Yazdır

Baykal, kaset komplosunu Cemaat'e yakmaya çalışan Sabri Uzun'u yalanladı

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 2015 Haberleri

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

Baykal, kaset komplosunu Cemaat'e yakmaya çalışan Sabri Uzun'u yalanladı

Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun’un, kaset komplosuna ilişkin ‘İn’ isimli kitabında yer alan iddiaları ‘spekülasyon’ olarak değerlendirdi. Baykal, “Bunlar boş laflar. Böyle konularda daha sağlam, ciddi çalışma yapmaya ihtiyaç var. Bu konu spekülasyon konusu olmayı hak etmiyor.” dedi.

-CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun’un kitabında yer alan kaset komplosuna yönelik iddiaları ‘spekülasyon’ olarak değerlendirdi. Partisinin Antalya Aksu ilçe kongresinde soruları cevaplayan Baykal, Uzun’un kitabı ve açıklamalarında çok temel yanlışlar bulunduğunu vurguladı. “Deniliyor ki, ‘Ben Pensilvanya’ya telefon açmışım’ Kesinlikle doğru değil. Böyle bir şey yok.” diye konuştu. Görüntülerin, önceden gösterilerek kendisinde bir güven tesis edildiği yönündeki iddianın da spekülasyondan öte anlam taşımadığını belirtti: “Bunlar boş laflar. Böyle konularda daha sağlam, ciddi verilerle çalışmaya ihtiyaç var. Bu konularda spekülasyon yapılamaz. Herkesi somut delillerle konuşmaya ve ciddi olmaya davet ediyorum.”

Deniz Baykal’ı CHP’nin genel başkanlığından eden kaset 2010 yılının 6 Mayıs gecesinde sızdırıldı. Kaseti ilk yayınlayan site habervaktim.com’du. Baykal, 10 Mayıs’ta istifa etti. Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, o tarihten sonraki girdiği bütün seçimlerde bu olayı kullandı. Miting meydanlarında kaseti hatırlattı, “Özel değil, genel bu genel!” diyerek insanları rencide etmekte hiçbir sakınca görmedi. Olayla ilgili soruşturma açıldı ancak aradan geçen bunca zamana rağmen hiçbir sonuç alınamadı. Deniz Baykal, bugüne kadar yaptığı bütün açıklamalarda iktidarı sorumlu tuttu. 8 Ağustos 2014 tarihli son açıklamasında ise “Yarın, en yukarı siyasi düzeyden en hassas kurum yetkilisine talimat verildiğini ortaya koyan dinlemeler, görüntüler ortaya çıkarsa ne olacaktır?” diyerek önemli bir imada bulunmuştu. Eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun, yeni bir kitap yazdı. ‘İn’ isimli kitabında, Baykal’a yönelik kaset komplosuna ilişkin, “Bu görüntüler Deniz Baykal’a Cemaat’in bir imamı tarafından, sanki kendilerinin hiç ilgisi yokmuş gibi gösterildi.” ifadelerini kullanıyor. Komploda yer alan 5 polisin ise ödüllendirildiğini savunuyor.

Herkesi ciddiyete davet ediyorum

Deniz Baykal, bu iddialara dün memleketi Antalya’da partisinin Aksu ilçe kongresinde cevap verdi. Çok net konuştu. Söz konusu kitaba ve Uzun’un mesnetsiz iddialarının hatırlatılması üzerine Baykal, “Eğer gerçekten 5 polisle ilgili bir iddia var ise gereğini hemen yapılmalıdır. 5 polis kimlerdir, herhalde biliniyordur, hemen onların ifadesinin alınması lazım. Onlara kim talimat verdi, nasıl bu işin içine girdiler? O takip edilmeli ve gideceği yere kadar konu aydınlatılmalıdır. Ama öyle bir çaba görmüyorum. Herkes böyle yuvarlak konuşmayla tatmin oluyor.” diye konuştu. Sürece ilişkin herkesin kendi kafasında sonucu üretmeye çalıştığını savunan Deniz Baykal, bunun iyi bir tablo olmadığını, herkesi somut ve ciddi olmaya davet etti.  

Deniz Baykal, Sabri Uzun’un kitabı ve açıklamalarında çok temel yanlışlar bulunduğunu dile getirdi. Baykal, “Bunların başında deniliyor ki, ‘Ben telefon açmışım Pensilvanya’ya’. Kesinlikle doğru değil. Böyle bir şey yok.” dedi. Böylesi konularda spekülasyon yapılamayacağını anlattı. “Ya öyledir ya değildir. Bana sorulmuş olsaydı ben böyle bir şeyin olmadığını da söylerdim. Kitabı daha güvenilir şekilde kitabı hazırlama imkanı olabilirdi.” dedi.

Görüntüleri öncesinde görmedim

Ayrıca görüntülerin kendisine önceden gösterildiği, böylece nezdinde bir güven tesis edildiği ve sonrasında görüntülerin başkası tarafından yayınlandığına ilişkin iddianın da spekülasyondan öte bir anlamı olmadığını söyledi. Şöyle konuştu: “Hiçbir şekilde bana bir kaseti, yayınlanmadan önce göstermek, bilgi vermek gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Bunlar boş laflar. Böyle konularda daha sağlam, ciddi verilerle çalışma yapmaya ihtiyaç var. Bu konu spekülasyon konusu olmayı hak etmiyor. Daha ciddi bir şekilde yaklaşılması lazım. Eğer herkesin bilgisi varsa, somut bilgisini yargıyla adaletle paylaşmalıdır ve gereği hemen yapılmalıdır. Ama bunu yapmayıp ‘oydu buydu’ diye spekülasyonların ciddiyeti yok.”