Yazdır

Altın Nesil Konferansı (Çorum)

Yazar: Fethullah Gülen Tarih: . Kategori Konferanslar

Oy:  / 34
En KötüEn İyi 

Bu sayfada Fethullah Gülen Hocaefendi'nin 1977 yılında Çorum’da verdiği Altın Nesil konferansını dinleyeceksiniz...

  • “Altın Nesil”; bütün düşünürlerin tasavv. çirebilecek, zaman dilimlerine âlî vasıflar sunabilecek bir nesildir.
  • İnsanlar vasıflarına göre değerlendirilir. Konuyla alâkalı olarak “Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar; sonra anne ve babası onu Yahudileştirir, Nasranileştirir, Mecusileştirir...” hadisinin yorumu yapılmaktadır.
  • “Altın Nesil”in vasıfları; a) Muhabbet: Dostuna, düşmanına karşı mürüvvetli hareket etmektir. b) Hamle: Önce kendi gönlünü fethetme, sonra da başkalarını kurtarmaya çalışma, aksiyon insanı olma. c) Murakabe: Kişinin kendisini sürekli kontrol edip hesaba çekmesi.
  • Peygamber Efendimiz (s.a.s.), kendine terettüp eden vazifeyi, vazifenin büyüklüğüne münasip olarak eda etmiştir. Öyle bir nesil yetiştirmiştir ki; biz gerçek “Altın Nesil”i Saadet Asrı’nda görmekteyiz.
  • Altın Nesil kendi örneklerini kendi içinden çıkarmıştır: Sürekli gelişen bir kardeşlik, bir birlik... Bu, asırlarca böyle devam etmiş bütün medeniyetler bu vahdet üzerine kurulmuştur. Yermük Savaşında İbn Hişam’ın kardeşlik adına yaşadığı sıra dışı hâdiseler...
  • Muhabbet o kadar mühim ki, Allah (c.c.), kurtarıcı nesli anlatırken: “Ey iman edenler! Sizden her kim dininden dönerse dönsün: Allah onların yerine öyle bir topluluk getirecek ki, Allah onları sever, onlar Allah’ı severler...” (Mâide sûresi, 5/54) diyerek muhabbet sıfatını hususiyle zikrediyor.
  • Çile tatlı bir şeydir. Çileyi çekmeyenler zannederler ki, çile çeken muzdariptir. Hz. Bilâl, “Allah birdir.” dediği için sıcak kumlara yatırılıp üzerine kendisinden ağır taşlar konuluyordu. Ama dudaklarından dökülen tek söz “Ehad ehad” oluyordu.
  • Her şeyin bir erkânı vardır. Çilenin de bir erkânı vardır. Çilenin erkânı çileyi kimseye söylememektir. Müslüman olduklarından dolayı işkenceye maruz kalan Yâsir Ailesi’nin üzüntülerini dile getirmeleri karşısında Allah Resûlü’nün sabrı tavsiye etmesi...
  • Mü’minin çilesi içe doğrudur ve o kadar mukaddestir ki, çilenin mânâsını idrak eden biri onu dünyanın her türlü zevkine tercih eder. Romalılar tarafından esir edilen Abdullan İbn Hüzâfetü’s-Sehmî’nin her türlü işkenceye maruz kalmasına rağmen dininde sebat edip, davası uğrunda çile çekmeyi dünyevî nimetlere tercih edişi...
  • Fatih Sultan Mehmet büyük bir fatihtir. İstanbul’u fethetmiştir; ama onun İstanbul’dan daha büyük bir fethi vardır: Fatih, parmaklarını kestirdiği Mimar Sinan Atik karşısında mahkeme huzurunda kendi elinin kesilmesini kabul ettiği zaman gerçek Fatih’tir. Bu fetih İstanbul’un fethinden daha büyüktür.
  • İç ve dış fethi tam mânâsıyla yine Saadet Asrının “Altın Nesil”inde görüyoruz. Uhud Muharebesinde yaralanan Ubeyde İbn Hâris’in savaş meydanında değil de evinde vefat etmesi durumunda şehit olup olmayacağını sorması...
  • “İki göz vardır ki; Cehennem’i görmez....” hadisi ile ilgili olarak, Allah korkusundan ağlayan göz ve sınırda bekleyen göz hakkında orijinal bir yorum...
  • Altın Nesil, evvelâ kendi muhasebesini yapacaktır. Konuyla ilgili olarak Efendimiz’in “Hesaba çekilmezden evvel nefsinizi hesaba çekiniz.” hadisi yorumlanmaktadır...