Yazdır

Mutedil Bir Önder

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 2001 Haberleri

Oy:  / 2
En KötüEn İyi 
Amerikan Dışişleri'nin Fethullah Gülen yorumu: ABD'nin yıllık insan hakları raporunda Gülen davasına geniş yer verildi. ABD'nin resmi görüşünü yansıtan raporda, Gülen 'mutedil bir dinî cemaat önderi' olarak nitelendirildi.

Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde Terörle Mücadele Kanunu'nun yedinci maddesinden yargılanan Fethullah Gülen'in durumuna önceki gün ABD Dışişleri'nce yayınlanan insan hakları raporunda geniş yer verildi. Amerikan hükümetinin resmi görüşünü yansıtan raporun Türkiye kısmında 'mutedil bir İslami cemaat önderi' olarak nitelendirilen Fethullah Gülen'le ilgili gelişmelere üç ayrı bölümde değinildi.

Gülen davası

Raporun Türkiye'yle ilgili kısmının girişinde 2000 yılında insan hakları alanındaki gelişmelerin genel değerlendirmesi yapıldı. Türkiye'nin insan hakları karnesinin 'zayıf' kaldığı bazı alanlar ve olaylar sıralanırken Fethullah Gülen davasından da bahsedildi ve şöyle denildi: 'Ankara DGM savcısı, ağustos ayında 'mutedil bir İslami cemaatın önderi' Fethullah Gülen aleyhinde, devleti şiddet yoluyla ele geçirmek amacıyla planlar kurduğu suçlamasıyla dava açtı. Bu dava yıl sonuna kadar devam etti'.

Raporun 'din özgürlüğü' ihlallerini içeren diğer bir bölümünde de Fethullah Gülen olayına değinildi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda memur ihraç kararnamesi ve 'İslam fundamentalizmi' konusunda yaptığı açıklamaların aktarıldığı paragrafta Gülen'le ilgili şu cümleler bulunuyor:

'Kıvrıkoğlu, ılımlı bir İslami tarikat'ın lideri olan Fethullah Gülen'in devletin altını oymayı planladığını iddia etti ve yakın geçmişte fundamentalist eğilimlerinden dolayı ordudan atılan 44 subaydan 11'inin Gülen'in destekçileri olduğunu söyledi. Kıvrıkoğlu Gülen'in destekçilerinin yargıya da sızdığını iddia etti; bu suçlama Adalet Bakanı'nca reddedildi.'

DGM'lere eleştiri

Raporun siyasal hakların ihlallerini içeren üçüncü kısmında da Fethullah Gülen'le ilgili bir başka paragraf yer aldı. Bu kısımda ise, Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel tarafından Gülen'e 'bölücülük' ve 'illegal çete oluşturma' suçlamalarının yapıldığı ve 'devletin Anayasa'da belirlenen niteliklerini değiştirmeye çalıştığı' gerekçesiyle dava açıldığı bildirildi. 'Yüksel, Terörle Mücadele Kanunu çerçevesinde Gülen'in 10 yıla kadar mahkumiyetini istiyor ve Gülen'in orduya 'sızmaya' çalıştığını iddia ediyor.' denildi.

Amerikan hükümetini resmen bağlayıcı nitelikteki insan hakları raporunda, Terörle Mücadele Kanunu ve DGM'lerle ilgili eleştiriler de geniş şekilde yer aldı. Türkiye'de geçtiğimiz yıl emniyet ve mahkemelerin Terörle Mücadele Kanunu'ndaki tahditleri kullanarak 'ifade özgürlüğünü sınırlamaya devam ettiği' kaydedilirken, DGM'lerce açılan davaların bireysel hakların rağmına devlet çıkarlarını koruyan bir hukuki yapıyı' yansıttığına işaret edildi.

Özellikle DGM'lerce görülen davalarda milli istihbarat ve güvenlik gerekçesiyle savunma avukatlarının ilgili dosyalara ulaşmasına izin verilmediği belirtilen raporda şu görüşlere yer verildi: "İnsan hakları gözlemcileri; siyasal İslami hareketin liderlerinin, Kürt meselesiyle bağlantılı barışçı siyasi liderlerin ve hükümet ve ordunun uygulamalarını eleştiren kişilerin dava edilmesini, DGM'lerin büyük oranda siyasi amaçlara hizmet etmesine delil olarak gösteriyor."