Yazdır

AB Üyesi Türkiye, İslam Dünyasına Model Olabilir

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 2007 Haberleri

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

Abant Platformu'nun Kahire'de düzenlediği toplantının ikinci gününde, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik süreci ve bunun İslam dünyası üzerindeki etkileri ele alındı.

Türk ve Mısırlı aydınlar, AB üyesi güçlü bir Türkiye'nin Müslüman ülkeler için model olabileceğini vurguladı. Mısırlı emekli büyükelçi Cemal el Bayyoumi, Avrupa ile yürütülen müzakerelerde Ankara'nın edindiği tecrübelerden faydalanmak istediklerini belirtti. Kahire Üniversitesi Öğretim Üyesi İbrahim Bayyoumi ise Arap-İsrail sorununun çözümünde Türkiye'nin aktif rol oynayabileceğini ve AB'yi yönlendirebileceğini söyledi. Türkiye'nin çabalarıyla büyük bir ivme kazanan medeniyetler arası diyaloğun üyelikle birlikte daha da kökleşeceğine dikkat çeken Bayyoumi, Avrupa'nın sırt çevirmesi halinde Türkiye'nin Doğu'ya yöneleceğini kaydetti.

Avrupa Birliği (AB) üyesi Türkiye'nin İslam dünyası üzerinde derin etkiler bırakacağını vurgulayan Kahire Üniversitesi öğretim üyesi İbrahim Bayyoumi, demokratik bir Türkiye'nin bölge ülkelerinde demokrasinin gelişmesini hızlandırabileceğini vurguladı. Bayyoumi, din ve devlet ilişkilerinin düzelmesinde AB üyesi bir Türkiye'nin etkin bir rol oynayabileceğini belirtti. Fethullah Gülen'in insanlık ve insanlara ulaşma fikrinin kendisini çok etkilediğini anlatan Bayyoumi, Gülen'in bu fikriyatı çerçevesinde şekillenen Abant Platformu'nun her kesimden insanı bir araya getirmede gösterdiği başarının Mısır'a örnek olacağının altını çizdi.

Ahram Politik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi ile birlikte düzenlenen toplantıya katılan Bahçeşehir Üniversitesi öğretim görevlileri Prof. Dr. Eser Karakaş ile Şahin Alpay ise AB süreci ve halkın AB'ye bakışını değerlendirdi. 1990'dan sonra halk arasında AB'ye destek artarken, daha önce destek veren elitlerin ise karşı çıkmaya başladığını belirten Karakaş, özellikle de öğretim görevlileri arasında AB'ye karşı çıkanların oranının çok yüksek olduğunu belirtti. Halkın verdiği desteğin artmasındaki en önemli unsuru 'daha önce devletten dayak yiyenlerin AB'yi umut olarak görmesi' olarak değerlendiren Karakaş, "Eğitim düzeyi yükseldikçe AB'ye destek düşüyor, eğitim düzeyi düşük olanlar arasında ise AB konusunda daha sağlıklı bir düşünce hakim." şeklinde konuştu.

Şahin Alpay da son dönemde AB'ye desteğin yüzde 70'lerden yüzde 35'lere düştüğünü, bunun da pek çok sebebi olduğunu belirtti. Pek çok sebep arasında dört unsurun önemli olduğunu ifade eden Alpay, bunları şu şekilde izah etti: "Birincisi tam üyelik perspektifinin verilmemesi, ikincisi Fransa ve Avusturya'nın tam üyelik yerine imtiyazlı üyelik fikrini dillendirmesi, üçüncüsü Güney Kıbrıs'ın BM şartlarını kabul etmemesine rağmen AB'ye üye kabul edilmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin başörtüsü yasağını onaylaması."

Günün ikinci oturumunda ise İslam-Batı ilişkileri, modernlik ve modernite krizi ile İslam'ın modern dünyaya neler vaat ettiği konuları ele alındı. Holy Cros Üniversitesi'nden İbrahim Kalın, Gazi Üniversitesi'nden Prof. Mümtaz'er Türköne, Kahire Üniversitesi'nden Prof. Nadiya Mustafa ve Ahram Stratejik Araştırmalar Merkezi'nden Esseyid Yasin, günümüz İslam dünyasının maruz kaldığı eleştiri ve sıkıntılarla çözüm yollarını tartıştı.

Türkiye-Mısır Söyleşileri-1, 'İslam, Batı ve Modernleşme' başlığıyla düzenlenen toplantı Mısır'da büyük yankı uyandırırken, katılımcılar önümüzdeki yıl Türkiye'de düzenlenecek ikinci toplantıyı şimdiden büyük bir sabırsızlıkla beklediklerini ifade ediyor. Toplantı dolayısıyla Mısır'a gelen akademisyen ve gazetecilerin onuruna Türkiye'nin Kahire Büyükelçisi Şafak Göktürk önceki akşam bir resepsiyon verdi. Resepsiyona toplantıyı takip eden Türk ve Mısırlı misafirler katıldı. Dün akşam da Ahram Politik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi konukların onuruna bir yemek verdi. Yemeğe Mısır Halk Meclisi Başkanı Fethi Sürur da onur konuğu olarak katıldı. (Cumali Önal)