtibatını sağlama, Ruh-u Seyyidi’l-Enam’dan kopmuş insanların bir kere daha irtibatını sağlama meselesi asıl meseledir. Ötede Allah celle celâlühû “Siz kendinizi mahrumiyetler içerisinde bırakmış, yaşatma sevdası ile koşmuştunuz, oraya buraya. Gelin görün, Ben sizi nasıl yaşatıyorum” diyecek; Allah için yapılan işlerin geriye dönüşü bu olur. Geriye dönüşü bu olan, hiçbir şeye feda edilmemeli bence. Ocaklar gibi yansak da burada, çile ve ızdırapla kıvransak da, beladan belaya atılsak da, cenderelerden geçsek de, elli defa preslensek de, balyozların biri kalkıp diğeri başımıza inse de feda edilmemeli. Madem ki hizmet yurdu burası, burada maddi, manevi, kalbi, ruhi ücret peşinde olmamak lazım. Hizmet peşinde olmak lazım. (06:50)
  • Renk atmış, kendi desenini kaybetmiş, elli defa deformasyona uğramış, bütün değerleri yıkılmış gitmiş bir toplumu hüviyet-i asliyesine, bulunduğu çizgiye getirmek, onu yeniden ihya etmek, uğrunda bin kere ölünmesi gerekli olan bir meseledir. Onun için mesleğimizin esası: Yaşatma uğruna yaşamayı terk etmek. Yolumuz bu, yöntemimiz bu. (09:33)
  • Yaşatmak için yaşamak gerek. Birinin ciğere ihtiyacı varsa ciğerimizi vermemiz lazım. Kalbe ihtiyacı varsa kalbimizi vermemiz lazım. Biz kazanmış oluruz. Bir de ona kazandırmış oluruz. (13:30)