Yazdır

Hoca Hizbullah'a Kahroldu

Yazar: Sabah Tarih: . Kategori 2000 Haberleri

Oy:  / 2
En KötüEn İyi 
BİR yandan DGM tarafından şeriat özlemi içerdiği gerekçesiyle Fethullah Gülen'in ''Fasıldan Fasıla'' adlı üç ciltlik kitabının toplatılmasına karar veriliyor... Bir yandan DSP'li Milli Eğitim Bakanlığı'nın genelgesiyle ''şeriatçı'' yayınlar içine alınan kitapları okul kütüphanelerinden ayıklanıyor...

Bir yandan da bir eski kuvvet komutanı tarafından Fethullah Gülen ''en tehlikeli kişi'' olarak ilan ediliyor.

Şimşekler Gülen'in tam üstünde çakarken, Başbakan Bülent Ecevit, bu kez Arnavutluk'ta ''Gülen ve cemaatine ait'' okulları gezip, bakanlığının ve DGM'nin aksine ''Fethullahçıların'' başarılarını yürekten kutluyor.

Yurtiçinde ve dışındaki 300'ü aşan okulu ve binlerce öğrencisiyle dev bir eğitim ordusu yaratan Fethullah Gülen ise bir yıldır Amerika Birleşik Devletleri'nde Türkiye'deki ortamın sakinleşmesini bekliyor. Biyoenerji tekniğiyle tansiyon, diz ağrıları, şeker ve damar tıkanıklığı hastalıklarına şifa arıyor.

Fethullah Gülen'in 63 yaşında olduğunu söyleyen ve bir yıldır onun Türkiye'deki ikinci adamı olarak Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanlığı'nı yürüten Harun Tokak, ''Fethullah Hoca''nın son gelişmelerden üzüntü duyduğunu söylüyor. Son aylardaki en büyük üzüntüsünü, Hizbullah vahşetinin gün yüzüne çıkmasıyla ve ''en tehlikeli kişi'' olarak ilan edilmesiyle yaşadığını anlatıyor.

Hizbullah vahşetinin ortaya çıktığı günlerde Fethullah Gülen'i, Amerika Birleşik Devletleri'nin Pennsylvania eyaletinde kaldığı evinde ziyaret ettiğini söyleyen Tokak, şöyle devam ediyor:

''Hocaefendi, Hizbullah vahşeti ortaya çıkınca kahroldu. Çünkü inanan insanların bu olaydan darbe alacağını düşündü. Gerçek zaman içinde anlaşıldı ve rahatladı. Onu en fazla sevindiren gazete manşeti ise Hizbulvahşet oldu.''

Tokak, Gülen'in gazeteleri internetten anında izlediğini ve TV yayınlarını alan sisteme sahip olduğunu, Türkiye'deki gelişmeleri dakikası dakikasına öğrendiğini belirtiyor.

Seçimden Sonra Gelecek

''Bir yıldır yurtdışında. Ne zaman gelmeyi düşünüyor?'' diye sorduğumuzda ise şöyle konuşuyor:

''Türkiye'deki bu kargaşa içinde olmak istemiyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra yurda gelmeyi istiyor. Ağır gündemin içinde olmaktan kaçıyor. Yanlış değerlendirilmek istemiyor. Dönmesi için henüz zemin uygun değil. Sağlığı ise şimdilik iyi. Alternatif tedavi uygulanıyor. Biyoenerji metoduyla sürekli doktor kontrolünde.''

- Nasıl bir tedavi uygulanıyor?

''Doğal ilaçları tercih ediyor. Tansiyonunu, diz ağrılarını, damar tıkanıklığını, şekerini biyoenerji metoduyla yenmeyi tercih ediyor. Sürekli masaj yapılıyor. Bir bakıma sihirli ellerle biyoenerji tedavisi de diyebiliriz buna. Şimdilik kalbi için bir ameliyat düşünmüyor.''

Hoca Okullara Artık Karışmıyor

Gülen'in Yazarlar Vakfının kurucusu ve onursal başkanı olduğunu hatırlatan Tokak, yaklaşık yirmi yıl önce eğitime başlayan ve bugün 300'ü aşan yurtiçi ve dışındaki okulların artık kendi başlarına yönetilmesini istediğini de söylerken, ''Hocaefendi artık bu okullara direkt karışmıyor. Okullar artık devletin, milletin okulları. Maddi yönlerine de karışmak istemiyor. Sadece ruh ve düşüncenin devamı önemli. Hocanın teşviki var ama karışması yok. Ruh birliği sağlanmıştır. Gerisi okulların şirketlerine aittir'' diyor.

Tokak'a, ''Ruh ve düşünce birliği derken neyi kastediyorsunuz?'' diye sorduğumuzda şu yanıtı veriyor:

''İnancımıza göre, Anadolu'daki Türk ruhu ile İslam inancının mozaiğinden çıkan insan modelidir. Bir şeyin içinde inanç olmalı. Dini motifler tadı tuzudur işin. Ecevit de buna inanmış olmalı ki, 600 yıllık geçmişimizde bizim modelimizin Türk kültürüne hizmet verdiğini görmüş. Takdiri de bundandır.''