Yazdır

Gülen Davası 28 Mart'a Ertelendi

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 2001 Haberleri

Oy:  / 2
En KötüEn İyi 
Eyüp Kayar'dan çelişkili ifadeler

Fethullah Gülen'in Ankara 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde görülmekte olan davasına dün devam edildi. Duruşmaya müdahil olarak katılan Eyüp Kayar'ın çelişkili ifadeler vermesi dikkat çekti.

Davada nöbetçi savcı Ünal Haney olmasına rağmen Nuh Mete Yüksel'in koltuğa oturması dikkat çekti. Mahkeme Başkanı Hüseyin Eken, duruşmaya müdahil olarak katılan Eyüp Kayar'a yemini iki kez tekrar ettirdikten sonra ifadesini aldı. Kayar 'Gülen grubu'nun amacının, 'Gül devrini diriltmek' olduğunu söyledi. Mahkeme Başkanı'nın, "Gül devri nedir?" sorusunu, "Hazreti Muhammed'in yaşadığı devri diriltmek." diye cevaplandırdı. Kayar'ın mahkeme heyeti ve avukatlar tarafından sorulan sorular karşısında bunaldığı, kaçamak cevaplar verdiği, tıkandığı görüldü. Kayar, mahkeme başkanının, "Gül devri bugüne nasıl uyarlanacak?" şeklindeki sorusu üzerine "Her şey ağır ağır olacak. Gülen hilafet döneminin özlemini duyuyor." iddiasında bulundu. Kayar, Eken'in "Himmet toplantısı diyorsun. Bunlar nerede yapıldı? Somut örnekler ver de biz de inanalım." şeklindeki sorusuna da doğru dürüst bir cevap veremedi. Sadece hayali tarifler ve ifadeler kullanmakla yetindi. Kayar yardım toplantılarında armatör İhsan Kalkavan'ın da her yıl bir milyon dolar yardım yaptığını, kadınların bileziklerini verdiğini öne sürdü. Bunun üzerine söz alan Gülen'in avukatı Abdulkadir Aksoy, "Kendisi bizzat bu toplantılarda bulundu mu? Parayı verirken gördü mü? Kadınlarla yapılan toplantıya katıldı mı? Nasıl katıldı?" diye sordu. Bunun üzerine çark eden Kayar, "Kalkavan'ı para verirken görmedim. Kadınların yüzüklerini verdiğini gördüm. Kadınların toplantısına katıldım. Kadınların toplantısında çay dağıttım." cevabını verdi. Kayar'ın "Kadınların toplantısında çay dağıttım." şeklindeki ifadesi mahkeme heyetinde gülümseye neden oldu.

Savcılıktaki ifadesini değiştirdi

Gülen'in avukatı Abdulkadir Aksoy tarafından sorulan, "Kayar üst istişare heyeti diyor. Kendisi bu toplantıya katıldı mı?" şeklindeki soruya Kayar şu cevabı verdi: "Kurulun toplantısına katılmadım. Ancak Gülen ile iki kez görüştüm. Kendisinden hiçbir açık emir ve talimat almadım." Duruşmada Kayar'ın daha önceki verdiği ifadeler ile mahkemedeki ifadeler arasındaki çelişkiler de ortaya çıktı. Savcılık ifadelerinde beş ülkeye görevli gittiğini söyleyen Kayar, mahkemede sadece Başkortostan'a gittiğini söyledi. Kayar, "Ben Azerbaycan'da bulunmadım. Sadece Başkortostan'da bulundum. Geçen yıl yazın kendi imkanlarımla sırf bu işleri araştırmak için Hollanda, Fransa, Belçika ve Yunanistan'a gittim." dedi. Kayar'ın bu ülkelerde hangi sıfatla, ne için, kim tarafından, görevlendirildiği, kimler tarafından finanse edildiği öğrenilemedi. Kayar kendisine sorulan, "Başına 1997 yılında silah dayandı. Neden 4 yıldır herhangi bir şikayette bulunmadın?" şeklindeki soru karşısında da tıkandı. Kayar bugüne kadar herhangi bir şikayette bulunmadığını kabul ederek, "Şikayette bulunmadım, ama bütün bunları Cumhuriyet gazetesine anlattım." diye konuştu.

'Tanıklar bir merkezden yönlendiriliyor'

Gülen'in avukatı Abdulkadir Aksoy, Kayar'ın 1997'de savcılığa yaptığı bir şikayeti 'komşu kavgası' olarak değerlendirdi. Kayar, "Gülseven Yaşer'le tanışıyor musunuz?" şeklindeki soruya da "Evet tanışıyorum. Kendisi ÇEV'in başkanıdır." dedi. Bunun üzerine söz alan Gülen'in avukatı Aksoy, "Efendim, bütün tanıklar belli bir yerden yönlendirilmektedir." diye açıklama yaptı. Duruşmada Gülen'in avukatları Abdulkadir Aksoy ile Orhan Erdemli, istinabe evrakında maddi hataların bulunduğunu, yargılamanın uzamaması için uluslararası arenada Türk yargı sisteminin itibar kaybetmemesi için istinabe evrakındaki bu hataların düzeltilmesini talep etti. Mahkeme bu talebi reddetti. Gülen'in avukatları ayrıca daha önce alınan takipsizlik kararları ve diğer mahkeme kararlarını da mahkeme heyetine sundu. Mahkeme heyeti, Kayar'ın müdahilliğinin kabulüne, Gülen'in sicil dosyası için Diyanet İşleri Başkanlığı'na yazı yazılmasına ve davanın 28 Mart 2001 tarihine ertelenmesine karar verdi.