Yazdır

Türkiye'de eğitim çıkmazda, MEB yurt dışında başarılı olamaz

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 2015 Haberleri

Oy:  / 5
En KötüEn İyi 

Türkiye'de eğitim çıkmazda, MEB yurt dışında başarılı olamaz

Aktivist ve sanatçı Şanar Yurdatapan, somut hiçbir delil olmadan Türk okullarına söz söylenmemesi gerektiğini söyledi. "Erdoğan gibi devlet adamları ne kendisini ne de ülkesini küçük düşürecek laflar etmemeli." diyen Yurdatapan, "Siz bir ülkeye gidip de 'bu okulları kapat' diyemezsiniz. Bir suç mu işledi bunlar?" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Afrika ziyaretlerinin Etiyopya ayağında yurtdışındaki Türk okullarının kapatılmasını isteyip buralarda devletin okul açacağını söylemesine tepkiler sürüyor. Aktivist ve sanatçı Şanar Yurdatapan, somut hiçbir delil olmadan isnatlara dayanarak, değer üreten bu tür kurumlara söz söylenmemesi gerektiğini dile getirdi. Erdoğan gibi devlet adamlarının ne kendisini ne de ülkesini küçük düşürecek hukuk dışı laflar etmemesi gerektiğini kaydeden Yurdatapan, "Ayıp ve saygısız bir şey. Siz bir ülkeye gidip de ülkendeki otoparkları kapat, ATM'leri kapat, okulları kapat diyebilir misiniz? Ayıp denen bir şey var. Ha somut birtakım delillerle gidersin. Buralar okul değil suç merkezleridir filan dersin. Ama bunun da yolları zaten var. İnterpol üzerinden yürütülüyor bunlar. Yapılmış anlaşmalar var. Ama bunun yerine ülkeye gidip "Sen bu okulları kapat." diyemezsiniz. Oranın yasalarına göre bir suç mu işledi bunlar? Orayı bırakın Türkiye yasalarına göre suç mu işliyor bunlar? Onlar kültürümüzün yayılması için çalışan değerler." ifadelerini kullandı.

Türk okullarının kapatılması gibi bir isteğin Erdoğan tarafından alenen söylenmesinin çok garip bir durum olduğunu ifade eden Yurdatapan, kimsenin ülkesini küçük düşürecek böyle hukuk dışı laf etmemesi gerektiğini söyledi. "Siz bu okulları nasıl suçlarsınız Allah aşkına?" diye seslenen sanatçı, devlet adamlarının ağzından çıkacak kelimelere dikkat etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Çok farklı kaynaklardan Türk okulları ile ilgili olumlu şeyler duyduğunu belirten Yurdatapan, "Türkiye'de yarışmalar yapıyor okullardan gelen insanlar. Türkçe şarkı söylüyorlar. Yani kültürümüzün yayılması için çalışan değerler. Ayrıca da o ülkelerden de duydum ki oralarda katiyen dini şartlanmayla yapılmıyor. Güven standardında okullarmış onlar. O ülkelerin üst kademesindeki insanlar da çocuklarını bu okullara vermek istiyormuş. Şimdi siz gidip de bu okulları nasıl suçlarsınız Allah aşkına? Bülent Ecevit de övmüştü bu okulları." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın alenen böyle bir ifade kullanmasının garip bir şey olduğunu belirten Yurdatapan, "Devlet adamları hakikaten ağızlarından çıkan lafları toplum üzerinde ve kendi ülkesi lehinde veya aleyhinde doğurabileceği sonuçları düşünmeli. Ne kendini ne de ülkesini küçük düşürecek böyle hukuk dışı laflar etmemeli." diye konuştu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak: 7,5 milyar insan Türkçe öğrense bundan ülkemize ne zarar gelir?

Türk okulları, hiçbir şey yapmasa dahi bulundukları coğrafyalardaki insanlara Türkçe öğretse yeter. Bugün dünyada 7,5 milyar insana Türkçe öğretse bundan ülkemize zarar mı gelir? Dolayısıyla bu tür girişimlerin kapatılması için mücadele edilmesinin Türkiye'nin aleyhine olacağını düşünüyorum ve yanlış buluyorum. 47 bin öğretmenimiz ek ders ücretiyle okullarda ders vermenin mücadelesi içinde. Yani devlet maaş ödeyemiyor, ek ders ücretini ödeyebiliyor. Şimdi bunlar Türkiye'yi bırakıp da kendi ifadeleriyle 160 ülkede yüzlerce hatta binlerce okul açmaları mümkün değildir. Eğer bu okullar yanlış iş yapıyorsa onun düzeltilmesi için tedbirlere başvurulmalıdır. 7,5 milyar insana Türkçe öğretse ülkemizin ne gibi kaybı olabilir, herhalde hiç kaybı olmaz. Ferhat Özer Yozgat, Cihan

Atilla Dorsay: Milli eğitimimizi çökme aşamasına getiren bakanlık, onca ülkede ne yapacak?

Türk okullarının kapatılmak istenmesine bir tepki de ünlü sinema eleştirmeni Atilla Dorsay'dan geldi. T24 adlı internet sitesinde 'Cemaat Okulları' başlıklı bir yazı kaleme alan Dorsay, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yurtdışında okul açmak istemesine tepki gösterdi. Usta eleştirmen, "Neymiş? O okulları kapatmalıymışlar. Yerlerine bizim Milli Eğitim Bakanlığı okul açacakmış. Yahu, o bakanlık habire değiştirdiği, oyuncak gibi oynadığı milli eğitimimizi çökme aşamasına getiren o bakanlık, onca dış ülkede ne yapacak, nasıl yapacak?" diye sordu.

