Yazdır

Gülen: "Komplo"

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 1999 Haberleri

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 
Fethullah Gülen, ATV'de önceki akşam yayınlanan kasetle ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada şu görüşlere yer verildi: "ATV televizyonunun 18.06.1999 tarihindeki akşam ve gece haberlerinde bana ait bir kaç banttan montaj suretiyle oluşturulan bir video kaset gösterilmiş ve bu kasetin aralarına yazı ile yapılan montajlarla benim gerçek amacımın devleti ele geçirmek olduğu imajı verilmek istenmiştir. Öncelikle şunu belirtmek isterim, bu kaset gizli bir çekim olmayıp ziyaretime gelen vatandaşlara hitaben yapılmış ve tarafımızdan kayda alınmıştır. Gizli ve illegal bir gaye ile yapılmış olsa idi böyle bir konuşma banda alınmazdı. Bu sohbet kasetlerinin tamamı gösterilmemiş, belli bölümleri bir araya getirilmiştir. Kasetlerin tamamı incelendiğinde de görüleceği gibi benim devletin karşısında değil yanında olduğum açıkça belirtilmiştir. Bundan çok seneler önce yapılan bu sohbetlerin bu ülkeyi seven insanların devlete ve millete sahip çıkması gerektiğini, aksi halde devletin çete ve mafyaların eline geçeceğini belirten konuşmalar olduğu anlaşılacaktır.

Öngörüm ispatlandı

Eski komünist düşüncelerin, ateistlerin, devleti ele geçirmek isteyen komünist fikir sahiplerinin inanan insanları sıkıştırmaları karşısında, soru soranların kendi bulundukları yerde bu türlü muamelerle karşılaşmaları itibarı ile soru soranlara verilen irticali cevaplardır. Bugün gelinen noktada ülkedeki mafya ve çetelerin sayı ve etkinliği benim bu öngörümü ispatlamıştır.

Benim devleti ele geçirmek gibi bir niyetim olsa idi yurt dışındaki okullarda farklı millet ve dinlere hizmet veren müteşebbis işadamları ve kuruluşları teşvik etmezdim. Tüm bu etkinlikleri ülke içine yönlendirmeye çalışırdım. Yine devleti ele geçirmek gibi bir niyetim olsa siyasi bir yapılanmanın yanında veya içerisinde olurdum. Devleti ele geçirme iddiası çirkin bir iftira ve komplodur.

Benim söz konusu iddialarla herhangi bir ilgimin olmadığını sağduyulu tüm vatandaşlar tarafından bilinmektedir. Türk milletinin ve bütün insanlığın hayrına olan bütün işleri manen destekleyen, ülkemizin her alanda kalkınması yönündeki bütün çabalara ayrım gözetmeksizin fikirlerle yol göstererek, bütün toplum kesimleri arasında hoşgörüye dayalı bir uzlaşma zemini oluşturarak milletimizin ve devletimizin birliğinin pekiştirilmesine katkılarda bulunmaya çalıştığım herkesin malumudur. Düne kadar toplum kamplaşmalar ile vuruşurken geçmişi unutup iyi bir hoşgörü süreci başlatmak istikametindeki gayretleri engelleme çabasıdır. Dünkü kavgaların bugüne taşınmaması, kinlerin nefretlerin tevarüs edilmemesi yeni baştan uzlaşarak, anlaşarak, Türkiye'de herkesin paylaşarak yaşamasını ifade etmiştim.

İllegal örgütlenme içinde değilim

Benim hukuka aykırı hiçbir fiilin veya oluşumun içinde olamayacağım apaçık bir gerçektir. Hiçbir illegal yapılanma örgütlenme içinde olmadığım pek çok mahkeme kararı ve DGM kararlarıyla sabittir. Öyleyse, bütün kamuoyunun yakinen bildiği bu gerçeğe ve bütün toplumun gözü önünde yürüttüğüm Türkiye'nin insan haklarına dayalı bir hukuk devleti olması yönündeki ilmi faaliyetime rağmen, böyle suçlamalara maruz kalmamdaki meş'um amacı, büyük milletimizin bildiğinden eminim. Ancak devletimizi ve toplumumuzu derinden sarsan hukuk dışı fiillerin ortaya çıkarılması ve faillerinin hak ettikleri biçimde yargılanmalarını önlemek için, benim ismimi ortaya atarak insanlarımızın kafalarını karıştırmak isteyenlere karşı herkesin ve özellikle sorumlu mevkide olanların dikkatli olmalarını hatırlatmak istiyorum. Özellikle belirtmek gerekir ki, bana yönelik çirkin iftira somut bir hadiseye veya gerekçeye değil devlet içindeki bölücü, yıkıcı ve yasa dışı bir yapılanma içinde olan kişilerin bir tezgahına dayalıdır.

