Yazdır

"Gönüldendir Şikâyet Kimseden Feryâdımız Yoktur"

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 2004 Haberleri

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

Dört yılı aşkın bir süredir 'yaralı' bir kalp ve kırık bir gönülle ülkesinden, sevenlerinden ve sevdiklerinden uzakta yaşayan; o okyanus aşırı ülkeye vardığında, memleketinin kokusu yitmesin diye üzerindeki giysilerin yıkanmasına bile gönlü razı olmayan; ziyaretine giden dostları kendisine veda ederken, gözden kayboluncaya kadar onların arkasından bakıp iç geçiren bir gönül adamı ve memleket sevdalısı, bir bayram günü iç içe bin bir gurbeti yaşadığı yâd ellerde kim bilir hangi azaplı duygular içinde ve hangi büyük hasretlerin ateşiyle kavruluyordur?

Eminim ki o, kalbinin feri yetse, ülkesine dönmekte tereddüt etmeyecek. Burada, meçhul bir köşede uzlete çekilip gözyaşları ve dualarla yeşerttiği; şimdilerde kışın bütün ayazına rağmen çiçeğe duran fidanları seyrederek, ömrünün kalan yıllarını sadece onlardan devşirdiği şevk ile geçirmeyi saadetlerin en büyüğü sayacaktır. Ne çare ki sağlığı müsaade etmiyor ve dâüssılasını içine bastırarak gurbetin esaretinde yaşamaya devam ediyor. Ondan buraya, yalnız duaları ve her biri bir gurbet mektubu hükmündeki yazıları ulaşabiliyor.

Fethullah Gülen Hocaefendi'nin ABD'de bulunduğu süre içinde kaleme aldığı makaleler, "Örnekleri Kendinden Bir Hareket" adıyla (Nil Yayınları/ Çağ ve Nesil Serisi 8) kitaplaştırıldı. Bu kitap, bir anlamda Gülen'in 'gurbet mektupları'.…Bir yandan her ay birbirinden bağımsız olarak yazılmış makaleler gibi görünse ve kimi memleket hasretini, kimi gönül kırıklıklarını, kimi de gelecek hülyalarını seslendirse de kitaptaki yazılar, onun kırk yıla yaklaşan 'yazı' hayatının son merhalesini oluşturuyor. Gülen'in, yayımlanmış bir kütüphanelik külliyatı içerisinde, sekiz kitaba ulaşan 'Çağ ve Nesil' serisi, hem fikrî bütünlüğü hem de üslubu ile özgün bir nitelik taşıyor. Bu seriyi oluşturan 'Çağ ve Nesil', 'Buhranlar Anaforunda İnsan', 'Yitirilmiş Cennete Doğru', 'Zamanın Altın Dilimi', 'Gönüller Baharı Soluklarken', 'Yeşeren Düşünceler', 'Işığın Göründüğü Ufuk' ve bu yazıya konu ettiğimiz 'Örnekleri Kendinden Bir Hareket', Hocaefendi'nin düşünce dünyasını bir bütünlük içinde ve adım adım 'okuma' fırsatı veren eserler.

Fethullah Gülen, 1960'lardan başlayarak cami kürsülerinde, kahvehane köşelerinde, konferans salonlarında, TV ekranlarında, gazete ve dergi sayfalarında insan ve Allah sevgisini, barışı, kardeşliği, millete hizmet düşüncesini, diyalog ve hoşgörüyü anlattı. O, ülkeye hizmeti bir ibadet sayıyor ve milletinin yeniden 'rüyalardaki büyük millet' olmasının önündeki üç temel engeli; 'cehalet', 'yoksulluk' ve 'ihtilaf'ı mücadele edilecek hastalıklar olarak görüyordu. Bir din adamı olarak bütün yaşamını bu mücadeleye adadı. Kendisine yapılan haksızlıklardan, kabalıklardan, uğradığı iftiralardan şikayet etmedi ve kimseyi suçlamadı. "Gönüldendir şikâyet, kimseden feryadımız yoktur." deyip suskunluğa gömüldü. Düşünceleri, toplumun hemen her kesiminde karşılık buldu. Onun hayallerinin izini süren gönüllüler, giriştikleri eğitim seferberliğini beş kıtaya yayarak dünyanın şaşkınlıkla izlediği bir 'model' ortaya koydular. Başkaları pek çok kavramla tanımlasa da o, bu çabayı 'gönüllüler hareketi' diye adlandırmayı uygun buldu. Temelinde Allah rızası ve millete hizmet düşüncesi olan; fedâkarlık, hasbilik, cömertlik, iffet, şefkât ve merhamet ile örülmüş bir gönül hareketi… Anadolu'nun ruhundan çıkmış ve onun evlatlarının sürükleyip götürdüğü bir hareketti bu. En belirleyici vasfı ise hemen her şeyiyle 'yerli' olmasıydı. Maddi olarak 'yabancı' bir kaynağa ihtiyaç duymadığı gibi örnek alınacak insan tipini de kendi içinden çıkarıyordu. Gülen, 'gönül insanı' dediği bu 'örneği' şöyle tarif ediyor: "Kalbî ve ruhî hayata programlı, maddi manevi bütün kirlerden uzak durmaya kararlı, cismani ve bedenî isteklere karşı her zaman teyakkuzda; kin, nefret, hırs, haset, bencillik ve şehvet gibi hastalıklarla mücadele azmiyle gerilmiş tam bir tevazu ve mahviyet abidesi..."

"Örnekleri Kendinden Bir Hareket", Gülen'in bunca yıldır ne söylediğini, ne yapmak istediğini, nasıl bir dünya ve insan modeli öngördüğünü, bu insan tipinin vasıflarının neler olduğunu açan son derece aydınlatıcı makalelerin toplamı. Gülen'in kendine özgü 'aşkın' bir dili ve bu dili biçimleyen kavramları var. Yıllardır her vesile ile kendisini anlattığı halde bir kısım çevrelerin ona ve etrafında gelişen hâleye hâlâ şüpheyle ve düşmanca tavırlarla yaklaşmalarının sebebi, bu âşkın dile olan yabancılıkları. Bu kavramlara hem düşünce hem de yaşantı olarak uzak insanların Gülen'i anlamaması ve şüpheyle, düşmanlıkla bakması yadırganmamalıdır.

"Örnekleri Kendinden Bir Hareket"e, hem dili ve üslubu hem de içeriğinin kuşatıcılığıyla Hocaefendi'nin 'başyapıtı' demek yanlış olmaz. Burada o, hem ömrü boyunca oluşturduğu 'hizmet felsefesi'nin temel direklerini anlatıyor hem de bütün zenginliği, büyüsü ve ruhuyla 'bizim dünya'mızın çok boyutlu tablosunu çiziyor. Ve bir 'ihya hareketi' diye vasıflandırdığı eğitim seferberliğini gerçekleştiren 'aydınlık ruhlar'ın destanını yazmaya duruyor. Bu arada gönül kırıklıklarını, özlemlerini, 'sükûtunun sessiz çığlıklarını', 'çatlayan rüyasını', dualarını ve dileklerini paylaşıyor. Dilerim ki bu kitabı öncelikle Gülen'in 'muarrızları' okusun ve kendi dilinden onun düşünce kodlarını çözmeyi, gayesini anlamayı denesinler. Sevenleri de okuyup ufuklarını bir kere daha sınasınlar ve her biri sessiz bir çığlık olan cümlelerine tutunup kilometreler aşsın, hasret gidersinler…