Yazdır

Hollanda'da Gülen Aleyhtarlarına Bir Darbe Daha

Yazar: Zaman Avrupa Tarih: . Kategori 2009 Haberleri

Oy:  / 1
En KötüEn İyi 

Hollanda Hükümetinin daha evvel aldığı benzer bir karardan sonra, şimdi de Hollanda'nın ikinci büyük şehri olan Rotterdam Belediyesi, Gülen hareketi veya Fethullah Gülen'e sempati duyan kurum veya kuruluşların yasal çerçevede çalışan insanlardan oluştuğunu bildirdi. Gülen hareketine karşı ileri sunulan iddia veya suçlamaların belediyenin yaptığı aylar süren detaylı araştırmasının sonucunda olumsuz herhangi bir olguya ulaşılmadığı bildirildi.

Mecliste sandalyesi bulunan, sağcı Leefbaar Rotterdam'ın bir yıllık süreçte iki defa araştırılmasını istediği rapor sonunda meclis komisyonunda Rotterdam Belediye Başkanı Ahmed Abouteleb tarafından tartışmaya sunuldu. Daha evvel komisyona sunulan araştırma raporunda Leefbaar Rotterdam partisi tarafından özellikle araştırılması istenen konuların hepsi araştırılmış ve sonuçta kanunsuz veya yanlış herhangi bir durumun olmadığı sonucu çıkarılmıştı. Leefbaar Rotterdam, ortaya çıkan bu sonuçtan memnun olmadığını kamuoyuna bildirmiş ve akabinde rapor komisyonda görüşülürken, ek bir raporla iddialarının doğruluğunu kendilerince ispat etmeye çalıştılar.

Belediyenin raporunda hem polisiye hem de istihbari bilgiler toplanmış, meclis tasarısında dile getirilen ve adı geçen kuruluşların para girdileride araştılımış ve sonuçta hiçbir iddianın gerçeği yansıtmadığı sonucu çıkarılmıştı. Leefbaar Rotterdam'ın belediyenin aylar süren araştırma sonucunu kabul etmemesi ve kendilerinin sözde araştırmasıyla gelmesi diğer partiler tarafından ağır eleştirildi.

İnternet üzerinden ve hiçbir kaynak belirtilmeden kopyalama usuluyle hazırlanan sözde rapor hem Belediye Başkanı Abouteleb'in hem diğer parti sözcüleri tarafından eleştirildi ve böylesi bir raporun sadece haksız yere insanları zan altında bırakmakla kalmadığı aynı zamanda haksız yere suçladığı tespiti de yapıldı. Leefbaar Rotterdam devamlı olarak özellikle bu hareketin sempatizanlarının uzun vadede Hollanda'yı İslamlaştıracaklarını gerekçe olarak sunuyordu.

Hazırlanan Leefbaar raporunun büyük bir bölümünün tercüme edildiği, hatta bazı bölümleri tercüme etmeyi unuttukları ve raporun bir bölümünün Türkçe olması, raporun Türkler veya iyi Türkçe bilen insanlar tarafından hazırlandığı izlenimini verdi.

Mecliste sandalyesi bulunan diğer bütün partiler daha evvel defalarca Leefbarın bu iddiaları dile getirdiğini ve bundan dolayı da, bu iddiaların açıklığa kavuşması adına araştırma önerisine evet dediklerini söylediler. Çıkan sonucunda yeterli olduğunu ve dolayısıyla Leefbaar'ın böylesi suçlama ve zan altında bırakma operasyonlarına son vermesini istediler.

Adı geçen kuruluşların saygın ve sağlıklı çalışma yapan kuruluşlar olduğu ve insanların özel hayatlarına, inançlarına saygı gösterilmesi gerektiğini söylediler. Soru önergesinde Zaman Gazetesi, Diyalog Akademisi ve Cosmicus Koleji gibi kurumların adı geçiyordu. Raporda aynı zamanda bu kuruluşların entegrasyon ve diyalog ağırlıklı çalışmalar yürüttükleri ve bu çalışmalarında hem devlet hemde belediye tarafından alkışlanan çalışmalar olduğu tespiti yapıldı. Belediye tarafından yapılan araştırma sonucunun daha evvel Hükümet tarafından yapılan raporla örtüştüğü ve aynı sonuca varıldığı ifadeleri dikkat çekici bulundu. Hıristiyan Demokratlar Partisi sözcüsü Bayan van Hagenaars, Leefbaaar Partisinin hem bakanlığın hem de belediyenin ciddi raporunu beğenmediğini ve bundan dolayıda kendilerinin sözde bir rapor hazırladığı ve rapora baktığında, kaynak belirtilmeden sadece internet bilgileriyle hazırlanan böylesi bir amatörce rapora eğer bir öğrencim hazırlamış olsaydı kesinlikle zayıf not verirdim demesi dikkat çekici bulundu.

Sosyalist Parti Grup Başkanı Theo Coşkun ise, Hollanda'nın korkular üzerine edilmiş hassas bir yapısının olduğu ve özellikle dine ve dindarlara karşı ciddi belkide haksız bir korkunun olduğunu söyledi. Oysa Sufi geleneğinin de güzel taraflarının olduğunu söyledi. Özellikle Diyalog Akedemisi ve Ersamus evi tarafından yakın bir zamanda gerçekleştirilen Gülen-Erasmus seminerinin alkışlanacak örnek bir çalışma olduğunu söyledi.

Yeşiller Partisi ise, artık kendilerinin böylesi haksız suçlamaları artık duymak istemediklerini ve Leefbaar Partisinin suçlamalardan vazgeçmesini istedi. Bırakın insanlar artık işlerini yapsınlar ki yapılan işler hepimizin yararına dedi. VVD (Liberaller) grup başkanı ise tasarı istenildiği gibi sonuçlanmış dolayısıyla, ortada net bir durum var. Bunun dışında kim ne raporu hazırlarsa hazırlasın ancak kendi düşünceleridir deyip kendi işimize bakmamız lazım dedi. (Alaatin Erdal, Rotterdam)