Medyaya yansımasındaki zamanlama da bunu göstermektedir. Muhtelif zaman ve zeminlerdeki özel sohbetlerin belli kısımlarının bir araya getirilerek kendi fikirleri doğrultusunda bir mana verilmeye çalışılmış ve böylece kişilerin zihninde hakkımda bir şüphe doğurulmaya çalışılmaktadır. Halbuki bütün ömrümü dünyevi hiçbir makam ve menfaat beklentisi içinde olmadan ve sadece Allah rızası için Türk milletine ve bütün insanlığa İslam'ın dini, milli, kültürel değerlerini başkalarına anlatma yüce mesajını ilmi yoldan anlatmaya vakfetmiş biri olarak bu asılsız iddialarla ilgili en küçük bir şüpheyi davet edebilecek herhangi bir davranışım yoktur. "

Fethullah Gülen'in avukatı Hasan Günaydın: Hukuk dışı fiiller örtülmek isteniyor

Fethullah Gülen'in avukatı Hasan Günaydın da kasetle ilgili bir açıklama yaptı. Atv'de geçmişleriyle kim oldukları kamuoyu tarafından çok iyi bilinen kişilerin de katılımıyla, müvekkili Fethullah Gülen aleyhinde yargısız infaz niteliğinde bir yayın yapıldığını belirten Günaydın, söz konusu yayında, müvekkiline atfolunan ifadelerin arasına yazı ile eklemeler yapıldığını ifade etti. Günaydın, yayınlanan kasetin birkaç kasetin bir araya getirilmesi suretiyle oluşturulduğunu, böylece konuşmaların bütünlüğünün bozulduğunu, çarpıtılıp saptırıldığını kaydetti. Bu yayında, müvekkili Fethullah Gülen'in kamuoyuna devleti ele geçirmek niyetinde olan bir kişi olarak sunulduğunu ifade eden Günaydın açıklamasında şunları kaydetti: "Öncelikle belirtmek gerekir ki, kasette yer alan sözlerin hangi dönemde, hangi koşullar altında, kimlere karşı ve hangi amaca yönelik olarak ifade edildiğine bakmak gerekir. Muhtemelen, söz konusu kasette yer alan açıklamalar, yıllar önce, medyada ve kamuoyunda belirli bir zihniyetin devlet içinde kadrolaştığı yönünde oluşan düşünce ve tepkilere, eleştirilerin odağındaki kişinin "MHP'lileri mi alsaydım" diye yanıtladığı bir dönemde, bu kadrolaşma sonunda mağdur edilmiş birkaç kişinin sorularına cevaplardır. Bu cevapların iddia edildiği gibi devleti ele geçirmek için örgütlenmeye çalışmakla hiçbir ilgisi olmayıp, bilakis ülkesini seven insanların devlete ve millete sahip çıkması gerektiği, aksi halde devletin mafya ve çetelerin eline geçeceğini belirten konuşmalar olduğu anlaşılmaktadır. Bugün gelinen noktada ülkedeki mafya ve çetelerin sayısı ve etkinliği, müvekkilimin bu endişelerini haklı çıkarmaktadır.

Sayın Fethullah Gülen'in devletinin karşısında değil, her zaman yanında yer aldığı bütün milletimizin malumudur. Bütün ömrünü dünyevi hiçbir makam ve beklenti içinde olmadan, sadece Allah rızası için Türk milletine ve tüm insanlığa ilmi yönden hizmete vakfetmiş bir şahsiyete, üstelik hastalığı sebebiyle tedavi amacıyla yurt dışında bulunduğu bir dönemde böyle bir çirkin iftiranın atılmasındaki zamanlamanın etik açıdan da ne kadar doğru olduğunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

Sonuç olarak belirtmek gerekir ki, müvekkilime yönelik olarak yapılan haksız suçlamaların devletimizi ve toplumumuzu derinden sarsan hukuk dışı fiillerin ortaya çıkarılması ve faillerin hak ettikleri biçimde yargılanmalarını önlemek ve sorumlu mevkide bulunanları etkileyerek gündemi saptırmak amacına yönelik bir komplo olduğu kanaatindeyiz."

