Yazdır

Yemen'li düşünür Prof. Dr. Fuat el-Benna: Allah'ın azametini bilmeyenler liderlerini yüceltir

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 2015 Haberleri

Oy:  / 1
En KötüEn İyi 

Yemen'li düşünür Prof. Dr. Fuat el-Benna: Allah'ın azametini bilmeyenler liderlerini yüceltir

Yemen Taiz Üniversitesi’nden İslamî düşünür Prof. Dr. Fuat el-Benna, geçmişten günümüze dünya çapındaki âlimler için ümmetin kalbi diyor. Alimlerin ahlakî sorumluluğunun daha büyük olduğunu söyleyen El-Benna, “Onlar sağlıklı olursa ümmet de sağlıklı olur, onlar bozulursa ümmet de bozulur.” diyor.

Arap ve İslam dünyasının tanınmış düşünürü Prof. Dr. Fuat el-Benna, uzun İslam tarihi boyunca alimler ve sultanlar arasında zuhur eden ihtilaflara atıfta bulunarak şunları söylüyor: “Sultan ve yönetici, Kur’an ve sünnet çizgisinden ayrıldığı zaman tabii ki peygamberlerin vârisleri olan âlimlere itibar edilecektir; çünkü onlar Kur’an ve sünnet adına konuşmakta ve onları temsil etmektedirler.” Âlimlerin İslam ümmetinin “lisan-ı hal”i, gerçek cihadın ve “yumuşak fetihler”in liderleri olduğunu vurgulayan El-Benna, Hz. Peygamber’in (sas) şu hadis-i şerifini hatırlatıyor: “Ümmetim, zalime ‘ey zalim’ demekten çekinir ve korkar hale geldiği zaman ölmüş demektir.” Böyle insanlar için, “Yani o artık ölmüştür, cenaze namazını kılabilirsiniz demektir.” diyen El-Benna, ümmet kalbinin derinliklerinde yöneticinin zalim ve diktatör olduğunu bildiği halde güç ve otoriteden korktuğu için gerçeği haykırıp ‘sen zalimsin’ diyemediğini dile getiriyor.

“Hakkı söylemeyen dilsiz şeytandır.” hadisini hatırlatan El-Benna’ya göre ahlakî kriterler tamamen değişmiş, yozlaşmış ve insanlar zalimi en adaletli insan olarak görmeye başlamışsa o zaman durum daha da vahim demektir. Ahlakî sorumlulukla disipline edilmeyen ilmin tehlikelerine de değinen El-Benna, böyle bir ilmin, nihayetinde yönetici ve rejimlerin elinde intikam duygularını tatmin etme aracına dönüşeceğinin altını çiziyor: “Allah’ın (cc) ayetlerini az bir pahaya satma, zalim ve diktatörleri dinleme ve doğru yanlış demeden itaat etme, ahlaksız ilimden neşet eden bu intikam duygusunun tezahürlerindendir.”

İslam tarihinde alimler ile sultanlar arasında meydana gelen ilk ayrılık ve kopuşun Ali b. Ebi Talip hilafeti zamanında gerçekleştiğini belirtiyor ve şu örnekleri veriyor: “Hep anlatılan sembolik bir hikâye vardır; bu ayrılışın boyutlarını anlamamız için bizlere ipuçları vermektedir. Hz. Ali’nin öz kardeşi olan Akil b. Ebi Talip, kimi zaman Şam’da Hz. Muaviye’ye katılır, kimi zaman da Irak’ta Hz. Ali’nin yanına gider. Kendisine bu iki zıt şeyin arasını nasıl uzlaştırdığı sorulunca ‘Hz. Ali’nin arkasındaki namazım dinimin direğidir; Hz. Muaviye’nin arkasındaki namazım ise dünyamın direğidir.’ şeklinde cevap verir.”

“Hikmet sandalları ve hizmet sahilleri arasında Gülen’in dehası” adlı eserin yazarı da olan El-Benna, Fethullah Gülen Hocaefendi’nin düşüncelerinden ilham alan Hizmet Hareketi’nin ortaya çıkışındaki kaderin cilvesine dikkat çekiyor ve şu ifadeleri kullanıyor: “Normalde güneş doğudan doğar ancak bu, modern Türkiye için geçerli değildir; çünkü onun güneşi batıdan, Türkiye’nin batısındaki İzmir şehrinden doğmuştur. Hocaefendi’nin daveti bu şehirde başlamış ve daha sonra ülkenin dört bir bucağına yayılmıştır.”

Her dönemde ‘ulema es-su’ vardır

Ahlaksız ilmin tezahürlerine örnekler veren Fuat el-Benna, dinî literatürde “ulema es-su’’ şeklinde ifade edilen sözde âlimlerin, yönetici ve rejimlerin haksız ve kanunsuz uygulamalarını, suç ve cürümlerini meşrulaştırma gayretinde olduğunu söylüyor. Aldatma, çarpıtma, gerçekleri değiştirmenin de bu kategori içinde değerlendirildiğini ifade ediyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: “Firavun’un sihirbazlarının rolünü üstlenmek de bu kabildendir. Onlar da âlim ve o dönemde Mısır toplumunun kaymak tabakasını oluşturuyorlardı. Her dönemde bu tip insanlar bulunabilir, sihir ve hokkabazlıkları ile insanları büyüleyebilir, onlara korku ve dehşet pompalayabilir, karayı ak, akı kara gösterebilir, zalim ve diktatör yönetici ve rejimlere itaat ve kulluk ettirebilirler. Gerçek ilim, haşyet ve Allah’a (cc) karşı saygıdan ibarettir. Yüce Allah’ın Arşı ve Kürsi’sinin azamet ve ululuğunu takdir edemeyenler liderlerin koltuklarını ve makamlarını yüceltirler. Hatta sözde âlimlerin yaptığı gibi Allah’ı bırakıp onlara ve makamlarına secde edecek kadar büyütür ve yüceltirler.”

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/aile-saglik_yemenli-dusunur-prof-dr-fuat-el-benna-allahin-azametini-bilmeyenler-liderlerini-yuceltir_2275356.html