Yazdır

Barış'ın Son Bestesi

Yazar: Fethullah Gülen Tarih: . Kategori Mesajları

Oy:  / 8
En KötüEn İyi 

Barış Manço, her şeyden önce bu toprağın, bu ülke coğrafyasının sesi, sözü, güftesi, bestesiydi. Bununla birlikte, oğullarına verdiği isimlerden de anlaşılabileceği gibi, evrenseldi. İnsanlığın umumi değerleri çerçevesinde evrensel bir sentez meydana getirebilmişti. Fakat sentezin temel unsurunu, hüzün, tevazusu, sert ve bölücü ideolojilere prim vermemesi ve her kesimden, her yaştan herkesin sanatçısı olabilmesiyle, bu vatanın suyu, havası ve tarih oluşturuyordu. 'Dağlar Dağlar'ıyla olsun 'Halil İbrahim Sofrası'yla olsun, 'Domates, Biber, Patlıcan'ıyla olsun hemen bütün parçalarıyla, kavimlerin konup göçtüğü, kültürlerin, medeniyetlerin, birbiriyle kaynaştığı Türkiye'nin sesi soluğuydu. 'Gülpembe'siyle daha engin ufuklara, hatta fizik ötesi yorumlara açıldığı bile söylenebilir.

Kendisiyle birkaç defa görüşmüştük. Ülkemizin bir barış ve kültür elçisi gibi, 'yol vermez' dağları aşar ve diyardan diyara gezerken ziyaret ettiği yerlerde, bu milletin evladının açtığı okullara da uğramayı ihmal etmemiş, bu okullarla ilgili güzel intibalarını fakire olduğu gibi, gittiği yerde, katıldığı her toplantıda hayret ve hayranlık duygularıyla anlatmıştı.

Japonya'ya gitmeden önce, fakirden dua istemişti. En son 6 ay önce göğüs kanserine yakalandığını duymuş ve telefonla 'geçmiş olsun' dileğinde bulunmuştum. Daha sonra ameliyat için hastaneye kaldırılmadan önce fakiri aramış ve 'Hastalığımı ilk siz duydunuz ve ilk geçmiş olsun dileği sizden geldi. Ameliyata gidiyorum. Bana dua edin.' demişti.

Barış Manço, bu milletin ziyaret ettiği onca ülke insanının kalbine taht kurdu ve gitti. Hepimiz Allah'tan geldik ve O'na dönüş yolundayız. Ölüm, bu dönüşün ilk kapısıdır. O, şimdi ebedi alemin ilk durağında. Kendisine Allah'tan rahmet dilerken, başta ailesi ve sevgili yavruları olmak üzere, bütün yakınlarına ve milletimize, bütün dünya insanlarına taziyelerimi arz ediyorum.