FP'li Aksu: Hukuk çiğneniyor

FP Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu, Fethullah Gülen'in açıklamalarının yer aldığı kasetin kamuoyuna yansıması konusunda "Yargıtay'ın, kasetlerin delil olmayacağına dair ifadelerine rağmen her gün yeni bir kaset skandalını konuşmak üzücü oluyor." dedi.

Abdülkadir Aksu, FP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'de, faizler düşürülemediği için enflasyonla mücadelede başarılı olunamadığını belirtti. Aksu, memur ve emeklilerin bu hayat pahalılığında birazcık olsun nefes almaları için en az yüzde 50 maaş artışı yapılması gerektiğini söyledi. Basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Aksu, bir gazetecinin, Fethullah Gülen'in açıklamalarının yer aldığı kasede ilişkin sorusu üzerine şunları kaydetti: "Türkiye, birkaç aydır hukuk dışı ve ahlak dışı tele kulak ve kaset skandalları ile çalkalanıyor. Yargıtay'ın, kasetlerin delil olmayacağına dair ifadelerine rağmen her gün yeni bir kaset skandalını konuşmak üzücü oluyor. Kişinin dokunulmazlığına, özel hayatın gizliliğine yönelmiş bu faaliyetlerin bir an önce durmasını ve hukuk devletinin egemen olmasını istiyoruz." "Erbakan ile Kazan'ın yurt dışına kaçacakları" konusundaki iddiaların hatırlatılması üzerine de Aksu, "Başbakanlık ve bakanlık yapmış kişiler hakkındaki bu iddialar çok gülünç ve üzücüdür." diye konuştu.

Gündem saptırma

Başbakan Bülent Ecevit, bazı çevrelerin, "Emniyetteki bazı görevlilerin Fethullah Gülen ile ilgili bir rapor açıkladıkları için görevden alındıkları izlenimini yaratmak istediklerini" söyledi.

Her şey Ankara Emniyeti'nde yasa dışı telefon dinleme olayları ile başladı. Başbakan'dan Cumhurbaşkanı'na, gazeteci Emin Çölaşan'dan Erbakan'a kadar herkesi dinleyen tele kulak çetesi İçişleri Bakanı Sadettin Tantan tarafından görevden alınınca kıyamet koptu. Suçüstü yakalanan tele kulak çetesi suçunu örtmek için ikinci raundu başlattı. Hedef, kendisini sevenlere 'hırsızlık yapmayın, devleti soymayın, yasalardan ayrılmayın' diyen Fethullah Gülen'di. Önce tehdit değerlendirme raporu, ardından Türkiye'nin 30 Ağustoslara yaklaşırken sık sık gördüğü kaset demeti yayına sunuldu. Amaç Türkiye'yi tedirgin edip gündemi değiştirmekti. Korku efektleri ile sunulan haberler ancak felaket tellallarınca ciddiye alındı.

Başbakan Bülent Ecevit, endişeye gerek olmadığını söyledi ve ekledi: "Türkiye'de son günlerde çok iyi şeyler yapılıyor. Gündemi başka bir yerlere kaydırmayı içime sindiremiyorum."

İyi şeyler görülmüyor

Seçimlerden sonra ilk kez İstanbul'a gelen Ecevit, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Ecevit, Fethullah Gülen'le ilgili soruları değerlendirirken yargısız infazdan kaçınarak "itham edilen tarafın ne söyleyeceği belli olmadan bir şey söylemeyi doğru bulmadığını" açıkladı. Türkiye'de iyi şeyler olduğunu görmek istemeyenlere seslenen Başbakan bunu şöyle açıkladı: "Türkiye'nin gündeminde DGM'lerle ilgili Anayasa değişikliği, Bankalar Yasası'nın çıkarılması gibi çok iyi şeyler oluyor. Bu arada gündemi başka bir yerlere kaydırmayı içime sindiremiyorum."

Doğru olmayan iddia

Daha önceki açıklamalarında tele kulakçıların dinleme için ortaya attıkları bahanenin inandırıcı olmadığını vurgulayan Ecevit, bazı çevrelerin, "Emniyetteki bazı görevlilerin Fethullah Gülen ile ilgili bir rapor açıkladıkları için görevden alındıkları izlenimini yaratmak istediklerine" dikkat çekti. Ecevit şöyle dedi: "Bu kesinlikle doğru değildir. Görevden alınmalar sadece usulsüz telefon dinlenmesi olayıyla ve emniyet kadrosu içindeki geçmişten kalan gelişmelerle ilgilidir. Bunlarla ilgili soruşturma açılmıştır."