Yazdır

Hiçbir ülke Türk okullarını kaybetmek istemez

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 2015 Haberleri

Oy:  / 9
En KötüEn İyi 

Hiçbir ülke Türk okullarını kaybetmek istemez

TUSKON Başkanı Rızanur Meral: "Yurtdışındaki Türk okulları Türk ihracatçı ve yatırımcılarının en büyük yardımcıları. Her biri, bir anlamda yurtdışında iş yapmak isteyen Türk işadamları için gönüllü yatırım ve iş kurma danışmanlığı yapıyorlar. Okulların varlığı da yatırım yapacak ve dünyada ticaret yapacak işadamları için öncelikle kafalarındaki 'ben bu ülkelere gidersem çocuklarımı nerede okuturum' soru işaretinin cevabını ortadan kaldırıyor. Bu okulların varlığıyla işadamlarının, iş çevrelerinde çok geniş dostları oluyor ve ideal iş ortaklarını bulmada yine Türk okulları işadamlarına son derece faydalı ve yardımcı oluyorlar. Okullar, Türkler için dürüst, ciddi, güvenilir insanlar imajını yerleştiriyor. İşadamlarının mallarının o ülkelerdeki katkısı daha da kolaylaşıyor. Bu okulların kapatılması mümkün değil! Çünkü bu okullar yurtdışındaki özel teşebbüslerdir, özel şirketler. Kaldı ki bugün özellikle Türk okullarının bulunduğu gelişmekte olan ülkelerde veya az gelişmiş ülkelerin en önemli sorunu 'kalifiye insan' yani yetişmiş insan sıkıntısı. Türk okulları da bu insanları sağladığı için onlara uluslararası serbest piyasa ekonomisi bilen, çok iyi donanımlı insanlar yetiştirdiği için de bu ülkelerin çok büyük ihtiyacını karşılıyorlar. Aynı zamanda bu yapılanların Türkiye adına çok üzücü ve onur kırıcı olduğunu düşünüyorum."

Türk okullarını kapatmaya çalışmak milletin değerlerine savaş açmaktır

MİLAD Eş Genel Başkanı Mehmet Bozdemir: "Türk okullarını kapatmaya çalışmak çok açık bir şekilde milletin değerlerine savaş açmaktır. Bu çok açık bir şekilde devlet-millet çatışmasıdır. Çünkü bu okulların sahibi ve banisi yüce Türk milletidir. Ayrıca bu açıklamalar, uluslararası hukuka, diplomasi kurallarına, serbest piyasa ekonomisine, hür teşebbüse, temel hak ve özgürlüklere, hukuka, ahlaka, demokrasiye ve STK'lara indirilen çok ağır bir darbedir. Siyasi bir hesaplaşma adına, günah keçisi haline getirilen paralel yapı adı ile bir camiaya yönelik kin ve nefret söylemleri ve terör örgütü ile yapılan çözümsüz ve sonuçsuz müzakereler de toplumsal barışı çok ciddi bir şekilde tehdit eder hale gelmiştir."

Hizmet Hareketi'nin okullara gösterdiği özeni keşke MEB de gösterseydi

Gazeteci ve belgeselci Coşkun Aral: "Ben o okulların kalitesini biliyorum. Evrensel kalitede. Gülen Hareketi'nin o okullara vermiş olduğu özeni ben Milli Eğitim'in de okullara vermesini isterdim. Yurtdışında kaliteli bir eğitim kurumunun olması Türkiye'de olmaması daha anlaşılmaz bir olay. Ortada yılların bir emeği var. (...) Bütün derdim o okullardaki eğitimcilerin ve öğrencilerin yaşayacağı mağduriyet. Bu bizim toplumumuza yakışmaz. Toplum olarak, birey olarak önce demokrasiyi öğrenmemiz lazım. Kendimize istemediğimiz bir şeyi başkasına da istemememiz lazım. Adaletin kendi kuralları için değil, hukuk çerçevesi içerisinde herkes için olması istiyorum."

Erdoğan'ın girişimi karşısında şaşkınlık içindeyim

ANAP dönemi dışişleri bakanı Ahmet Kurtcebe Alptemoçin, iktidarın yurtdışındaki Türk okullarına yönelik girişiminin Türkiye'nin aleyhine olacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı dahil kimsenin, Türkiye'nin imajını kötülemeye hakkının olmadığını söyleyen eski Alptemoçin, "Şimdi insanlar bunu nasıl değerlendirecek? İnsanlar, 'Bir tarafta birileri burada Türkiye'yi anlatıyor, 20 yıldır buradalar, onlardan bir kötülük de görmedik. Şimdi kalkmış cumhurbaşkanı bir başka hareketi başlatarak bunlara rakip çıkıyor.' diyecek. Erdoğan'ın çağrısı 'Türkiye'yi anlatmamalı, Türklüğü yüceltmemeli, Türkçeyi öğretmemeli' anlamına geliyor." dedi. Alptemoçin, olanları şaşkınlıkla izlediğini aktardı. 160 ülkede faaliyet gösteren Türk okullarının, ülkemize hiçbir zararının olmadığını, aksine Türk kültürünün, dilinin ve geleneklerinin tanıtılması noktasında büyük işler yaptığına dikkat çekti. Türkiye'nin devlet olarak yurtdışında okul açabileceğini ancak Cumhurbaşkanı dahil kimsenin Türkiye'nin imajını kötüleme hakkına sahip olmadığını vurgulayan Alptemoçin, "Bunu yapsa 'Allah razı olsun' derim. Ama sen bir Türk'ün yaptığı bir hizmeti kötülemek suretiyle bir kişiyi bir hareketi zayıflatmak için Türkiye imajını kötülemek hakkına sahip değilsin." diye konuştu. Yetkililere bu yanlış tutumdan bir an önce dönülmesi çağrısı yaptı. Alptemoçin, okullar konusunda Erdoğan'a bir çağrıda bulundu. Şöyle dedi: "Cumhurbaşkanımız, eğer hakikaten Türkçeyi, Türklüğü yaymak istiyorsa işadamlarına teşvik verir. 'Hadi gidin orada fabrika kurun, neye ihtiyacı var, gidin çimento fabrikası kurun. Ben bu fabrikanın kurulması için masrafların şu kadarını destekleyeceğim. Orada Türk sanayicisi olacak.' der." ifadelerini kullandı.

Okullardan mezun olanlar Türkiye'nin yanında olur

Eski Dışişleri Bakanı, yurtdışındaki Türk okullarından mezun olan öğrencilerin bir gün ülkelerinde iyi yerlere geleceğini ve ileride Türkiye'nin yanında olacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı'nın bu okulları kötülemesiyle ilgili 'Hayret etmemek mümkün değil.' diyen Alptemoçin, "Bu okullar sayesinde Türkiye'yi seven, hayran olan, Türkçeyi öğrenmiş çocuklar gençler bir gün iş başına geldiklerinde muhakkak ki uluslararası ilişkilerde Türkiye ile ilgili konularda Türkiye'nin yanında olurlar. Ülkelerinin ticareti veya faaliyeti varsa Türkiye ile paylaşmak isterler. Bu bir kültür yayılmasıdır, arkasında ekonomik, sosyolojik ve politik birçok değerleri de beraberinde getirir." diye konuştu.