Yazdır

İnsan Çamurdan Yaratıldı

Yazar: Fethullah Gülen Tarih: . Kategori 2001 Kürsüleri

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

İnsanoğlunun yerküre ile buluşması, yerin bir beşik gibi döşenip hayata müsait hale getirilmesinden sonra olmuştur. Kainatta hiçbir canlının var edilmesi tesadüflere, tekamüllere ve tabiata verilemez. Zira her şeyde bir kast ve iradenin varolduğu görülmektedir. Zannediyorum evrimcilerin çıkmaza düşmelerinin temel sebebi de onların kâinattaki bu irade, şuur, kudret ve hikmeti görememeleri, ya da görmek istememeleridir.

Bu öyle bir çıkmazdır ki, yeni bir kast ve irade söz konusu olmayan onların bu bakarkörlükten kurtulmaları mümkün olmayacaktır. Aslında canlıların genel durumu gibi Allah'ın varlığına ve birliğine apaçık delil teşkil eden bir hususun aksine yorumlanması çok gariptir. Ama onlar, kudret elini görememiş ve kâinattaki bu baş döndürücü sistemin yanında hayatı da tabiata ve tesadüflere vermişlerdir.

İnsanın Yaratılışı

Kur'ân-ı Kerim insanın yaratılmasını şöyle dile getirmektedir: 'O (Allah) dur ki her şeyin yaratılışını güzel yaptı. Ve insanı yaratmaya çamurdan başladı.' (es-Secde, 32/7)

Çamur, balçık ya da yeryüzündeki minarallerden meydana getirilmiş bulamaç, insanın menşe-i aslîsidir. İnsan vücudunda ne varsa hemen hepsi toprakta da vardır. Allah (cc) yeryüzünü teşkil eden elementlerden meselâ azot, karbon, hidrojen, oksijen, kükürt vb. gibi maddelerin karışımını canlı varlıkların temel unsurları olarak kullanmıştır. Evet o, bu karışım, adeta bir protein çorbası haline getirmiş, sonra da bu bulamacı şekillendirip ondan insanları yaratmıştır. Başka bir âyette, insanın yaratılışıyla alakalı olarak şöyle denilmektedir: 'And olsun biz insanı pişmemiş (sulu bir) çamurdan, değişmiş, cıvık (ve kokmuş bir) balçıktan yarattık.' (el-Hicr, 15/26) (Not: Bu ayete diğer meallerde 'And olsun biz insanı, pişmiş kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık' şeklinde mana verilmiştir.)

Hilkat ve hayat adına suyun önemini vurgulama sadedinde de: 'Biz her canlı şeyi sudan yarattık.' (el-Enbiyâ, 21/30). 'Allah her canlıyı sudan yarattı; onlardan kimi karnı üzerinde (sürünerek) yürür; kimi iki ayak üstünde, kimi de dört (ayak) üstünde yürür. Allah, daha dilediklerini de yaratır; zira Allah, her şeye kadirdir.' (en-Nur, 24/45). Ayetleri de farklı bir üslupla bu gerçeği ifade ederler.

İnsanın Madde-i Asliyesi

İnsanın maddeyi asliyesinin büyük bir kısmı sudur. En basit hücreden o upuzun Kalifornia çamlarına kadar her canlı cismin mahiyetindeki su, onların temel moleküllerinden kat kat fazladır. Vücudun 3/4'ü sudur. Hücrelerin içindeki parçacıklar, bütün asit çeşitleri, moleküller, aminoasitlerin hepsi bir mâyi içinde yüzmekte ve bir mâyi içinde hareket etmektedirler.

Meseleye bu açıdan bakıldığında en küçük hücreden en büyük varlıklara kadar bütün canlılarda temel moleküllerinin hepsinden fazla mâyiatın hakim olduğu görülecektir. Su, kâinatta da bir esastır. İlk canlılar suların kenarlarında yaratılmışlardır. Hayatın temel kaynağının su olduğunu Kur'an çok erken dönemde ifade etmiştir. Modern ilim onu henüz hecelemektedir. Evet Kur'ân, yukarıda zikredilen ayetlerden de açıkça anlaşılacağı üzere tam 14 asır önce bu hakikati hem de dupduru bir üslupla ifade etmiştir.

'Her Canlıyı Sudan Yarattık'

Hasılı hayatın hangi safhası ele alınırsa alınsın, tek hücrelilerden en kompleks varlıklara kadar her şeyde suyun hakim unsur olduğu görülecektir. Kur'ân'ın bu koca gerçeği bir cümlecikte ifade etmesi ise hem ilginç hem de mânidardır. Zira 1400 sene öncesinin insanı ne hücre bilgisinden ne de varlığın anatomisindeki su oranından haberdardır. Allah (cc) Kur'ân-ı Kerim'de, 'her canlıyı sudan yarattık', 'Allah, her canlıyı sudan yarattı', 'And olsun biz insanı pişmemiş (sulu bir) çamurdan, değişmiş, cıvık (ve kokmuş bir) balçıktan yarattık' buyurarak canlıların yaratılışlarındaki aslî unsurları nazara vererek icmali manada ilimlere rehberlik yapmakta, tafsilat ve teferruatı zaman ve geleceğin ilim adamlarına bırakmaktadır. Onu icmalde görmeyen kör, tafsilde, detayda arayan da basiretsizdir.

'Andolsun biz insanı pişmemiş (sulu bir) çamurdan, değişmiş, cıvık (ve kokmuş bir) balçıktan yarattık.' (el-Hicr, 15/26)