Yazdır

Yeni 'Gazi'ler Yaşanmasın

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 1996 Haberleri

Oy:  / 2
En KötüEn İyi 
İstanbul'un Gaziosmanpaşa ilcesine bağlı Gazi Mahallesi'nde 13 Mart 1995 günü meydana gelen ve 17 kişinin hayatini kaybettiği, yüzlerce kişinin de yaralandığı olayların yıldönümünde geçmiş olayların yaşanmaması için halk sağduyuya ve sükunete davet edildi.

Bu çağrıların ilki hiç şüphesiz, hoşgörülü kimliği ile tanınan Alevi lideri Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan'dan (Alevi Dedesi) geldi. Alevi vatandaşlardan tahriklere kapılmamalarını isteyen Prof. Dr. Doğan, şunları söyledi:

Aleviler ve Sünniler Rekabet Etsin

"Sünniler ve Aleviler İslam'ın birer parçası, bir elmanın yarısı olduklarını bilmelidirler. Alevilik de Sünnilik de bence İslam'ın kendi içinde olması gereken barışı, rekabeti temsil ediyor. Aleviler de Sünniler de daha iyi insan olmak için, insanları daha çok sevmekte yarışsınlar. Rekabet halinde olsunlar. O desin ki, 'Sünnilik buna elverişlidir. Ben Sünni İslam olarak insani daha çok seviyorum. İnsana daha çok faydalıyım. Daha hayırlıyım. Kin ve nefret gütmem. Cebir ve şiddete yer vermem. İnsani incitmem' desin. Alevi de desin ki 'hayır; Ben Alevi İslam olarak tam tersine çok daha fazla bu ilkelere bağlıyım. Benim yaşamım uygulamam daha doğrudur.' İyilik konusunda rekabete girsinler. Ama birbirlerini incitmeleri Kur'an'da da aykırıdır. Allah'ın da gücüne gider... Kimse kimseyi kırmadan herkes birbirini severek, bu ülkedeki yokluğu da, varlığı da, paylaşmalı... Tahriklere kapılmamaları gerekiyor. Büyük bir hoşgörü içinde olmaları gerekiyor. Farklı düşüncelerini birer zenginlik olarak kabul etmelerini istiyorum."

Kardeşliğe Zarar Gelmesin!

Asırlarca birlikte yaşamış, ayni sevinci, ayni kederi paylaşmış bir milletin insanları olarak geçmişte olduğu gibi yine kardeşçe birlikte yaşanması gereğine inanan İstanbul Müftüsü Selahattin Kaya; "Araya giren bozgunculara fırsat verilmemelidir. Ayrılıkçılar bu güzel kardeşliğimizi bozmak istemektedirler. Alevi kardeşlerimizle hem dini hem de milli çok yönlü bağlarımız vardır. Bu kardeşliğimiz sonsuza kadar devam etmeli. Sağduyu sahibi Alevi kardeşlerimiz bu şekilde düşünmektedir. İçlerinden bazı kişiler her toplumda olduğu gibi yanlış telkinlere kapılarak bazı yanlış yollara gitmektedirler. Hiçbir şekilde bazı grupların telkinlerine maruz kalarak kotu sonuçlara sebebiyet vermeyelim" dedi.

Zelyut: Biz Toplumun Kabadayısı Değiliz

Aleviler'i yakından tanıyan Gazeteci-yazar Rıza Zelyut, 12 Mart 1995 akşamı başlayıp üç gün suren olayların talihsiz olduğunu belirterek, "Burada Aleviler'e yönelik bir provokasyon vardı. Kitleyi sokağa döküp amaçlarına ulaşmak vardı. Gazi'deki insanlar fakir oldukları için bu yönleri istismar edilmek istendi. İnsanların ekonomik problemlerini dinsel sömürü aracı olarak kullanmamak gerekir. Aleviler; bütün olayların çözümleyicisi olarak görülüyor, bizim buna gücümüz yetmez. Biz toplumun kabadayısı değiliz. Aleviler, toplumsal meseleleri tek başına çözecek güçte değildir. En doğru olanı Alevisi ve Sünnisi ile tüm Türkiye halkının birlikte hareket ederek meseleleri çözmeleri gerekir. Kışkırtma ve provokasyona kapılmamalıyız. Birbirimize bağlı olmalıyız ki kimse aramıza girmesin." dedi.

