Yazdır

Fetret Dönemi İnsanları

Yazar: Fethullah Gülen Tarih: . Kategori 2001 Kürsüleri

Oy:  / 1
En KötüEn İyi 

Yer yer bana, bir nevi fetret dönemi olan günümüzde, mazisi itibariyle değişik günahlara girip-çıkmış insanların tevbe ile arındıktan sonra başka insanlara rehberlik etme durumlarının nasıl olacağı hususu soruluyor.

Her şeyden önce günümüz için 'fetret dönemi' ifadelerine katılmamak mümkün değildir. Üstad, Kastamonu Lahikası'nın iki yerinde bu meseleye temas eder ve günümüze fetret dönemi nazarıyla bakar. Bu mevzuda, zannediyorum Üstad yalnız da değil; ondan başka M. Hamidullah Hoca, Allame Muhammed Ebu Zehre.. gibi alimler de günümüzü bir fetret dönemi olarak değerlendirmektedirler. Zira İslam'ın zuhur ettiği andan bu yana, tarihin hiçbir döneminde insanlık dine karşı bu kadar yabancı hale getirilmemiş ve bu kadar ilhada itilmemiştir. Dolayısıyla küfür ve dalaletin ilim fermanlı olduğu böyle bir dönemde fetret mülahazasını nazara almamak ifrat olur zannediyorum.

Buradan hareketle tarif ve tavsif edildiği şekilde, önceleri değişik günahlara girip çıkmış; fakat daha sonra tevbe ile arınmış ve başkalarına rehberlik edecek konuma gelmiş insanlara Efendimiz'in (sav) Amr ibn Âs ve daha başka sahabilere dediği gibi, 'Bilmiyor musun? İslam cahiliye döneminde yapılan her şeyi silip süpürüp götürmüştür.' ifadesi zaviyesinden bakılabilir. Dolayısıyla da bir insanın şunca günahı vardı, otuz yaşına kadar bataklığa girip çıkmıştı.. bu insan günümüzde böyle bir dirilişi nasıl temsil eder? demek yanlış olur. Sahabe-i Kiram efendilerimizin bir kısmı istisna edilecek olursa, onların da pek çoğu, kırk-elli hatta altmış yaşından sonra Müslüman olmuş ve o ana kadar da hemen hemen irtikap etmediği günah da kalmamıştı. Ama bunlar gün gelip Müslüman olunca, velilerin bile ulaşamadığı mualla bir mevkii ihraz ettiler. Onların yolunda olan bugünün Müslümanları bizler, -Allah'a binlerce hamd ve sena olsun ki- İnsanlığın İftihar Tablosu'na ümmet olmuşuz. Yine hamd ve senalar olsun ki, o kadar yâd ellerde sağda-solda avâre dolaştıktan sonra Rabbimizin inayetiyle yeniden Kur'an etrafında toplanarak din-i mübin-i İslam'a hizmet etme imkanı bulduk. Zannediyorum 'müjdeler olsun bizlere!' deyip şükretmemiz gerekecek.

Ancak günümüzde Müslümanlığı bilen, Kur'an'ı tanıyan ve Efendimizin (sav) sünnetine vâkıf olan insanların, her ne kadar fetret devri de olsa, sorumluluk açısından diğerlerinden farklı olacakları da muhakkaktır. Bu itibarla onlar da ibadetlerindeki eksiklikleri giderir, bulaştıkları günahlardan tevbe ve istiğfarla arınırlarsa, diğer insanlar gibi değerlendirilebilirler.