Yazdır

"Gülen Hareketi, Barışçıl ve Diyaloğa Açık"

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 2009 Haberleri

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

Hollanda Parlamentosu'nda Fethullah Gülen Hareketi ele alındı. Entegrasyon Komisyonu'na davet edilen Hollandalı bakanlar, Gülen Hareketi'nin entegrasyona karşı olmadığını, özünde radikalleşmenin yer almadığını vurguladı. Daha evvel dört siyasi partinin verdiği soru önergesine hükümet altı farklı bakanlık adına cevap vermişti.

Daha evvel dört siyasi partinin verdiği soru önergesine hükümet altı farklı bakanlık adına cevap vermişti.

Yapılan araştırmada Gülen Hareketi ve bu harekete sempati duyan Türk kuruluşlarının entegrasyonu engelleyen herhangi bir çalışmalarının olmadığını belirtmişlerdi. Hükümetin bu cevabını yeterli bulmayan özellikle Sosyalist ve Liberal Parti sözcüleri, komisyon toplantısına iki farklı bakanı çağırarak bu konuyu detaylı görüştü.

Komisyon üyelerinin sorularına cevap veren Hollanda Entegrasyon Bakanı Eberhard Van der Laan, şöyle konuştu: "Genel manada bu hareketi analiz ettiğimizde karşımıza barışçıl, diyalog ağırlıklı, İslam ile modernizmin bir arada olacağına inanan, farklı alanlarda aktif ama hiyerarşik veya merkezi bir yapısı olmayan bir hareket veya düşünce tarzı çıkıyor. Hatta buna bir hareketten çok, birbirinden bağımsız kuruluşlar demek daha doğru olur. Haliyle bu yapıya eleştirisi olan veya bu yapının farklı emellerinin olduğunu iddia edenler de var. Bu karşıt fikirleri savunanlar bu hareketin üyelerinin kendi içlerinde farklı ve dışa dönük farklı bir tavır sergilediklerini iddia ediyorlar. Oysa biz Hollanda'da adı geçen bu kuruluşlara baktığımızda bunlar kendilerinin tamamıyla entegrasyon ağırlıklı çalışmalar yaptıklarını söylüyor. Hatta Cosmicus Koleji'nin Hollandalı velilerinden aldığım bir mektupta da bu konu desteklenmekte ve farklı bir uygulamanın okullarında olmadığı belirtiliyor."

Eleştirileri dikkate alarak inceleyeceklerini belirten bakan, hareketle irtibatlı hiçbir kuruluşun zan altında bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Bütün şüpheleri bertaraf edeceklerini anlatan Van der Laan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz de komisyonunuzun isteği doğrultusunda özellikle adı geçen yurtlarda verilen eğitim veya rehberliğin entegrasyona olan katkısını tekrardan ele alıp sizi bu konuda bilgilendirebiliriz. Bazı komisyon üyelerinin ve bazı bu harekete muhalif olanların şüphelerini giderme adına verdiğim bu sözü yanlış algılama veya adı geçen diğer kuruluşlara yönelik zan oluşturma veya farklı yargılama ortamı oluşturma kesinlikle söz konusu değil ve olmamalı."

İçişleri bakanı Guus Ter Horst: İddiaların gerçekle ilgisi yok

Hollanda İçişleri Bakanı Guus Ter Horst ise hükümetin yaptığı araştırmalar ve istihbarat raporlarında söz konusu hareketle ilgili olumsuz bir duruma rastlanmadığını kaydetti. Ter Horst, "Geçmiş aylarda hükümete sunulan soru önergelerinden sonra yapılan incelemelerde Gülen Hareketi'nin entegrasyonu engelleyen herhangi bir çalışmasının olmadığı sonucu çıkmıştır. Nasıl ve hangi ortamda söylendiği bilinmeyen ve başka bir ülke bağlamında kullanılan söylemlerle Hollanda'da bir yargıya varmak doğru değildir." dedi. Gülen Hareketi'nde radikalleşmenin olmadığını ifade eden içişleri bakanı, "Bu hareketin özünde güven ortamını sarsacak hareketler, şiddet ve hele hele terör eğilimi kesinlikle yok." şeklinde konuştu. Bakan Guus Ter Horst, özellikle bazı muhaliflerin iddialarının aksine bu hareketin paralel toplumlar oluşturma, toplumun bir kesimini izole etme, ayırma veya kanunsuzluk gibi bir hedefinin olmadığının altını çizdi.

Daha önce Rotterdam Belediyesi'nde aşırı sağcı Leefbaar Rotterdam Partisi belediye yönetimine benzer soru önergesi vermişti. Her seferinde aylar süren bir süreçten sonra belediye ve diğer siyasi partiler, hem Gülen Hareketi'nin hem de diğer Türk kuruluşların gereksiz ve yersiz yere zan altında bırakıldıkları ve haksız suçlandıkları sonucuna varılmıştı. Liberallerin ve özellikle Türk kökenli Sosyalist Parti milletvekili Sadet Karabulut'un Gülen Hareketi'ne ilişkin menfi çıkışları toplumun büyük bir kesimi tarafından eleştirilmişti. Sadet Karabulut'un bu çıkışlarının arkasında terör örgütü PKK yanlısı kimliğinin yattığı yorumları yapılmıştı. (Alaaddin Erdal, Lahey)