DYP Gaziosmanpaşa İlce Teşkilatı Başkanı Süleyman Soylu; "Gecen seneki olaylara kadar, oradaki vatandaşlar alevisiyle sünnisiyle bir arada güzel komşuluk bağlarıyla yaşıyorlardı. Su anda da durum aynidir. Bence olaylar Alevi-Sünni çatışması değildir. Olaylar o bölgenin bir varoş olmasından kaynaklanmıştır. Artık Alevi, Sünni, Kurt, Türk gibi ayrımları aşmalıyız. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin de katıldığı "hoşgörü" ödül törenindeki manzara çok güzeldi. Ülke zararına olan bir takım konuları tekrar tekrar gündeme getirmemeliyiz. Gazi ve benzeri olayları bir takım insanlar kaşımak ve kullanmak istiyorlar. Halkımızı sağduyuya ve tahriklere kapılmamaya davet ediyorum" seklinde konuştu.

Gazi Mahallesi Muhtarı Nevzat Altın; kendilerinin 13 Mart'ta Gazi Mahallesi mezarlığında bir anma programı düzenleyeceklerini söyledikten sonra, bunun cenaze yakınlarının en tabii demokratik hakları olduğunu ekledi. Altın; aile yakınlarının vilayete başvurarak yasal bir anma programı düzenleyeceklerini ve muhtarlık olarak kendilerinin de bunlara destek vereceklerini sözlerine ekledikten sonra şöyle konuştu; "Masum bir anma programı olacağını zannediyorum. Bu konuda onlara destek vermeye hazırız. Fakat anma programını illegal örgütlerin gösterisi sekline dönüştürülmeye çalışıldığı andan itibaren biz desteğimizi çekeriz. Programın illegal bir gösteriye dönüşmemesi için elimizden geleni yapacağız."

Yara Kaşınmak İsteniyor

Gazi olaylarının yıldönümüne 1 gün kala bazı sol fraksiyonlu yayınlar 5-12 Mart tarihleri arasını, "Gazi olayları ve şehitleri haftası" ilan etmek istiyor. Bu yolla bir yerlere mesaj gönderme amacında olan bu tur yayınlar geçtiğimiz yıl yaşanan olayların tekrar yaşanmasını ister gibi bir hava içerisinde olması sükunet isteyen vatandaşları huzursuz etti. Gazi Mahallesi olaylarında hayatini kaybedenlerin yakınları; 13 Mart günü bir anma programı düzenleyeceklerini söylediler. Aileler, yasadışı örgütlerin bu olayı bahane ederek gövde gösterisi yapmalarını sakıncalı bulduklarını da beyan ettiler.

Gazi'de Neler Olmuştu?

12 Mart 1995 günü aksam saat 20.30 sıralarında kimliği belirsiz 3 kişinin gasbettikleri ticari taksi ile Gazi Mahallesinde 4 kahvehane ve 1 cem evini tarayıp 3 kişinin ölümüne ve 30 kişinin de yaralanmasına sebep Olmuştu. Olaydan sonra Gazi Karakolu'nun saldırıya müdahale etmediğini iddia eden bir grup vatandaş, karakola saldırıda bulundu. Kısa sure içerisinde büyüyen olaylarda 16 kişi hayatini kaybetmiş, 200'e yakın kişi de yaralanmıştı. Olaylar Kısa surede tüm Ülke geneline yayıldı. Ümraniye'de çıkan olaylarda ise yine 4 vatandaşımız hayatini kaybetti. Olaylara göz yumduğu iddia edilen Gazi Karakolu'na yürüyen bir grup gösterici önce polisle, sonra da bölgeye sevk edilen askerle çatışmıştı. Yetkililer bir daha böyle olayların yaşanmasını Alevi vatandaşlarımız dahil hiç kimsenin istemediğini bildirdiler.

Olaylarda Örgüt Parmağı

Kısa surede çok geniş kapsamlı bir gösteriye dönüşen Gazi olaylarında yüzleri kırmızı bayrakla örtülü ve halkı galeyana getirmek isteyen provokatörler hemen göze batıyordu. Gösteriler sırasında yasadışı sol Örgüt olan TDKP, GKP, DHKP-C gibi örgütlerin pankartları acildi. Aleviler'i temsil etme amacını hiçbir zaman güdememiş bu örgütlerin pankartlarının açılması gösterinin nasıl provoke edildiğini ortaya koydu.

Emniyet Alarmda

Gazi olaylarının yıldönümü münasebetiyle güvenlik tedbirleri alındığını söyleyen Emniyet yetkilileri, gecen sene yaşanan olayların tekrarlanmaması için eldeki tüm imkanların kullanılacağını belirtiyorlar. Yetkililer, ilçe halkının sağduyulu olmalarını, tahriklere kapılmamalarını istediler.