Yazdır

Berlin Konferansı

Yazar: fgulen.com Tarih: . Kategori Konferanslar

Oy:  / 18
En KötüEn İyi 
  • Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) doğru sözlüydü.
  • O'nun doğruluğunu en büyük düşmanları dahi itiraf etmişlerdir.
  • Sahâbe-i Kirâm (ra) Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) uğrunda malını, canını hatta herşeyini vererek O'nun (sallallahu aleyhi ve sellem) peygamberiliğini tasdik ediyorlardı. Bu mevzuda Abdullah b. Cahş'ın Uhud Savaşı'nda akıllara durgunluk veren mücâhedesi ve şehâdeti anlatılıyor.
  • Sahâbe-i Kirâm (ra) Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) uğrunda Bedir Savaşı'nda kendi yakınlarını bile öldürmekten çekinmemişlerdir.
  • Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) geleceğe dair verdiği haberlerin bir bir ortaya çıkması O'nun (sallallahu aleyhi ve sellem) doğruluğuna mühür basmaktadır.
  • İlmî keşif ve icadlar Efendimiz'i (sallallahu aleyhi ve sellem) tasdik etmektedir.
  • Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sineğin bir kanadında zehir diğerinde panzehir olduğunu ifade eden sözünü ilim ve fen doğrulamıştır.
  • Allah Resûlu (sallallahu aleyhi ve sellem) elinde hiçbir tıbbî cihaz olmadan kadından hayz dışında gelen kanın hastalık kanı olduğunu bildirmiştir.
  • Resûlü Ekrem'in (sallallahu aleyhi ve sellem) 'Bir köpeğin yaladığı kap yedi defa yıkanmalıdır, ilk yıkama toprakla yapılmalıdır.' sözündeki hikmet, ilim ve fen ışığında daha belirgin olarak ortaya çıkmıştır.
  • Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) emrettiği hususları ilk önce kendisi uygulardı.
  • Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) geceleri ayakları şişinceye kadar ibadet ederdi.
  • Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) İbn Mes'ud'dan (ra) Kur'an okumasını istemiş, İbn Mes'ud (ra) 'Her ümmetten haklarında şahitlik edecek bir peygamber getirdiğimizde ve seni de onlara şahid olarak çağırdığımız zaman nasıl olacak o gün!?' ayetine gelince Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hıçkıra hıçkıra ağlamıştır.
  • Allah Resûlu (sallallahu aleyhi ve sellem) zâhîdâne bir hayat yaşamıştır.
  • Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) refah içinde bir hayat yaşama imkanına sahip olduğu halde zâhidâne bir hayat yaşamayı tercih etmiştir.
  • Dünya bütün güzelliğiyle Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) karşısında arz-ı endâm etti ama O'na (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisini kabul ettiremedi.
  • Hz. Ömer (ra) Îlâ Hadisesi'nde Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) evine girmiş ve gördükleri karşısında dayanamayıp: 'Yâ Resûlallah! Kisrâ ve Hiraklius servet içinde yüzerken siz bu haldesiniz!' diyerek ağlamış. Resûlullah da (sallallahu aleyhi ve sellem): 'İstemez misin Yâ Ömer dünya onların olsun ahiret bizim!' diye cevap vermiştir.
  • 'Benim dünya ile aramdaki alaka, bir yolcunun bir ağaç altında dinlenip tekrar yoluna devam etmesi gibidir.' hadisi...
  • Ebû Hureyre (ra) birgün Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) oturarak namaz kıldığını görmüş ve sebebini sormuş. Açlıktan olduğunu öğrenince dayanamayıp ağlamış, bunun üzerine Allah Resûlu (sallallahu aleyhi ve sellem) 'Ağlama Yâ Ebâ Hureyre! Hesabın şiddeti aç olanlara dokunmaz.' buyurmuştur.
  • Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) son derece mütevâzî idi.
  • Nebiler Serveri (sallallahu aleyhi ve sellem) büyük kâmetine rağmen son derece mütevâzî idi. Kendisi için ayağa kalkanlara: 'Acemlerin, büyüklerine ayağa kalktığı gibi kalkmayın.' buyururdu.
  • Allah Teâlâ (cc), Resûlü'nü (sallallahu aleyhi ve sellem) melik nebî ve kul nebî olma arasında muhayyer bırakınca O (sallallahu aleyhi ve sellem) Hz. Cebrâil'in de (as) işaretiyle kul nebî olmayı tercih etmiştir.
  • Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) fevkalâde fetânet (engin kavrayış) ve kiyâset (engin akıl) sahibiydi. O (sallallahu aleyhi ve sellem) en zor ve karmaşık meseleleri bile rahatlıkla hallediyordu.
  • İmrân'ın babası Husayn (ra), Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) müthiş fetâneti karşısında pes edip müslüman olmuştur.
  • Zina etmek için izin isteyen bir genci, Resûlü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) engin fetânetiyle bu isteğinden vazgeçirmiş ve o genç bir iffet âbidesi haline gelmiştir.
  • Hudeybiye Anlaşması zahiren müslümanların aleyhine olmuşsa da Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) büyük dirâyet ve kiyâseti (engin akıl) sayesinde lehte bir fetih olarak netice vermiştir.
  • Hüneyn Savaşı'nı müteâkip Ensâr (ra), Allah Resûlü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke'de kalacağı endişesine kapılınca Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onlara özel bir konuşma yaparak gönüllerini almış ve böylece büyük bir problemin doğmasını engellemiştir.
  • Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) iyi bir devlet adamıydı.
  • Allah Resûlu (sallallahu aleyhi ve sellem) muhteşem bir devlet kurmuş ve onu idare etmişti.
  • Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) iyi bir erkân-ı harpti.
  • Allah Resûlu (sallallahu aleyhi ve sellem) katıldığı bütün savaşlardan zaferle çıkmıştı.
  • Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) iyi bir aile reisi, iyi bir muallimdi.
  • Îlâ Hadisesi akabinde Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), hanımlarını zevcesi olarak kalma ve boşama arasında muhayyer bırakınca hepsi Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) tercih etmişlerdi.
  • 'Allah'ın Rubûbiyetine, İslam'ın din ve sistem olduğuna ve Muhammed'in peygamberliğine razı olan İslam'ın tadını tatmış olur.' ve 'Ben, bir kula nefsinden, ana-babasından, ailesinden hatta bütün insanlardan daha sevimli olmadıktan sonra o kul hakîkî mânâda iman etmiş olmaz.' hadisleri izah ediliyor.
  • Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) çok seven Hz. Hubeyb (ra) idam edilirken 'Şu an senin yerinde Muhammed'in olmasını ister miydin?' sorusuna 'Değil şu an benim yerimde olmasını ayağına bir dikenin dahi batmasını istemem.' cevabını vermiştir.
  • Hz. Ömer (ra) yerinden söktüğü oluğun Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından yerleştirildiğini öğrenince üzüntüsünden neredeyse baygınlık geçiriyordu...
  • Rabia-yı Adeviye'nin güzel bir şiiri 'Allah Resûlü'nü (sallallahu aleyhi ve sellem) hakîkî mânâda seven, O'nun (sallallahu aleyhi ve sellem) emirlerine harfiyyen itaat eder.' şeklinde tahlil ediliyor.
  • Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Bedir'de müşriklere karşı koyma konusunda Muhâcir ve Ensâr'la (ra) istişare yapmış ve onlar da kandan-irinden deryaları geçmeye hazır olduklarını ifade etmişlerdir.
  • Abdullah b. Ömer'in (ra) Peygamberimize (sallallahu aleyhi ve sellem) imtisaldeki (uymak) derinliği...
  • Müstalikoğulları Seferi'nden dönülürken münâfık İbn Selûl, Allah Resûlü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) büyük bir saygısızlık yapmış, oğlu Abdullah da Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) bağlılığındaki hassasiyetinden dolayı babasına sert bir tavır sergilemiştir.
  • Ashâb-ı Kirâm (ra) gelen emirleri anında yerine getirip yasaklardan da kaçınıyorlardı. Bu konuda Ebû Talha'nın evinde içki ziyafeti verilirken içki yasağı gelmesi üzerine oradakilerin hemen içkiyi bırakmaları misal olarak veriliyor.

Bu dosyayı indirmek için tıklayın...