Yazdır

İlginç Bir Portre: Cem Karaca

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 1994 Haberleri

Oy:  / 4
En KötüEn İyi 
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı toplantısına katılan en renkli şahsiyetlerden biri şüphesiz sanatçı Cem Karaca idi. Cem Karaca kokteyl salonuna girer girmez dikkatleri üzerine topladı ve hemen etrafında geniş bir halka oluştu. Hatta siyasetçiler bu ilgili kıskandıklarını ifade etmekten de kendilerini alamadılar. Bu arada bazı muhabirler kendisine niçin bu toplantıya geldiğini sitemvari bir şekilde sordular. Karaca, biraz sinirlenerek, "Bu insanlar bana değer vermiş, davet etmiş. Ben de geldim. Ne yani, sizce gelmemeli miydim? Başımda sol şapkası var diye bu tür toplantılara katılmamalı mıyım? Diyalog eksikliğinden şikayet ediliyor. Alın işte diyalog..." diye cevap verdi.

Ayakta Alkışladı

Milletvekili İbrahim Halil Çelik'in konuşmasının Fikret Başkaya ve Haluk Gerger gibi aydınların hapsedilmelerini kınayan mahiyetteki bölümünde oldukça heyecanlanan sanatçı, ayağa fırlayarak alkışlamaya başladı. Alkışa salonda iştirak edenler de oldu. Daha sonra kürsüye davet edilen Cem Karaca'nın konuşması da sık sık alkışlarla kesildi.

Fethullah Gülen Hocaefendi'nin Yanında

Konuşmasının ardından protokolün Fethullah Gülen Hocaefendi ve Kasım Gülek'in bulunduğu kısmına gitti. Samimi bir tanışma ve tokalaşma faslının ardından sanatçı o sırada kürsüde bulunan Prof. Nevzat Yalçıntaş'ın koltuğunda bir süre misafir edildi. Yalçıntaş, konuşmasını bitirince Cem karaca'ya yerinde oturmaya devam etmesi için israr etti. Ancak sanatçı arka sıraya geçmeyi tercih etti.

'Niye Sadece ben Varım?'

Toplantının bitiminden sonra protokolün özellikle Fethullah Gülen Hocaefendi'nin bulunduğu kısmında büyük bir izdiham oldu. Fethullah Gülen Hocaefendi, otel lobisine geçti. Cem Karaca da orada oluşan halkada yerini aldı. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin oteli terketmesinin ardından etrafından ayrılmayan bir grup gazeteci ve meraklının sorularını cevaplandıran Cem Karaca, ilginç yorumlarda bulundu. Özellikle bazı gazetecilerin bu toplantıya gelmesini ve Fethullah Gülen Hocaefendi'yle görüşmesini eleştiren tavırlarını kınayan Karaca, "Benim için İstiklal Marşı ve bayrak asgari müşterektir. Bunun dışındaki herşeyi herkesle konuşur, tartışırım. Buraya gelmem ve bu insanlarla konuşmam onların bütün fikirlerini tasdik ettiğim anlamına gelmiyor. Ama şuna üzüldüm. Burada niçin sadece ben varım? Bu ülkede böyle düşünen başka insan yok mu?" dedi.

'Çok Onore Oldum'

Bu arada, Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında ne düşündüğü yolundaki bir soruya Cem Karaca şöyle cevap verdi: "Kendisiyle daha önce hiç karşılaşmamıştım. Basından tanıyordum. Beni yanına davet etti. Konuşmasında bana referansta bulundu. Çok onore oldum. Tanıştığımıza çok sevindim. Kıymetli bir insan. Gayet şık ve sevecen. Konuşurken insanın gözlerinin içine bakıyor. Bu benim için önemli. Bence bir insan sizinle konuşurken gözlerinizin içine rahatça bakabiliyorsa, bu onun zihninde bir gıllügış olmadığını, geçmişinde gizleyerek bir ayıbı olmadığını gösterir. Fethullah Hocaefendi'nin konuşması da çok mütevazıydı. Bu insan belli bir noktaya gelmiş. Demek ki bir yetenek var. Demek ki bir beyin bu. Bana onunla neden konuştuğumu soruyorlar. Neden konuşmayayım? Konuşmamak için hiçbir sebep göremiyorum."