Yazdır

Fethullah Gülen'in "21. Yüzyılda Halkların Hoşgörü ve Birlikte Yaşama Kültürü" Adlı Konferansa Gönderdiği Mesaj

Yazar: Fethullah Gülen Tarih: . Kategori Mesajları

Oy:  / 1
En KötüEn İyi 

"21. Yüzyılda Halkların Hoşgörü ve Birlikte Yaşama Kültürü" konulu böyle önemli bir forumu tertip eden Kazakistan Cumhuriyeti Kültür, Enformasyon ve Spor Bakanlığı'nın değerli yetkilileri, bu foruma katkıda bulunan devlet görevlileri, vakıf ve derneklerin üyeleri ve çok kıymetli misafirler; saygıdeğer başkan ve kıymetli katılımcılar,

Devam etmekte olan rahatsızlıklarım sebebiyle, pek arzu etmeme rağmen, sizler gibi seçkin insanların bir araya geldiği, böylesi bir toplantıya katılamamanın üzüntüsü içindeyim. Çünkü, bütün bir insanlık olarak istikbâle yürürken, her köşe başında önümüzü kesmesi muhtemel ayrılık, farklılık ve mutabakat zorluklarından kaynaklanan handikaplara karşı en sağlam sığınağımızın hoşgörü olduğuna inanıyor ve toplantınızı bu konuya ayırmanızın da ayrıca şâyan-ı takdir olduğunu düşünüyorum.

Kusurlara göz yummak, farklı düşüncelere saygı göstermek, affedebileceğimiz her şeyi affetmek; hatta kendi söz götürmez haklarımızın ihlâli karşısında bile, üstün insanî değerlere saygılı kalarak "ihkâk-ı hak" etmeye çalışmamak; iştirak edilmesi mümkün olmayan en kaba fikirler, en hoyrat düşünceler karşısında dahi, peygamberâne bir temkinle feverana kapılmadan, Kurân'ın, kalblere nüfûz etme adına "kavl-i leyyin" unvanıyla sunduğu, kalb-i leyyin, hâl-i leyyin, tavr-ı leyyin de diyebileceğimiz yumuşaklıkla mukabelede bulunmak; hatta bir kısım muhalif düşünceleri dahi, sırf kalbî, ruhî ve vicdanî hayatımızı sık sık tamir ve restorasyona zorlaması itibariyle yararlı bulmak muhtaç olduğumuz hoşgörü anlayışının önemli buudları olsa gerektir. Saygı, merhamet, âlicenaplık ve müsamaha manalarını da ihtiva eden hoşgörü, ahlâkî sistemlerin en ehemmiyetli esası, insan-ı kâmil olmanın en önemli yanı ve diğer bütün prensiplere de kaynaklık edebilecek mühim bir ruh disiplinidir.

Öyle inanıyor ve ümit ediyorum ki, aynı kökten geldikleri, benzer esaslara sahip bulundukları, aynı kaynaktan beslendikleri halde, asırlarca rakip dinler olarak yaşamış bulunan İslam, Hıristiyanlık ve Musevilik arasında başlayan, hatta eski Hind ve Çin dinlerini de içine alacak şekilde gelişen diyalog teşebbüsleri sayesinde gelecek daha mutlu, daha adil, daha merhametli ve daha hoşgörülü bir dünya va'd etmektedir.

Dünyanın global bir köy haline geldiği günümüzde, dijital elektronik sahasındaki gelişmeler sayesinde iyice hız kazanan interaktif münasebetlerin de katkısıyla temel insan hakları ve hürriyetleri, önümüzdeki yıllarda daha da önemli bir konuma sahip olacaktır. Başta, tamamen Yaratıcı tarafından verilen ve ancak O'nun tarafından alınan hayat hakkı olmak üzere, din ve inanç hürriyeti, düşünce ve düşünceyi ifade hürriyeti; mal, mülk ve mesken edinme hürriyeti ve mesken dokunulmazlığı, evlenme ve çocuk sahibi olma hürriyeti, haberleşme ve seyahat hürriyeti, eğitim-öğretim hakkı ve hürriyeti gibi hak ve hürriyetlerin yanı sıra, modern hukuk sistemlerinin esas umdeler olarak kabul ettiği canı, dini, malı, nesli ve aklı koruma, bütün bunların üzerinde, ırk, renk, dil, inanç ayrılığına gitmeden, insan olma bakımından bütün insanların eşitliği prensibi, yakın istikbalde herkes tarafından kabul görecektir. Bilmem kaç asırlık din-bilim kavgasına bir son verilecek, en azından, bu kavganın lüzumsuzluğu tescil edilecektir. Kuvvetle ümit ediyorum ki, bu çerçevede gelişen bir eğitimin neticesinde kalbi dini bilgilerle ve maneviyatla doygun, kafası ilimlerle aydın, devrim içtimai, iktisadi ve siyasi atmosferini çok iyi bilen, her türlü insanı, ahlaki değerlerle bezeli, gerçekten münevver nesiller yetişecek ve ihtiyar dünyamız, ölümünden önce muhteşem bir bahar yaşayacaktır.

Dilerim bu bahar, zengin-fakir uçurumlarının çok büyük ölçüde kapandığı; yeryüzü servetlerinin mümkün olan en adilane biçimde, tabiatıyla sa'y, sermaye ve ihtiyaçlar birlikte gözetilerek taksim edildiği; ırk, renk, dil ve dünya görüşü temelli herhangi bir ayırımcılığa prim verilmediği, temel insan hak ve hürriyetlerinin gözetilip, ferdin ön plana çıkartıldığı ve neticede her insanın bütün kabiliyetlerini geliştirme yolunu bulup, insan-ı kamil olma çizgisinde aşk u şevk kanatlarıyla yolculuklar yaptığı bir bahar olsun.

Evet, iyilik, güzellik, doğruluk ve fazilet kanatlı bir hoşgörü dünyanın esas mayasıdır. Ne olursa olsun, dünya, er geç kayıp bu çizgiye gelecektir. Merhameti Sonsuz'dan diler ve dileniriz ki, bizi ümit ve beklentilerimizde hüsrana uğratıp, bir defa daha ağlatmasın!

Bu duygularla, "21. Yüzyılda Halkların Hoşgörü ve Birlikte Yaşama Kültürü" konulu bu forumun düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür eder, başarılar diler, sağlık problemlerimden dolayı aranızda bulunamadığım için affımı istirham ederek en derin hürmet ve selamlarımı sunarım.

Fethullah Gülen