Türk okullarını, "Fethullah Gülen'in girişimiyle, 90'lardan itibaren dış ülkelerde açılan ve evrensel bir öğretim programı içinde o ülkenin dili ve kültürünü bizim, yani Türkiye'nin kültürüyle yoğurarak sunan o görkemli girişim." diye tanımlayan Atilla Dorsay şöyle devam etti: "Başlarda laik bir aydın olarak benim de kuşkularım vardı: Acaba bu okullar din ağırlıklı bir eğitim mi veriyor, dışardaki görüntüsü ülkemizin laik temelli eğitimine ters düşüyor mu diye... Ama bunca yıl boyunca, sayısız aydın kafa ve kalem gidip gördükleri bu okulların çağdaşlığını övdüler, dış ülkelerde bizi, asıl kimliğimizi ve kültürümüzü, inancı da dışarda bırakmayan biçimde nasıl tanıttığını anlattılar. Şimdi, 2015 yılında, 'Türk okulları'nın kabaca 25. yılında olana bakınız... Türkiye cumhurbaşkanı, kıtaların en az gelişmişi, en sorunlusu olan 'kara kıta'nın yine talihsiz bir ülkesini ziyaret ediyor. Ve o ezik topluma, onun sorunlarına yakın duran, ona anlayışla bakan, "ağabey ülke"den ona destek getiren bir söylem yerine, hiç bilip ilgilenmedikleri bir meseleyi, Türk okullarını şikayet eden bir nutuk çekiyor!... Bir siyasetçi kendi ülkesinin kaynaklarından fışkırmış ve dünyada Türk adını duyurmuş/duyuran böylesine bir mali ve kültürel büyük yatırımı, bir hamlede yok etmeye girişebilir mi? Hem de sorunu kendi içimizde çözmek yerine, katıldığı tüm yabancı platformlara taşıyarak!..."

Eski Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin: Devletin okulları kapatmaya gücü yetmez

Yurtdışındaki okullara olumsuz bir tavır takınmanın doğru olmadığı görüşündeyim. Daha önce aynı yönetim bu okullara gerekli desteğin verilmesini, toplantılara gidilmesini ve her türlü yardımın yapılmasını isteyendi. Hatta bu konuda bildiğim kadarıyla Dışişleri Bakanlığı'ndan resmi yazı da gitmişti okullara destek olması açısından. Varsa bir eksikleri bakılır, ama yani ben yurtdışındaki bu okulların özellikle böyle engellemek istenmesi ve devlet baskısıyla kapatılmasının doğru olmadığı görüşündeyim. Devletin oradaki okulları kapatmaya gücünün yeteceğini sanmıyorum. Türkiye'de eğitimi bu kadar çıkmaz hale getirmişken yani yurtdışında Milli Eğitim Bakanlığı'nın devletin bürokrasi kanalları içerisinde böyle bir başarıyı yakalayabileceklerini sanmıyorum. Türkiye'nin bir iç meselesini böyle dışarıya da taşımanın ve kampanyaya dönüştürmenin doğru olduğu kanısında değilim. Benim bulunduğum yerlerde Türk okullarına çok olumlu bakıyorlardı. Görev yaptığım, gezdiğim yabancı ülkelerde olumlu etki bırakan okullardı. Bu söylemlerin hiçbir şekilde somut bir dayanağı olduğunu görmedim.

Merkez Parti Genel Başkanı Abdurrahim Karslı: Yapılanlar akla, hukuka ve vicdana aykırı

Bu okullar devletten para götürülerek açılmış okullar değil, milletin malı. Devlet okul açmak istiyorsa gitsin istediği yerde açsın. Buna bir mani yok. Milletin emeğiyle yapılmış bir şeyi 'siz onları kapatın biz açalım' demek çok garip. İkincisi bizim hükümetimiz kendi milletimize baksın şu anda atanmamış 300 binden fazla öğretmen var. Okullar fiziki mekan olarak tatmin edici ve uygun değil. Bizim Milli Eğitim'imiz iflas etmiş durumda. Sıfır çeken çocuklar örneğin. YÖK ve üniversiteler dahil sadece Milli Eğitim'in ismi milli. 5 tane bakan değiştirdiler hepsi sil baştan mevcut olan sistemi de öldürdü. Eğitimde bir sürü problemimiz varken hükümet olarak 'yurtdışında okul açalım' demeleri abes. Madem yurtdışında okul açacaklar mevcut okulları kapatma şartına bağlaması da ne hukuka ne de vicdana uygun. Sadece kin ve nefretle yok etme politikasında bir aşamadır. Ahlakın bittiği yerdeyiz. Çünkü siyaset ahlaki zeminde yapılır. Hukuk ölçüleri içinde yapılır. Biz hukuku zaten askıya aldık, ahlaki zemini de ortadan kaldırdığımız için bunların dediğini vicdanla hukukla tartmak mümkün değil.

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/aktuel_turkiyede-egitim-cikmazda-meb-yurt-disinda-basarili-olamaz_2273523.html