Yazdır

Dünyanın Uzak Derdi: Pasifik Notları

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 2007 Haberleri

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

Bir felsefeci gece yarısı uyuyan hanımını uyandırarak 'Dünyada insanların bu kadar derdi varken sen nasıl uyursun?' diye sorar. Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan'ın, Kaynak Yayınları arasında çıkan Pasifik Notları adlı kitabının önsözüne aldığı bu anekdot doğrusu insanı sarsacak, derinden etkileyecek bir anekdot.

Bu felsefecinin duyarlığına sahip insanlarımız, pasifiklere, adını çoğu insanımızın duymadığı ülkelere insanların derdini paylaşmak, onların dertlerini azaltmak, geleceğin dünyasını örmek için gitmişler ve gidip gelmeye devam ediyorlar. Şerif Ali Tekalan bu kitabında o "güzel insanlar"ın ikliminden bir demet sunuyor.

Yazar, kitabı kaleme alma sebebini kitabın önsözünde şöyle açıklıyor: "Değişik vesilelerle dünyanın farklı yerlerine yaptığım gezilerden birisi de pasifik ülkeleri tarafına olan geziydi. Bu gezi, uzun da bir zaman aldığı için, benim açımdan bir yandan öğretici, bir yandan düşündürücü, bir yandan da başkalarıyla paylaşmam gereken fikirlerin oluşmasına vesile olan gözlemlerle dolu idi. Basit bir maceradan öte Türk insanının, dünyanın dört bir yanına, hiçbir karşılık beklemeden götürdüğü 'yeni medeniyet anlayışı' ve 'insanlara ulaşma projesi' gibi güzel adlarla anılan eğitim hizmetlerinin ne gibi işlere yaradığı genç öğretmenlerin fedakârlıkları, işadamlarının cömertlikleri ve bunların somut neticelerinin dünyada oluşturmaya başladıkları sulh adacıkları, bu gezide görülüp de paylaşılmayı gerektiren en önemli karelerdendi."

Şerif Ali Hoca'nın bu denli yüksek misyonlar yüklediği kişiler kimlerdi? Bu isimsiz kahramanlar hangi niteliklere sahipti? Köyünden, kentinden ilk defa çıkan, dil ve yol bilmeyen bu gençler, Allah rızasından başka bir niyet taşımadan o ülkelere üniversite okumaya gitmişler, zamanla oraların kalbini şekillendirmeye başlamışlar ve her biri birer "isimsiz kahraman" sıfatını hak etmiş. Yapılan işlerin somut bir örneğini Kamboçyalı bir öğrenci velisinin, ki okulun tek öğrencisi olan çocuğunu o okuldan alıp Amerika'ya gönderen ve oğlu orada vefat eden babanın okulun mezuniyet töreninde yaptığı konuşmasıyla aktarıyor yazar:

"Bugün çocuğum bu arkadaşlarının arasında yok... Olsaydı ben de diplomasına bakıp gözlerinden öpecektim. Fakat üzülmüyorum artık. Çünkü bu mezun olan çocuğumun arkadaşları da benim çocuklarım gibi... Çünkü bunlar halen değerini bilmediğimiz bu güzel ve kaliteli okulun mezun ettiği çocuklar... Ağlıyorum, bağışlayın; çünkü bundan beş sene evvel benim ölen evlâdım bu okulun ilk talebesi idi. Ben de beş sene önce evimize ziyarete gelen iki öğretmene soğuk davrandım. Öğrencileri yok diye onlarla alay etmiştim. Onları çok üzdüm. Şimdi onlardan beni bağışlamalarını diliyorum. Keşke boyunlarına sarılsaydım ve deseydim ki, 50 oğlum olsaydı da hepsini sizin okulunuza verseydim. O zaman onlara bir su dahi ikram etmeyi çok görmüştüm. Fakat çok pişmanım. (...) Şunu biliyorum ki bu okula verdiğiniz çocuklara onlar, kendi çocuklarından daha iyi bakıyorlar."

Eğitim gönüllüleri, iklimine, diline, kültürüne yabancısı olduğukları bir yerde halkla kaynaşarak, oraların insanıyla gönül birliği kurarak yaşamaya devam ediyorlar. Tekalan, Pasifik Notları adındaki çalışmasıyla bu ülkelere kısaca işaret ederek Türk insanının dikkatini Endonezya, Malezya, Japonya, Filipinler, Sri Lanka, Burma, Tayland, Tayvan, Vietnam, Güney Kore, Japonya, Çin, Singapur, Maldivler gibi ülkelere çekiyor.

Yazar, bu gezilerinin ardından o güzel insanların çalışmalarının meyvelerini görüp güzel bir geleceğe olan ümidini pekiştirerek dönüyor: "Geleceğin dünyasının, bazılarının dediği gibi, medeniyetler çatışması ve kültürler çatışması arenası olacağına inanmıyorum. Bu inancımı da kitapta görüleceği gibi, kuvvetli delillere dayandırıyorum. İşte pasifikte gördüklerim ve algıladıklarımla, böyle bir dünyanın olabileceğine kanıtlar bulacaksınız." (Mustafa Oğuz)