Yazdır

Fethullah Gülen Hocaefendi'nin Uluslararası "Peygamber Yolu" Sempozyumuna Gönderdiği Mesaj

Yazar: Fethullah Gülen Tarih: . Kategori Mesajları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

Fethullah Gülen Hocaefendi, 9 Ekim 2010 tarihinde Yeni Ümit ve Hira dergilerinin ortaklaşa düzenlediği Uluslararası "Peygamber Yolu" sempozyumuna mesaj gönderdi.

Yurt içi ve yurt dışından sempozyumu teşrif eden güzide ilim adamları, çok değerli fikir ve kanaat önderleri, diyanet camiamızın kıymetli mensupları ve aziz misafirler,

Öncelikle hepinizi hürmet ve saygıyla selamlıyorum. Başından beri zihnen ve kalben yanlarında olmaya çalıştığım Yeni Ümit ve Hira dergilerinin müştereken düzenledikleri "Peygamber Yolu" başlığı altındaki sempozyumda aranızda bulunamamanın üzüntüsü içerisindeyim. İnsanlığın iftihar tablosu, mürşid-i ekmel, ferîd u kevn-i zaman, Ruh-u Seyyidi'l-enam (aleyhi ekmelü't-tehaya) yolunun ele alındığı bu ilim ve irfan meclisine gerek tebliğ ve konuşma gerekse selamlama ve değerlendirme ile katkıda bulunan bütün ilim, fikir ve hizmet insanlarına ve umum dinleyicilere şükranlarımı arz ediyorum.

Takdir edersiniz ki; her milletin geçmişten tevârüs ettiği kültür değerleri onun kanı-canı mesabesindedir. O, bu değerler sayesinde kendi gibi düşünür, kendi gibi hareket eder ve her zaman kendi olmanın rahatlığı içinde bulunur; hayatını da daha bir engince ve daha bir net duyar.

Kendi değerlerine sahip çıkma ve mânâ kökleriyle irtibatını devam ettirme sayesindedir ki, toplum ve onu teşkil eden fertler kendilerini daha derinden duymaya başlar. İlim adamları, mütefekkirler ve sanatkâr ruhlar, alanları çerçevesinde kendi inanç, kendi düşünce ve kendi duygularını kitap kitap, nakış nakış işlemeye koyulur ve her sahada ruhlarının âbidelerini ikame ederek kitlelere kendilerini okuma ve mütalâa etme ortamı hazırlarlar. Nokta-i istinat olurlar onlara ve korurlar onların düşünce iffet ve ismetlerini, korudukları gibi kendi namuslarını.

Aslında, günümüzün insanının yapıp ortaya koyduğu/koyacağı her müspet şey onun yarınki nesillere en büyük armağanı olacaktır. Atalarından gelecek böyle bir armağandan mahrum kalan fakir ve nokta-i istinatsız nesiller, pek çok orta malı mülâhazaların ve kendine yabancı düşüncelerin tesirinde kalacak ve bugün olmasa da yarın mutlaka kendilerine edeceklerdir. Ezcümle, dünden bugüne gerektiği ölçüde bir hassasiyetle üzerinde durulmadığı içindir ki, pek çok dinî ve millî değerlerimiz unutulup gitmiş; şöyle-böyle kalanlar da matlaşmış, renk atmış ve zaten heyecan yorgunluğu yaşayan nesillerde artık heyecan uyarmaz olmuştur.

Bu itibarla, hayatlarını dinin i'lasına adamış ilim ve fikir adamlarımızın dinin özündeki güzellikleri, bugünümüz ve yarınımız adına onun vaad ettiklerini, diyanetin bağrında filizlenip gelişen ruhî tekâmülü bir seferberlik ruhuyla kalblerinin dili, semavî orijini ve özündeki nefasetiyle çevrelerine anlatmaları gerektiği izahtan varestedir.

Kanaat-i acizanemce bugün bize düşen en önemli vazife, yalnız ve yalnız kendi inanç ve düşünce sistemimize bağlılık içerisinde, kendi kültürümüz ve kültür ürünlerimize yönelip kendimiz olarak kalabilmenin mücadelesini vermek ve bu istikamette yeni düşünce ve irfan iştikaklarını da kendi fikir atlasımız üzerinde gerçekleştirmeye çalışmaktır. Zira, bir mü'min, ancak kendince yaşama ve yaşatma azmi içinde bulunduğu sürece ayakta kalabilir ve devrilmekten kurtulur. Binâenaleyh biz Müslümanlar, yeniden kendimize, kendi değerlerimize dönmek, kendimiz olarak kalmaya kararlı bulunmak ve gücümüz yettiği ölçüde kendi kaynaklarımızdan beslenmeye bakmak mecburiyetindeyiz.

İslâm dini, Kur'ân ve Sünnet kaynaklıdır; o, bu iki menbaın bağrından fışkırıp gelişmiştir. Müslümanlar bu ilâhî nizama gönülden sahip çıkarak onu yaşayıp yaşattıkları sürece imrendiren bir millet olma konumunu korumuş ve hep başkalarına da örnek teşkil etmişlerdir. Bu açıdan bir Müslüman, ne olursa olsun kat'iyen kendi değerlerini ihmal etmemeli, yabancı kaynaklardan istifadeyi de kendi temel disiplinlerinin vizesine bağlamalı ve dıştan alacağı her şeyi onlarla filtre ederek almalıdır.

Bu mülahazalarla, bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz hususları "Peygamber Yolu" başlığı altında gündeme taşıyan kültür hayatımızın çok değerli Yeni Ümit ve Hira dergilerini tebrik eder; bu ilim meclisini uzaktan-yakından, yurt içinden-yurt dışından teşrif eden güzide alimlerimize ve ilim aşığı katılımcılara en derin muhabbetlerimi sunar, sempozyumun bereketli ve rıza-yı ilahiye vesile olmasını gönülden dilerim.

M. Fethullah Gülen

{widgetkit=61}