Yazdır

Dâvâ 11 Mart'a Ertelendi

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 2001 Haberleri

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 
Ankara 2 No'lu DGM'de görülen davanın duruşmasında, Fethullah Gülen Davası'na müdahilliği kabul edilen Eyüp Kayar'ın "Fethullahçılar tarafından üniversite çıkışında önüm kesilerek zorla taksiye bindirildim. Başıma silah dayanarak sınır dışı edildim." şeklindeki ifadesinin yalan olduğu ortaya çıktı. Eyüp Kayar'ın Başkurt Devlet Üniversitesi tarafından, başarısızlık ve devamsızlık sebebiyle kaydının silindiği ve oturma izninin de iptal edildiği anlaşıldı. Gülen'in avukatı Abdulkadir Aksoy tarafından mahkemeye verilen belgelerde, Eyüp Kayar'ın özerk Başkurdistan Cumhuriyeti'nden sınır dışı edilme sebebinin derslerindeki başarısızlığı nedeniyle kaydının silinmesi olduğu belirtildi. Eyüp Kayar'ın başına silah dayadığını iddia ettiği Üsame Ekiz'in de isnat tarihinde özerk Başkurdistan Cumhuriyeti'nde olmadığı belgelendi.Ankara 2 No'lu DGM'de görülen davanın duruşmasında, Fethullah Gülen Davası'na müdahilliği kabul edilen Eyüp Kayar'ın "Fethullahçılar tarafından üniversite çıkışında önüm kesilerek zorla taksiye bindirildim. Başıma silah dayanarak sınır dışı edildim." şeklindeki ifadesinin yalan olduğu ortaya çıktı. Eyüp Kayar'ın Başkurt Devlet Üniversitesi tarafından, başarısızlık ve devamsızlık sebebiyle kaydının silindiği ve oturma izninin de iptal edildiği anlaşıldı. Gülen'in avukatı Abdulkadir Aksoy tarafından mahkemeye verilen belgelerde, Eyüp Kayar'ın özerk Başkurdistan Cumhuriyeti'nden sınır dışı edilme sebebinin derslerindeki başarısızlığı nedeniyle kaydının silinmesi olduğu belirtildi. Eyüp Kayar'ın başına silah dayadığını iddia ettiği Üsame Ekiz'in de isnat tarihinde özerk Başkurdistan Cumhuriyeti'nde olmadığı belgelendi.

Mahkeme Başkanı Hüseyin Eken, ABD'de bulunan Fethullah Gülen'in iki savunmasının İngilizce ve Türkçe metinler halinde yazılı olarak mahkemeye ulaştığını, Gülen'in 56 sayfalık Türkçe savunmasında hakkındaki iddiaları kabul etmediğini, laik devlet yapısına karşı olmadığını ifade ettiğini bildirdi.

Gülen'in avukatları bir dilekçeyle Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'ın 30 Kasım 2001 tarihinde Sabah gazetesinde cihadla ilgili görüşlerinin yer aldığı bir kupür sundu. Dilekçede, Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz'ın cihadın savaş olmadığı yönündeki görüşlerine yer verilirken Fethullah Gülen'in de Yılmaz'la aynı görüşleri savunduğu ve bu yöndeki görüşlerini şimdiye kadar birçok yerde yazdığı yer aldı.

Duruşmada, ayrıca "Fethullahçı kadrolaşma" iddiaları ile ilgili rapor hazırlanması sırasında Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Dairesi'nde görevli olan 4 polis dinlendi. Tanık emniyetçiler, savcının iddianamesine dayanak teşkil eden raporun istihbarat metot ve tekniklerine uyulmadan hazırlandığını söyledi.

İfadelerine başvurulan ve halen çeşitli emniyet birimlerinde komiser ve başkomiser olarak görevlerini sürdüren tanıklar Sedat Öztürk, Ayhan Öztürk, Aydın Batu ve Zeki Güven, 1999 yılı Nisan ayında Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Dairesi'nde çalıştıklarını ve Emniyet'te "Fethullahçı" kadrolaşma iddiaları ile ilgili raporun hazırlanması sırasında görev aldıklarını belirttiler. Duruşmada ilk olarak dinlenen Sedat Öztürk, 5 Nisan 1999 tarihinde Emniyet Müdür eski Yardımcısı Osman Ak'ın şifahi (sözlü) emri ile irticai örgütlenmelere bakan C bürosunda Lütfullah Uğur Pekcan önderliğinde Fethullahçı kadrolaşma konusunda isim tespit etme çalışmalarına başladıklarını söyledi. Kendilerinden polis akademisinde okudukları yıllarda namaz kılan, oruç tutan, tarikat ve cemaatlerle bağlantılı olan kişilerin isimlerinin çıkarılmasının istendiğini anlatan Sedat Öztürk, şunları kaydetti: "Biz isim çalışmalarına başladık, henüz isim tespiti yapmadan bunların nasıl belirleneceğini tartışırken amirlerimiz Ersan Dalmaz ve Zafer Aktaş bize birtakım isimler göndermeye başladı. Gönderilen 82 kişilik isim listesi direkt Fethullahçı olarak bilgisayara işlendi. Biz büroda görevli heyet olarak araştırılmadan bu isimlerin Fethullahçı olarak yazılmasının doğru olmadığı, tahkikat yapılması gerektiği sonucuna vardık. Ve bu talebimizi yöneticilerimize ilettik. Ancak bize verilen görevi yerine getirmemiz gerektiği, aksi takdirde işi yavaşlatarak Fethullah Gülen örgütüne destek olmaktan hakkımızda soruşturma açılacağı uyarısı yapıldı. Ancak gerekli tahkikatların yapılması konusunda ısrar edince disiplin cezası verildi."

Diğer tanık Ayhan Öztürk de, konuyla ilgili incelemelerin hukuki delillere ve istihbarat tekniklerine uygun olarak hazırlanmasını talep ederek araştırmanın metoduna karşı itirazda bulunduklarını; ancak yöneticilerin emirlerin yerine getirilmesi yönünde ısrar etmeleri ve yazılı uyarı verilmesi sebebiyle kendini psikolojik baskı altında hissettiğini ifade etti.

Raporun hazırlandığı dönemde irticai örgütlerle ilgili istihbarat faaliyetlerinde bulunan C bürosunun başkanlığını yürüten Başkomiser Aydın Batu, daha çok isimlerle ilgili çalışma yaptıklarını belirtirken "Bu çalışmanın bizim boyutumuzda yapılamayacak kadar kapsamlı olduğunu düşündüm." dedi.

Zeki Güven de rapor hazırlanırken istihbarat metot ve taktiklerinin kullanılmadığını anlatarak şunları kaydetti: "Bu çalışmanın kısa bir zaman içinde 10 kişiyle yürütülemeyeceğini, hukuki delillere dayalı olması gerektiğini söyledik. Çünkü yaptığımız araştırmalarda dindar oldukları söylenen; ancak ANAP, DYP gibi partilere yakın, hatta sol görüşlü insanlar bile vardı. Bu çalışma yürütülürken Osman Ak'ın, odasında sinirli bir şekilde birileriyle tartışırken ve dışarıya çıkan seslerden Fethullah Gülen hakkında küfürlü ifadeler kullandığını duydum. Çalışmalardan edindiğim intibayla, bu çalışmanın birilerinden intikam almak amacıyla yapıldığını ve kullanıldığımı düşünmeye başladım."

Mahkeme heyeti tanıkları dinledikten sonra diğer tanıkların da dinlenmesine, savcının tutuklama talebinin reddedilmesine karar vererek duruşmayı 11 Mart 2002 tarihine erteledi.