Yazdır

Okullar dünyada Türkiye'yi temsil ediyor, bundan neden rahatsızlık duyuyorlar?

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 2015 Haberleri

Oy:  / 10
En KötüEn İyi 

Okullar dünyada Türkiye'yi temsil ediyor, bundan neden rahatsızlık duyuyorlar?

Türkiye’nin uluslararası arenada gurur kaynağı olan Türk okullarına karşı savaş açan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a tepkiler sürüyor. 160 ülkede faaliyet gösteren Türk okullarının kapatılmasını isteyen Erdoğan’a ortak tepki ise okulların kapatılmasının büyük hata olacağı yönünde. Türk okullarına gitme şansı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ferhat Kentel “Bu okullar, Türkçe Olimpiyatları ile olsun, diğer eğitim faaliyetleriyle vatanımızı milletimizi uluslararası düzeyde tanıtıyor. Dışişleri Bakanlığı gibi çalışan bu okullardan neden şimdi rahatsızlık duyuyorlar?” ifadeleri ile Erdoğan’ın okulları kapatma yönündeki açıklamalarını eleştirdi. Okullara peşin yargı ile gidip teşekkür ederek döndüğünü belirten gazeteci Tayfun Talipoğlu ise “‘Siz onları kapatın biz size okul açıyoruz’ demek çocuk gibi ‘topumu verin oynamayacağım’ demek gibi komik bir durum. Bu bir şaşkınlık ifadesidir. Bundan iki sene öncesine kadar övgüler dizdiği okullara şimdi böyle yapınca buna kimse inanmaz.” dedi. Türk okullarına geçmişte verdiği destekle dikkat çeken Doğu’nun Başbuğu olarak anılan Yılma Durak “Bu açıklamaları üzüntü ile karşılıyorum çünkü bu okullarda neler yapıldığını bilmiyorlar.” sözleri ile üzüntüsünü belirtti.

Türk okulları, Dışişleri Bakanlığı gibi çalışıyor

Sosyolog-yazar Prof. Dr. Ferhat Kentel: Bu girişimler şimdiye kadar yere göğe konulamayan okullardı, ne oldu da bir anda böyle bir karar alındı? Anlamak zor diyeceğim ama anlamak kolay aslında. Çünkü şu anda yürütülen politika düşmanın her olanağının her türlü özelliğinin makaslanması kesilmesi olduğu için bir anlamda gayet anlaşılan bir karar. Savaş yapınca her türlü yöntemi deniyor birileri galiba. Bazı okulları ziyaret etme fırsatım oldu. Okullar Türkiye Cumhuriyeti’nin gayet hoşuna gidebilecek okullardı. Türkçe Olimpiyatları ile olsun, vatanımızı milletimizi uluslararası düzeyde tanıtan okullar. Aslında devlet kendi uygulamış olduğu politikalar konusunda ciddi çelişkiye düşüyor. Türkiye’nin dünya çapında daha dostane ilişkiler geliştirmesi bakımından çok önemli araçlardı bu okullar. Bizim devletimizin çok hoşuna gidiyordu. Şu anki hükümetin de çok hoşuna gidiyordu. Geçmişi bizzat bu okulların methiyesi ile dolu. Tanzanya’da ‘Siyahlarla beyazlar arasındaki farkın ortadan kalkabileceğini siz gösterdiniz.’ deniyordu bu okulların yöneticilerine. Yani bu okullar iki anlamda çalışıyordu. Hem dostluğu geliştiriyor, bir yandan da Türk devletinin propagandasını yapıyordu. Dolayısıyla Dışişleri Bakanlığı gibi çalışıyordu. Ama demek ki bu tür bir faaliyet hoşlarına gitmiyor.

Çocukların ‘eğitim hakkı’ üzerinden politika yapılmaz

Gazeteci Tayfun Talipoğlu: Bu okullar yurtdışında yer etmiştir, sınavları neredeyse stadyumlarda yapılıyor. Sayın Cumhurbaşkanı sadece 17-25 Aralık’ın intikamı için böyle bir işe girişiyor ama çocuklar üzerinden politika yapılamaz. Okulların kapatılmak istenmesi bir şaşkınlık ifadesidir. Buradan hiçbir şey çıkmayacağını kendi de biliyor. Gidip Cibuti’de Somali’de ‘bu okullar kapatılsın’ diye konuşmak Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’na yakışmıyor. İçeride belki problemler yaşayabilirsin, bir şeyler söyleyebilirsin ama bizim orada bayrağımızı dalgalandıran okulları küçümseyerek yapma şansın yok. Sadece iç politikada 17-25 Aralık operasyonlarını unutturmaya çalışıyor, konuyu saptırıyor. Yıllar önce Kazan’a, Tataristan’a gitmiştim. Üstelik peşin yargılarla gitmiştim sonrasında teşekkür ettim.

