Yazdır

"Gül Devri"ni İstemek Suçmuş

Yazar: Akit Tarih: . Kategori 2001 Haberleri

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 
Fethullah Gülen hakkında "laik devlet yapısını değiştirerek, yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup, bu amaçla faaliyet yaptığı" gerekçesiyle Ankara 2 Nolu DGM'de açılan davaya dün de devam edildi. Davanın dünkü duruşmasına Amerika'da bulunan Fethullah Gülen katılamadı, ancak avukatları Abdülkadir Aksoy ve Orhan Erdemli ile, müdahil Eyüp Kayar ve avukatı Hüseyin Buzoğlu duruşmada hazır bulundular. Ayrıca Gülen hakkında dava açan DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel de duruşmada hazır bulundu.

Duruşmada tanık olarak dinlenen Eyüp Kayar, 5 sayfalık ifadesini okudu. Kayar, verdiği ifadede cemaat ile 1989 yılında İstanbul'da tanıştığını öne sürdü ve İstanbul'daki 2 bin 500 "ışık evi" bulunduğunu iddia etti. Kayar'ın bu evlerin birinde bulunduğunu belirterek, sıradan öğrenci evlerini "burada eğitim aldım" diyerek, farklı bir mecraya çekmeye çalıştığı gözlendi. Elindeki metni aynen okuyan Kayar'ın, söz konusu eğitimin "belli bir sistem" dahilinde yapıldığını daha sonraları anladığını öne sürmesi, ancak bu eğitim sisteminin tam olarak ne olduğu ve yasa dışılık noktalarının neler olduğunu belirtememesi dikkat çekti. Eyüp Kayar'ın verdiği çelişkili ifadeler inandırıcı bulunmadı. Eyüp Kayar'ın çelişkili ifadeleri hem duruşmayı izleyenleri, hem de mahkeme heyetini güldürdü.

Dün görülen davaya nöbetçi savcının Ünal Haney olmasına rağmen Nuh Mete Yüksel'in koltuğa oturması dikkat çekti. Yazılı olarak 5 sayfalık ifade veren Kayar'ın birtakım hayali senaryolara müracaat ettiği görüldü. Eyüp Kayar, Başkan Eken'in "Himmet toplantısı diyorsun. Bunlar nerde yapıldı? Bize somut örnekler ver de, biz de inanalım" şeklindeki sorusuna da doğru dürüst bir cevap veremedi. Soyut tarifler ve ifadeler kullanmakla yetindi.

"Gül Devri" Tanımlaması

2 Nolu DGM Başkanı Hüseyin Eken'in bir sorusu üzerine Kayar, sözünü ettiği cemaatin amacı hakkında şunları kaydetti: "Amaçları, Gülen'in kendi şiir ve kitaplarında beyan ettiği gibi, Gül Devri'ni yeniden getirmek ve yaşamaktır. Gül Devri de Hz. Muhammed'in yaşadığı dönemdir. Laiklikle bağdaşmayan hilafetin, o dönemin özlemi duyulmaktadır. Gülen ve grubu bu amaca ulaşmak için zaman gerektiğini biliyor. Her şey sinsi, derinden ve ağır yapılır. Taktik tabandan tavana çıkmaktır. Diğer gruplar ve cemaatlerin tam tersine insanlarla diyaloga girip, kendi görüş ve düşüncelerine çekmeye çalışırlar. Bu amaçta en önemli yol gençliktir, gelecek kuşaklardır. Toplumun yönetici kadrolarına girilmesi, kendi çevresinde belli bir dinamiği olan insanların kazandırılması, yüksek öğretim kurumları, polis kolejleri, silahlı kuvvetler, adliye gibi kamu kurumlarının da unutulmaması, ayrıca ciddi bir yapılanmanın da ekonomi alanında olması gerekir. Büyük ve kompleks firmalarla dışarıda kalmış, cemaate tereddütle bakan yetkili kişilerin de gruba kazandırılması gerekir. Yurtdışındaki yapılanmalar da vakti geldiğinde ilan edilecek olan gül devletine ve hilafeti, o ülkelerin hoşgörüsünü sağlama amacını taşır."

Mahkeme Ertelendi

Duruşmanın sonunda, Kayar'ın müdahilliğine, Gülen'in savunmasının alınması amacıyla ABD makamlarına yazılan talimat cevabı ve tanık ifadelerinin alınması için İstanbul DGM ve Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesi'ne yazılan talimatların beklenilmesine, ayrıca Gülen'in mahkumiyet ilamının Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nden istenmesine karar verildi ve mahkeme ileriki bir tarihe ertelendi.