Yazdır

Nur ile Topuz’un hazin hikâyesi: İnkisâr

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 2015 Haberleri

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

Nur ile Topuz’un hazin hikâyesi: İnkisâr

İlahiyatçı Osman Şimşek’in kaleme aldığı ‘İnkisâr’, Kur’an’ın ve sünnetin hak dediği mevzularda taviz vermeyen bir Camia’yı bitirme operasyonunun perde arkasını anlatıyor. 17-25 Aralık sürecini bilinmeyenleriyle ortaya koyan eser, birincil kaynaklardan istifa edilerek hazırlanmış.

Uzun yıllardır Fethullah Gülen Hocaefendi’nin sohbetlerine katılıp notlar alan ilahiyatçı-yazar Osman Şimşek, bu notları ‘İnkisâr’ isimli yeni kitabında bir araya getirdi. İnkisâr, Camia’yı bitirme operasyonunun perde arkasına da yer veriyor. Işık Yayınları tarafından hazırlanan ve güncel olayların sıkça bahsedildiği kitapta, Şimşek Hoca, 2004’te planlanan ve bugün uygulanmakta olan bir sürecin enteresan detaylarını ve bilinmeyenlerini anlatıyor. Aynı zamanda Herkul.org sitesinin editörü olan Osman Şimşek, ‘Nur ile topuzun hazin hikâyesi’ni sunuyor okuruna.

Bir yanda faziletli bir âlim...

“Ferdî ve içtimaî iç içe inkisârlara şahit olduğum buhranlı yıllarda Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’ye -mekanî- yakınlığım, gönül kabım nispetinde hissettiğim acıları fazlasıyla artırdı. Zira bir tarafta sahabe hayatını esas alan ve her hali göz önünde bulunan faziletli bir âlim, diğer yanda onu olduğundan çok farklı gösteren ve iftirayı meslek edinen pespaye kimseler vardı. O, her zaman saygılı, ince ve zarif bir üslup insanı; fakat hasımları hürmetsiz, nobran ve hoyrat nadanlardı. O, iyiliklerin horlanması, insanî değerlerin hafife alınması ve hakikatlerin hırpalanması karşısında ölüp ölüp diriliyor; buna mukabil diğerleri, hemen herkese karşı her fırsatta kin, nefret ve huşûnet sergiliyorlardı. O, kendisine yönelik saldırılara katlansa da Hizmet gönüllülerine dönük taarruzlara ziyadesiyle üzülüyor; zalimler ise hem onu hem de Hizmet’i bitirme planlarını realize etme çılgınlığıyla uğraşıyorlardı. Hakperest bir mü’minin olup bitenleri kabullenmesi ve hadiseleri sükûtla seyretmesi mümkün değildi. Kabiliyeti olanın beyan gücüyle ve eli kalem tutanın yazı diliyle mutlaka bu haksızlıklara itiraz etmesi gerekirdi.” Bu hissiyat ve mülahazalar neticesinde kitabı yazmaya karar vermiş Osman Şimşek.

Kitabın temelinde ‘nur-topuz’ teşbihi var

İnkisâr; kırılmak, çatlamak, yenilgi, bozgun, pişmanlık, ilenme, incinme, gücenme, darılma manalarına gelen bir kelime. Hayal, kalb ve ışık gibi kelimelerle tamlama yapılarak kırgınlık ve kırıklık anlamlarında da kullanılıyor. Gidişatın sıkıntılı olduğu yıllar öncesinden Hocaefendi tarafından hissedildiği ve ikrar edildiği, iktidarı girdiği girdaplı yoldan geri döndürmek için gösterilen Müslümanca gayretlerin ele alınması, İnkisâr’ın en önemli özelliği. Herkul.org’dan kamuya açık olarak yayınlanan sohbetlerinden Hocaefendi’yi dikkatle dinleyenler, kendisinin bunları hissettiği sonucunu çıkarabilir. Özellikle, 2011 yılından sonra sohbetlerde yapılan ikazlar tam da bunun göstergesi. Kitap, Müslümanca tavrın hikâyesini nazara veriyor aslında. Meşhur ‘mübahale’ sohbeti de numunelerden biri. Çoklarının gözünden kaçan bir noktayı ele alıyor Şimşek. Fethullah Gülen Hocaefendi, o sohbette diyor ki: “…Arınma adına, yıkanma adına, temizlenme adına, kirlerin öbür tarafa kalmasına meydan vermeme adına, bir şey yaparken dinin ruhuna aykırı bir şey yapmışlarsa... Bize de nispet ediyorlar, ben bizi de onların içinde görerek diyorum ki...”

Hocaefendi, 20 Aralık 2013-4 Ağustos 2014 arasında sükut orucuna girmiş ve halka açık bir şekilde hiç konuşmamıştı. Bu süreçte yapılan hakaretler karşısında, Hocaefendi’nin tavrı ne oldu, neler söyledi diye merak ediyorsanız, Osman Şimşek tarafından günü gününe tutulan notlardan ve yazdığı yazılardan bunları öğrenmek mümkün.