Hükümetin bu tavrı kin ve garez

Yılma Durak (Doğu’nun Başbuğu olarak biliniyor): Yurtdışındaki Türk okulları o ülkelerin devlet adamlarının çocuklarının da itibarla okudukları okullardır. Ben hükümetin bu tavrını kin ve garez olarak görüyorum. 17 ve 25 Aralık sürecinden sonra böyle bir tavır içine girdiler. Açıklamaları üzüntü ile karşılıyorum çünkü bu okullarda neler yapıldığını bilmiyorlar. Ben Türkiye’deki okulları bile gezince iftihar ettim.  Hükümet önce meselenin aslına baksın. Kinle garezle meselenin üzerine gitmesinler, ülkeye yazık ediyorlar. Ben yurtdışındaki okullardan Türkiye’nin çok istifade edeceği kanaatini taşıyorum. Bir intikam duygusu ile cumhurbaşkanının hareket etmesini doğru bulmuyorum.

Okulları kapatmak itibar kaybı olur

İstanbul Ticaret Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim görevlisi Prof. Dr. Nadir Devlet: Türk okullarının kapatılması ihtimali Türkiye’nin itibarını kaybetmesine neden olacaktır. İç çekişmelerimiz Türkiye açısından olumsuz intiba oluşturuyor. Kanun var, nizam var. Her ülkenin kendi eğitim müfettişleri var buna onlar karar vermelidir. Müdahale etmek doğru olmaz. Ben 90’lı yılların ortasında Rusya’daki okulları ziyaret ettim. Tataristan’da veliler çok memnundu, çocuklarının bu okullara girmesini istiyorlardı. Eğitim yetkilileri de aynı memnuniyet içindeydi. O zaman Rusya’dan bazı yetkililer, bu okullarda dini eğitim veriyorlar iddiaları üzerine karşı çıkmıştı. Bir emek verilerek oluşturulan okulları uzlaşma yoluyla daha iyi yerlere götürmek gerekir, neticede burada okuyan çocuklar ve eğitimciler mağdur edilmemelidir.

Okulları kapatmak akıl tutulması

Eski MHP milletvekili: İsmail Köse: Nerede kaldı Kur’ân’da Allah’ın (cc) ‘Oku’ emri? Ona karşı geliyorsun. Bunları kabullenmek, vicdanlarda rahat karşılamak mümkün değil. İslam’ı referans alıp eğitim yuvalarını kapatma noktasına gelen siyasilere hayret ediyorum. Bu akıl, mantık işi değil, ‘siyasetçinin akıl tutulması’ olarak değerlendiriyorum.  Bu okullarda okuyan torunlar dedelerini sabah namazına kaldırıyor. Eğitim anlamında fevkalade başarılılar.  Bütün dünya  bu okullara teveccüh gösteriyor. Siz bundan iki sene önce büyükelçilere mektup yazıp ‘Destek verin’ diyeceksiniz, iki sene sonra, 17-25 Aralık’tan sonra, ‘Kapatın’ diyeceksiniz. Bunu karşı taraftaki insanlar da hayretle karşılıyorlar. İnsanlar nedenini bulamazlar. 17-25 Aralık hırsızlık ve yolsuzluk, rüşvet meseleleri ile bu okulların kapatılması konusundaki hareketler, birbirleriyle alakası olmayan konulardır. Hele bir devletin başında olan insanın bunun peşine düşmesi ve bu şekilde konuşması fevkalade yanlış olmuştur. Çok üzülüyorum.

Gerçekleşmeyecek bir çalışmaya Cumhurbaşkanı niye girdi şaşırdım

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ: Cumhurbaşkanı’nın bu açıklamalarını duyunca şaşırdım. Türkiye’de şu anda Güneydoğu Anadolu’da ve Doğu Anadolu’daki okullarda öğretmen ve teknik  bakımdan eksikler varken dünyanın 160 ülkesinde böyle bir projeyi gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı anlaşılıyor. Üstelik bu ülkelerde Türkiye Cumhuriyeti devletinin kendi ülkelerinde devlet kuruluşu şeklinde bir eğitim faaliyeti içerisinde bulunmalarını isterler mi çok şüpheli. Bu sebeple ben bunun gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum. Gerçekleşmeyecek bir çalışmaya Cumhurbaşkanı niye girdi şaşırdım.

‘Erdoğan, Türk tarihine ihanet ediyor’

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının avukatı Selami Ekici: Okullar yurtdışında Türk bayrağını dalgalandırıyor. Her ne sebeple olursa olsun, bu okulları kapattırmaya çalışmak Türk tarihine ihanettir. Erdoğan’ın bu girişimleri tarihe kara bir leke olarak geçecek. Erdoğan kendisine verilen rolü oynuyor,  Hizmet Hareketi’ni tasfiye etme kararını başkaları verdi.  Erdoğan da bu işin taşeronluğunu yapmaktadır.