Yazdır

Topyekün İnfial

Yazar: Akit Tarih: . Kategori 1999 Haberleri

Oy:  / 4
En KötüEn İyi 
Milliyet gazetesi tarafından MGK toplantısından 163. maddenin yerine getirilmesine yönelik mesaj çıktığının öne sürülmesi ve Sabah gazetesi tarafından MGK'ya sunulduğu ileri sürülen "hezeyan dolu" raporun bazı bölümlerinin çıkartılarak yayınlanması tepkilere neden oldu. Devlet kaynaklarını "teşvik" ve "tahsis" adı altında sömüren kartel medyasının, 163. maddeyi yeniden getirmeyi amaçlayan propagandalarına ülke genelinden tepki yağıyor.

Meclis'ten Sert Tepki

Ülke gündemine bomba gibi düşen, Allah'a, İslam'a, Hz. Muhammed'e, Kur'an'a ve bütün Peygamberlere yönelik sövgülerle dolu hayasız rapor, dün TBMM kürsüsünden de lanetlendi. MGK'ya sızdırıldığı öne sürülen 18 sayfalık rapor, Meclis'in dünkü gündeminde sert tepkilere yol açtı. Bütün dinler ve kutsal değerler için "uydurma, densizlik" ifadelerinin kullanıldığı, Hazreti Peygamberi adıyla anarak, İslam geleneklerine açık hakaret edilen ve bildik Allahsız söylemin hakim olduğu, MGK'ya sunulduğu iddia edilen raporla ilgili en sert tepki FP'lilerden geldi. FP Genel Başkan Yardımcısı Ali Coşkun, düzenlediği basın toplantısında, İslam'a karşı savaş açanlarla mücadele edeceklerinin altını çizdi.

Failler Bulunmalı

Allah'a, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'e, İslam'a ve bütün peygemberlere yapılan hakaretlerle dolu olan "Mel'un" rapora Milliyetçi Hareket Partisi de büyük tepki gösterdi. AKİT'e açıklamalarda bulunan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Yardımcısı Eyüp Aktepe, "mel'un" raporu hazırlayanların bulunması ve yargılanması gerektiğini söyledi.

Milliyet gazetesi tarafından MGK toplantısından 163. maddenin yerine getirilmesine yönelik mesaj çıktığının öne sürülmesi ve Sabah gazetesi tarafından MGK'ya sunulduğu ileri sürülen "hezeyan dolu" raporun bazı bölümlerinin çıkartılarak, yayınlanması tepkilere neden oldu. Devlet kaynaklarını "teşvik" ve "tahsis" adı altında sömüren kartel medyasının, 163. maddeyi yeniden getirmeyi amaçlayan propagandalarına ülke genelinden tepki yağıyor.

MGK sonuç bildirgesinde yer almayan ve toplantıya katılan asker ve sivil üyeler tarafından doğrulanmayan, 163. maddenin yeniden getirilmesi ya da boşluğunun yeni yasal düzenlemelerle doldurulmasına ilişkin karar alındığını iddia eden Milliyet gazetesinin, Türkiye'yi geriye götürmek için çaba sarfettiği ve bu yönde kışkırtma yaptığı kaydedildi.

Kartelin 163'ü geri getirmeye yönelik istibdat çağrısına hukukçu siyasilerden büyük tepki:

Türk Medyası Pravda'laşıyor

Devlet kaynaklarını "teşvik" ve "tahsis" adı altında sömüren kartel medyasının Allah ve Peygamber demeyi kayıt altına alan, her türlü dini hissiyatın dışı vurumunu cezalandırmayı öngören TCK 163. maddeyi yeniden getirmeyi amaçlayan propagandalarına ülke genelinden tepki yağıyor.

MGK sonuç bildirgesinde yer almayan ve toplantıya katılan asker ve sivil üyeler tarafından doğrulanmayan, 163. maddenin yeniden getirilmesi ya da boşluğunun yeni yasal düzenlemelerle doldurulmasına ilişkin karar alındığını iddia eden Milliyet gazetesinin, Türkiye'yi geriye götürmek için çaba sarfettiği ve bu yönde kışkırtma yaptığı kaydedildi.

Kazan: Vicdansızlık

Akit'e konuşan Adalet eski Bakanı Şevket Kazan, büyük bir siyasi mutabakat sağlanarak TCK'nın 141, 142 ve 163. maddelerinin kaldırıldığını ve bunun Türkiye'nin demokratikleşmesi ve insan hakları konusunda atılmış dev bir adım olarak telakki edildiğini hatırlatarak, "Aradan yıllar geçmiş, bu maddeleri kaldırmakla demokratikleşme sağlanamaz, yeni reformlar gerekli diye görüşler serdedilmiş, TBMM'de bunun için DGM'lerle ilgili Anayasa değişikliği yapılmış ve bu çabalar sürdürülsün, bir yargı reformu yapılsın diye kamuoyu oluşturulmuş... Şimdi kalkıp bütün bunları yok sayıp, yeniden 8 yıl öncesine oradan da 1940'lı yıllara mı dönülecek? Bunu istemeye nasıl dilleri varıyor? İnsanların vicdanlarını sorgulamaları lazım" diye konuştu.

