Yazdır

"Kadın hâlimle inşaatında çalıştığım Türk okullarını istismar edenler saygısızlık yapıyor"

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 2015 Haberleri

Oy:  / 6
En KötüEn İyi 

Kadın hâlimle inşaatında çalıştığım Türk okullarını istismar edenler saygısızlık yapıyor

Dünyanın dört bir yanına giden eğitim gönüllüleri, Anadolu insanının dua ve himmetiyle açtığı Türk Okullarında görev aldı. Son dönemde bu okullara yönelik devlet yöneticilerinin ortaya koyduğu tavır, belki de en çok onları üzdü. Bu okulların inşaatında bile çalışan kadın eğitim gönüllüleri, okulları kapatma girişiminin bu emeklere saygısızlık olduğunu söylüyor.

Ebru Köse; Türkmenistan, Afganistan, Pakistan, Filipinler, Ukrayna ve Ürdün olmak üzere 6 ülkeye hicret eden ve bu yolda eşini kaybeden eğitim gönüllülerinden yalnızca biri. Köse, Türk okullarının kapatılmasına yönelik atılan adımları talihsizlik olarak nitelendiriyor. Bu girişimlerin en başta Türkiye’ye zarar vereceğini söyleyen Köse, “Bunca emek zayi olamaz ve olmamalı.” diyor. 1995 yılında Türkmenistan’a gittiklerinde orada Türk Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan öğretmenlerin çifte maaş almalarına ve kira bedellerinin de bakanlık tarafından karşılanmasına rağmen yurtdışında durmak istemediklerini anlatan Köse, “Maddi refaha rağmen o öğretmenler Türkiye’ye dönüyorlardı. Bize de ‘Siz nasıl bir formül uyguluyorsunuz da az bir maaşa bu kadar öğretmen burada durabiliyor?’ diye soruyorlardı.” dedi. Köse, bunun bir gönül işi olduğunu ifade ederek, eğitim hizmeti için dünyanın dört bir yanına giden sevdalıların hiçbir maddi beklentisi olmadığını dile getiriyor. Köse, 1998-2001 yılları arasında Afganistan’da görev yaptıkları dönemde de kız öğrencilerin henüz eğitime katılmadıklarını ama bu engeli Türk okullarının kaldırdığını söylüyor. Eğitim faaliyetlerine o ülkelerde yaşayan insanların kucak açtığını dile getiren Köse, “Okul binalarını kendileri yaptırıp anahtarını da Türk insanına teslim edecek kadar bu işe sahip çıkıp bize güveniyorlar.” diye konuşuyor.

Eşimle birlikte okul inşaatında çalıştım

Nihal Güner de eğitim faaliyetleri için eşi Ramazan Güner ile birlikte Kenya’ya giden bir eğitim gönüllüsü. Kenya’da çocuklarının rahatsızlanmasının ardından kısa süreliğine Türkiye’ye dönmek zorunda kalan Güner ailesi, daha sonra da Romanya’da eğitim faaliyetlerine devam etmiş. Nihal Güner, Romanya’dayken eşinin kanser olduğunu öğrenmeleri üzerine de Türkiye’ye kesin dönüş yaptıklarını ve sonrasında eşinin vefat ettiğini söylüyor. Güner, yurtdışında yaşadıkları onca sıkıntıya rağmen bir an bile Türkiye’ye geri dönmeyi düşünmediklerini şu sözlerle anlatıyor: “Gittiğimiz ilk 15 gün bulaşıcı hastalıklara yakalandık. Kısa süre sonra iklimin etkisiyle hepimizin vücudunda sıcağa bağlı cilt rahatsızlıkları başladı. Geceleri sıcaktan hiç uyuyamıyorduk. Ancak bu sıkıntılara rağmen okul yapabilmek için eşimle birlikte inşaat işlerinde dahi çalıştım. Sıra ve masa bulabilmek için bahçede kırılan ağaç dallarını bile değerlendiriyorduk.”

Okulların kapatılmasına o lkenin insanları izin vermez

Sevgi Karyağdı da ailesiyle birlikte adını daha önce duymadığı bir ülkeye hiçbir karşılık beklemeden gittiklerini dile getiriyor. Uzun yıllar Başkurdistan, Özbekistan’da hizmet eden Karyağdı, okulların kapatılma söylemlerine tepki gösteriyor. Açıklamaların kendisini çok üzdüğünü ancak içinin rahat olduğunu söylüyor. Okulların Allah’ın izniyle kapatılamayacağına inanan Karyağdı, “Biz orada kendi yaşantımızla kendimizi gösterdik. Çoluğumuzdan çocuğumuzdan vazgeçtik. Bizi tanıyan herkes amacımızın vatana millete hizmet olduğunu anladı.” diyor. Yurtdışındaki insanların eğitim gönüllülerinin fedakârlıklarını yakından gördüklerini ve okulların kapanmasına izin vermeyeceklerini dile getiren Karyağdı, “Okulların kapanmasını isteyenler, sadece benim ülkemi rezil eder.” diyor.