Kitabın temeli; Bediüzzaman Said Nursi’nin siyasetle ilişkisini anlattığı meşhur ‘nur-topuz’ teşbihi üzerine oturuyor. İnkisâr, altı bölümden oluşuyor. Birinci bölüm, nur ve topuz; ikinci bölüm, Hizmet camiası ve AK Parti’den AKP’ye; üçüncü bölüm, dershane kasırgası ve düşen maskeler; dördüncü bölüm, Hizmet’i bitirme kararı ve dilek kapısı; beşinci bölüm, yolsuzluk; altıncı bölümde, imtihan…

Yıktılar milletin hayallerini

Osman Şimşek, kitabın giriş kısmında gönüllerin kırılması sonucu toplumun parçalandığına değiniyor. Burada, hakiki bir müminin karşıya kaldığı musibet nasıl olursa olsun, ne karamsarlığa sürükleyen bir hayal kırıklığı yaşayacağından ne de paniğe kapılacağından bahsediyor. Bununla beraber, bilhassa şu birkaç senelik zaman diliminde, toplum bünyesinde inkisâr kelimesinin bütün anlamlarının bir karşılık bulduğu anlatılıyor. ‘Allah’ım şerlerinden emin eyle!’ yakarışlarının da hayır dualarının yerini aldığı söyleniyor. Şimşek’e göre, makam, para, şöhret, şehvet, riya, rahat tutkusu ve bencillikle başı dönen, heva ve heveslerine esir düşen, kendi ruhî derinliklerine yabancı hâle gelen, gönül ufku açısından iğretilik ve zevksizlik içinde hayat süren kimseler yıktı milletin hayallerini. Dini politize ederek hak yolun töresini değiştirenler; düşmanlık, kin, nefret, kıskançlık ve saldırganlıkta bir mahzur görmeyenler ve onlardan cesaret alıp kaba kuvvetle kalblere iman kazıyacakları vehmine düşenler kararttılar İslâm’ın çehresini…

İmkânların dürüstü olmak…

Şimşek, Müslümanların daha evvel yoklukla imtihanı kazandıklarını ancak varlıkla denenmenin ekseriyeti perişan ettiğini söylüyor. Hatta, bazı kimselerin “Meğer biz imkânsızlıkların dürüstü imişiz!” diyerek özetlemişlerdi olup biteni. Manzaraya bütüncül bir nazarla bakınca bu asra ‘nifak çağı’ dememek mümkün değildi, Osman Şimşek’e göre. Hatta, onurlu, doğru ve yiğit tanınan, vicdanlarına muhalefet etmeyeceklerine inanılan insanların, haramilikler karşısında sessiz kalmaları en büyük inkisâr-ı hayal sebebiydi. “Onların sükûtu, ‘bir’i yapanlara ‘bin’i de yapma cesareti kazandırmış ve bilerek ya da bilmeyerek, yolsuzluğun bir yol ittihaz edilmesine zemin hazırlamıştı.” diyor, yazar Şimşek.

Camia ile AK Parti kavgası mı?

Her zaman sulhun yanında yer alan ve müspet hareketi esas edinen Hizmet, bir parti ile kavgaya mı tutuşmuştu? Sahiden mesele Cemaat ile AK Parti kavgası mıydı? Camia içinde olsun olmasın, herkesin aklından geçen bu sorular kitabın ikinci bölümünde anlatılıyor. Konuyla ilgili Şimşek’in notları şöyle: “Aklıselim sahipleri bunun bir hükümet-Cemaat kapışması olmadığını, bu taarruzun sadece derinlere yaradığını ve demokratik kazanımların heba olacağı bir yola girildiğini bağıra bağıra dile getirdiler ama bir kere ok yaydan çıkmıştı. Dahası yolsuzluklarla başı büyük belaya girmiş olan bir kısım siyasetçiler bu gerçeği görece görse de müdahale edebilecek durumda değildi… Camia, çatışma taraftarı olmadı. Her geçen gün dozunu artıran saldırı, tehdit ve kötülükler karşısında meşru yollarla kendini savunmaktan başka bir şey yapmadı.”

Gayretullaha dört parmak kaldı

Kitabın üçüncü bölümünde yer alan “Hocaefendi’nin Açıktan İlk İkazları” başlığı altında iki tane menkıbe sunuyor okuyuculara Şimşek. Bu konuları serdeden Hocaefendi’nin yorumlarıyla bitiriyor yazısını: “Ehl-i imanın menkıbedeki gibi akıbete maruz kalmaması için haksız yere yumruk vuran mü’minin hiç olmazsa kulağını çekmek de şefkatin ayrı bir derinliğidir. Zira zulmeden mü’mine tırnak ucuyla dokunulmazsa, onun başına mutlaka ‘gayretullah’ın tokadı iner; bunu şefkatliler hiç istemezler.”

Kitapta cevaplanan sorulardan bazıları...

  • Camia, parti kurmayı hiç düşündü mü?
  • Camia’nın bir dönem AK Parti ile özdeşleştirilmesinin nedeni neydi?
  • Hizmet’i bitirme planı kararı hangi toplantıda alındı?
  • ‘Paralel devlet’ yakıştırması yolsuzluk yapanların can simidi haline nasıl geldi?
  • Hocaefendi’nin yeminleşmesi, nasıl beddua haline getirildi?
  • Hocaefendi, iddia edildiği gibi Başbakan’la herhangi bir konuda pazarlık yaptı mı?
  • Hizmet’e asıl kumpası kim kurdu?
  • Bülent Arınç’ı Pensilvanya’ya gönderip selamlarını ileten Başbakan, aynı anda Beyaz Saray’a Hizmet’i şikâyet eden dosyayı mı veriyordu?
  • Cumhurbaşkanı ve dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Pensilvanya’yı ne zaman ziyaret etti?
  • Hocaefendi’nin 2006 yılında Erdoğan’a yazdığı mektubun içeriğinde neler vardı?

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/cuma_nur-ile-topuzun-hazin-hikayesi-inkisar_2268036.html