Yazdır

31 Ekim 2015 tarihli haberler

Yazar: fgulen.com Tarih: . Kategori 2015 Haberleri

Oy:  / 5
En KötüEn İyi 

31 Ekim 2015 tarihinde Fethullah Gülen Hocaefendi ve Hizmet hareketi hakkında yazılı basında çıkan haberlerden seçmeler…

Prof. Valkenberg: Gülen'e 'terör' suçlamasının sebebi, kıskançlık paranoyası

Fethullah Gülen'i itibarsızlaştırmak için karalama kampanyası düzenlenerek kendisini 'terör örgütü üyesi' gösterilmesinin kabul edilemez olduğunu söyleyen Prof. Pim Valkenberg "Sayın Gülen'e yönelik atılan iftira ve karalama kampanyaları tamamen ya siyasi sebeplerden ya da kıskançlıktan kaynaklanıyor kanaatindeyim. Ondan esinlenerek Avrupa, Amerika ve dünyada çok sayıda ülkede açılan kurumların yaptıkları başarılı çalışmalar ortada. Bunu başaramayan dar düşünceli kişiler kıskançlık paranoyası ile ona saldırıyor ve onu itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar veya politik sebeplerden dolayı 'terör' üyesi olarak lanse ediyorlar. Bunu kabul etmek elbette mümkün değil." dedi.

Zaman Gazetesi’nin “Prof. Valkenberg: Gülen'e 'terör' suçlamasının sebebi, kıskançlık paranoyası” başlıklı haberi

Türkiye, o iftirayı reddetti

Ömrünü barışa ve insanlığa adayan Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında yeni bir mesnetsiz karalama kampanyası başlatıldı. Fethullah Gülen’in ismi, önceki gün İçişleri Bakanlığı’nca hazırlanan bir internet sitesine PKK-KCK, IŞİD, DHKP-C, MLKP gibi eli kanlı terör örgütlerinin elebaşları ve canlı bombaların yer aldığı arananlar listesine eklendi. Hükümet medyası da bu hukuksuzluğu manşetlerine taşıyarak kara propagandaya ön ayak oldu. Çirkin kampanya vicdan sahibi aydın, hukukçu, siyasetçi, medya ve iş dünyasından her kesimi ayağa kaldırdı. iftiraya tepki gösterenler, Fethullah Gülen Hocaefendi’nin adını o listeye eklemenin zulüm olduğunun altını çizdi.

Zaman Gazetesi’nin “Türkiye, o iftirayı reddetti” başlıklı haberi

Şahin Alpay: Hizmet Hareketi’nin kıymeti bilinmiyor

“Paralel yapı” iddiası bir safsata, Hizmet Hareketi’nin “terör örgütü” olduğu iddiası ise kuyruklu bir yalan… Ben Hizmet Hareketi’ni şöyle anlıyorum: Tarihe bakıldığında dinlerin modernleşme karşısında iki türlü tepki gösterdikleri görülür. Bir tepki, demokrasi, laiklik, özgürlük, hukuk devleti, piyasa ekonomisi anlamında modernleşmeyi reddeden köktenci, fundamentalist tepkidir. Bunun birçok örneği var. IŞİD herhalde bunun İslâm dünyasındaki en korkunç örneği. Bir de dinlerin modernleşme ile bağdaşan yorumları var. İslâm da modernleşme karşısında bu iki tür tepkiyi göstermiştir. Türkiye’de İslâm ile modernleşmenin bağdaşan yorumları bağlamında ilk büyük isim Bediüzzaman Said Nursi’dir. Ondan sonra, onun fikirlerini Yunus Emre’nin, Mevlânâ’nın yorumlarıyla, farklılığa saygılı İslâm geleneğiyle zenginleştiren başka bir İslâm düşünürü çıktı. O da Fethullah Gülen Hocaefendi’dir.

Zaman Gazetesi’nin “Şahin Alpay: Hizmet Hareketi’nin kıymeti bilinmiyor” başlıklı haberi