Güven: Bunlar da Türk Pravdaları

DYP'nun hukukçu kurmaylarından Turhan Güven, kartel medyasının eski Sovyetler Birliği'nin resmi yayın organı Pravda gibi çalıştığını belirterek, "Pravda, halkın hoşuna gitmeyecek yeni düzenlemelerin yapılacağını önceden haber vererek, uygun şartları oluştururdu. Ardından baskı gelirdi. Buna küçücük de olsa tepki gösterenleri yine Pravda yargılar, ardından yargı olaya el atardı. İhbarcılık, hedef gösterme, kışkırtma gibi özellikler bugün Türk Pravdalarında" dedi.

Arif Emre: Memlekete Fikir Haysiyeti Lazım

Türk siyasi hayatının duayenlerinden FP İstanbul Milletvekili Süleyman Arif Emre, kartel medyasının tutumunu kınayarak, "Neden 141 ve 142 değil de 163? Bunlar birlikte kaldırılmıştı. Bu bağlamda fikir haysiyetinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir medya yok. Medya, özgürlükleri, yenilikleri savunur, bu yönde iktidarlara baskı yapar. Ezilenlerin daha da ezilmesi için yeni yasa talebinde bulunmaz, kışkırtmaz, yargısız infazda bulunmaz. Ama bizdekiler ne yazık ki tam tersini yapıyor. Israrla eskiyi istiyor, baskı ve sansür istiyor" şeklinde konuştu.

Ecevit'e Sorular

Bu arada; MGK'da görüşüldüğü öne sürülen Fethullah Gülen ile ilgili rapor, Meclis'te geniş yankı uyandırdı. FP'li milletvekillerinden Süleyman Arif Emre ve Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu tarafından Başbakan Bülent Ecevit'e yönelik soru önergesi verildi.

MGK'ya sunulduğu öne sürülen Allah'a, Peygamber'e ve bütün kutsal değerlere yönelik hakaretlerle dolu rapor hakkında FP'nin hukukçu kurmaylarından Süleyman Arif Emre, Meclis Başkanlığı'na bir soru önergesi vererek, Başbakan Ecevit'ten mel'un raporun MGK'ya sunulup sunulmadığını sordu.

İstanbul Milletvekili Arif Emre, Başbakan Bülent Ecevit tarafından cevaplandırılmasını istediği soru önergesinde, MGK'ya sunulduğu öne sürülen 'Fethullah Gülen, Dünü Bugünü Hedefi' başlıklı raporda, bütün dinlere ve Peygamberlere yönelik hakaretlerin yapıldığını belirterek, "MGK'ya böyle bir rapor sunulmuş mudur? Sunulmuşsa, bu hakaretlerle dolu rapor niçin ciddiye alınarak işleme konulmuştur? Bu hakaretler, TCK 175'e göre suç teşkil ettiği halde, suçlular hakkında gereken kanuni işlem niye yapılmamıştır? Milletimiz üzerinde büyük infial ve nefret uyandıran bu olay hakkında makamınızca niçin gerekli açıklama yapılmamaktadır?" sorularını yöneltti.

28 Şubat Sürüyor mu?

Arif Emre, aynı soru önergesinde Ecevit'ten, "28 Şubat kararlarının kaldığı yerden uygulanacağına" ilişkin beyanını hatırlatarak, 28 Şubat sürecinin devam edip etmediğinin cevabını istedi.FP Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu da yine Başbakan Bülent Ecevit'e yönelik verdiği soru önergesinde, söz konusu raporla ilgili açıklama yapmasını istedi.

Başbakan, Mel'unluğa Cevap Ver

FP Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu da yine Başbakan Bülent Ecevit'e yönelik verdiği soru önergesinde, söz konusu raporla ilgili açıklama yapmasını istedi. Hatipoğlu, Ecevit tarafından cevaplandırılmasını istediği soru önergesinde şunları kaydetti:

1. 23.6.1999 tarihinde toplanan Milli Güvenlik Kurulu'na Fethullah Gülen ile ilgili olarak bir rapor sunulduğu basına yansımıştır. Söz konusu raporda dinimize, Peygamberimiz'e ve diğer semavi dinlere hakaretlerde bulunulduğu; bu cümleden olarak Peygamberimiz'e 'Muhammed adlı Arap bir hikayeci, hayalperest dengesiz vs.' gibi söylemeye dilimizin varmadığı ibareler, keza dinimiz ve diğer semavi dinler hakkında benzer hakaretamiz ifadelerin de bulunduğu basında yer almıştır. Bu iddialar doğru mudur?

2. Eğer doğruysa, bu çirkin ifadelerin, yüzde doksan dokuzu Müslüman olan milletimizce kutsal sayılan değerlere bu şekilde hakaret edilmesinin toplumda infiale yol açabileceği düşünüldü mü?

3. Devletimiz nazarında böyle asılsız, hezeyanlarla dolu bir raporun kabul görmesinin hatta müzakereye değer bulunmasının dahi halkımızı nasıl vicdanen yaralayacağını ve devlet ciddiyetini sarsacağı düşünülmedi mi?

4. Eğer bu iddialar doğru değilse, devlet-millet kaynaşmasını zedeleyen ve anayasal kuruluşları yıpratmaya matuf bu gibi iddia ve ithamları yalanlamayı ve diğer gerekli işlemler yapmayı düşünüyor musunuz