Yazdır

Gülen Dâvâsı Karara Kaldı

Yazar: Millî Gazete Tarih: . Kategori 2003 Haberleri

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 
Ankara 2 No'lu DGM, Fethullah Gülen'in yargılandığı davada, dosyayı, eksiklik olmaması halinde hüküm kurmak üzere incelemeye aldı.

Davanın dünkü duruşmasının öğleden sonraki oturumunda Gülen'in avukatları esas hakkındaki savunmalarını tamamladılar.

Öğleden sonra ilk olarak konuşan avukat Orhan Erdemli, dosyadaki delilleri ve tanık anlatımlarını değerlendirdi. Gülen'in aleyhinde ifade veren tanıkların, Çağdaş Eğitim Vakfı başta olmak üzere bazı çevre ve kişiler tarafından empoze edilen önyargı çerçevesinde konuştuklarını ifade eden Erdemli, aynı kişilerin dosyadaki ifadelerinin çelişkili olduğunu söyledi.

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün, teşkilat içinde Fethullaçı yapılanma olduğu iddiaları üzerine başlattığı istihbarat çalışmasını tamamlamadan ön rapor hazırladığını ve bu yönde bulgulara rastlanmadığını anlatan Erdemli, suçlamaların somut temellere dayanmadığını söyledi. Söz konusu istihbarat raporunun bazı üst düzey emniyet görevlilerinin karıştığı "telekulak skandalı"nı örtbas etmek amacıyla hazırlandığını söyleyen Erdemli, değerlendirme ve sonuç bölümlerinin eksik olduğunu kaydetti.

Gülen'in tüm dünyadaki Müslümanları yönetmek amacı güttüğünün ileri sürüldüğünü hatırlatan Erdemli, müvekkilinin Katolik Hıristiyan dünyasının ruhani lideri Papa 2. Jean Paul ile yaptığı görüşmenin, devletin bilgisi dahilinde ve Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi'nin eşliğinde gerçekleştiğini söyledi. Erdemli, Gülen'in dinlerarası diyaloga verdiği önemden bahsederek, ılımlı ve hoşgörülü olması nedeniyle radikal İslâmî kesimlerin de tepkisini çektiğini ifade etti.

Avukat Abdülkadir Aksoy ise savunmasında terörizm, uluslar arası hukuk ve Anayasal temel hak ve özgürlükler üzerinde durdu.

Gülen'e yöneltilen 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'na muhalefet suçlamasını da kabul etmeyen Aksoy, terörizmin belirli bir hiyerarşik yapı içinde halk arasında baskı, korku, sindirme unsurlarını içermesi gerektiğini ve kamu düzeninin bozulmasının söz konusu olması gerektiğini söyledi. Aksoy, terör örgütü suçlaması için en az 2 sanıktan bahsedilmesi gerektiğini, ancak Gülen'in tek sanık olarak yargılandığını ifade etti. Halk arasında manevi baskı yaratmanın "tehdit" anlamına geldiğini de belirten Aksoy, "Nerede, ne zaman, kimlere karşı, hangi yöntemle tehdit uygulanmış? İddianamede bununla ilgili hiçbir suçlama yok" dedi.

Gülen'e yöneltilen suçlamanın maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını ileri süren Aksoy, müvekkilinin beraatini istedi.

Mahkeme Başkanı Hüseyin Eken, esas hakkındaki savunmanın kapsamlı olması ve ek belgeler sunulması nedeniyle, eksiklik olmaması halinde hüküm kurmak üzere dosyanın incelemeye alındığını ve duruşmanın 10 Mart 2003 Pazartesi gününe ertelendiğini bildirdi.

Fethullah Gülen hakkında, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun "terör tanımı" başlıklı 1. maddesi yollamasıyla, aynı kanunun "terör örgütleri" hükmünü içeren 7. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesine göre, 5 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis cezası isteniyor.