Yazdır

Nuri Paşa'nın İdealini Türk Okulları Gerçekleştiriyor

Yazar: Aksiyon Tarih: . Kategori 2009 Haberleri

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

1918'de Bakü'yü Rus, İngiliz ve Ermeni işgalinden kurtaran ordudaki öğretmen askerlerin ilk işi okul açmak olmuştu. Yarım kalan 'istikbal' mücadelesinde şimdi Azerbaycan'ın istiklali ile yaşıt Türk okulları önemli rol oynuyor. Okulların başarılarını Cumhurbaşkanı Aliyev 'Efsanevi Galebe' olarak nitelendirmişti.

Dünyanın 100'ü aşkın ülkesinde Türkiye adına barış köprüleri kuran Türk Okulları'nın organize ettiği Türkçe Olimpiyatı finallerinin Azerbaycan için başka bir anlamı var. Çünkü Türk Okulları 1990'ların başında ilk bu ülkede açılmış ve dünyaya buradan yayılmıştı. Ayrıca okullar 1920 yılında yarım kalan bir istikbal mücadelesinin ateşleyici unsuru oldu.

Türkçe yarışması için Bakü'deyiz; ancak yolumuz önce ülkenin ilk başkenti Gence'ye düşüyor. İslam coğrafyasında ilk parlamento burada kurulmuş ve ilk demokratik meclis burada açılmış. Meclisin girişinde ilk parlamentoda görev alan Millî Hükûmet'in lideri Mehmet Emin Resulzâde ve hükûmet üyelerinin fotoğrafının yanı sıra öğrenci ve öğretmenlerin mezuniyet hatırası büyük bir fotoğraf dikkat çekiyor. İşte Türk Okulları ve eğitimin öneminin fark edilme hikâyesi burada başlıyor.

Çoğumuz bilmesek de Türklerin en az Çanakkale destanı ve İstiklal Savaşı kadar önemli bir zaferi daha var. Bu zafer, İngiliz, Rus ve onların kullandığı Ermenilere karşı 1918'de Bakü'de kazanıldı. Zaferin kahramanlarından Kafkas İslam Orduları Komutanı Nuri Paşa, 20 binden fazla insanın katledildiği Bakü'den yükselen feryatlara el uzattığında, daha 27 yaşındaydı. Osmanlı'nın son dönemleri… Bir taraftan vatan savunması yapılıyor, kurtuluş mücadelesi veriliyor, bir taraftan da Osmanlı'nın küllerinden yeni bir devlet kuruluyordu. Ancak Azerbaycan'daki zulümlere sessiz kalınamazdı.

1918'de Azerbaycan'ı işgalden kurtaran Nuri Paşa'nın hikâyesi şöyle: "Bakü işgal edilip binlerce Azeri katledilince, Azerbaycan hükûmeti başkenti Gence'ye taşıdı ve Osmanlı'dan askerî yardım istedi. Türkiye'nin müttefiki Almanların itirazlarına rağmen Türkiye'de Kafkas İslam Ordusu kuruldu ve bu ordu yardım için sefere çıktı. Türk askeri Azerbaycan'da kurbanlar kesilerek karşılandı. Gence'nin her tarafına Osmanlı ve Azerbaycan bayrakları yan yana asıldı. Halkın bu sevinci Azerbaycan millî şairi Ahmet Cevat'a ait "Selam Türk'ün Bayrağına" şiirine yansıdı. Türkiye'de bu şiir 'Çırpınırdı Karadeniz' adıyla biliniyor." Türk insanının silahlı mücadelesi Gence'de başladı. İlk şehit burada verildi. Bugün Çanakkale'de Bakü doğumlu 18 yaşında şehit düşen Hasanoğlu İbrahim'in naaşı yatıyorsa, Bakü'de de Aksaray doğumlu Abdullah oğlu er İsa'nın naaşı yatıyor. Türk ordusu Azerbaycan'da 1130 şehit verdi; yaklaşık 30 saatlik çatışmalar sonunda Bakü işgalden kurtuldu. Azerbaycan bağımsızlığa kavuştu.

Nuri Paşa, Azerbaycan'ın istiklal mücadelesinde önemli rol oynadı; ama Azerbaycan'ın ilk meclisindeki o fotoğraf sadece istiklal değil, aynı zamanda istikbal mücadelesinin sembolüydü. Kafkas İslam Ordusu'nda Bakü seferine katılan askerler arasında öğretmenler de vardı. Bu öğretmenler, Bakü işgalden kurtulur kurtulmaz Gence'de okul açtı ve Azerbaycan gençliğini eğitmeye başladı. Kafkas Üniversitesi Öğretim Üyesi Mehmet Rıhtım, bu fotoğrafta bir mezuniyet hatırasının yansıtıldığını ve Nuri Paşa'nın ordusuyla gelen öğretmenlerin en önemli faaliyetlerinin eğitim alanında olduğunu ifade ediyor. Rıhtım, eğitim faaliyetlerinin 1920'de Rus işgalinden sonra yeniden kesildiğini ve o döneme ait bütün belge ve dokümanların yok edildiğini kaydediyor.

Azerbaycan, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dağıldıktan sonra 1991 yılında yeniden bağımsızlığını ilan ettiğinde, ilk tanıyan Türkiye oldu. Ancak bağımsızlık ilan edilmeden bir yıl önce, 20 Ocak 1990'da Bakü'de yaşanan katliamı hatırlamak gerekiyor. Azeri vatandaşlar tank paletleri altında ezilirken bunun yankıları Türkiye'de bir başka oldu. İzmir'in Şadırvan Camii'nde 20 Ocak katliamını anlatırken kürsüde bayılan Fethullah Gülen Hocaefendi arkadaşlarına, dinleyenlerine, 'Gidin! Kardeşlerinize yardım edin.' mesajı veriyordu.

O gün Türk insanı Azeri kardeşine maddi–manevi yardıma koştu. Eğitim gönüllüleri ise cehalet ile savaş adına bir mücadeleye başladı. Azerbaycan Millî Eğitim Bakanı Mısır Merdanov'un "Benim bugüne kadar eğitim adına yaptığım en büyük icraatım" diye nitelendirdiği Türk Okulları işte böyle bir süreç içinden geçerek önce Azerbaycan'da açıldı, ardından dünyaya yayıldı. Bugün Azerbaycan'da Çağ Öğretim Şirketi'ne bağlı 12 ilköğretim ve lise, 11 üniversite hazırlık kursu ve 1 üniversite açılmış. 5 bine yakın öğrencinin okuduğu okullar Azerbaycan'ın en popüler okulları. Mezunları önemli devlet kurumlarında görev alıyor. Kendi öğretmenlerini yetiştiren Türk Okulları'nda artık yüzde 70 oranında Azeri öğretmenler görev yapıyor. Bu okulların açılmasında büyük emeği olan Azerbaycan Cumhurbaşkanı Merhum Haydar Aliyev "Ben bu okulları her zaman destekledim, yardım ettim. Çünkü bu okullar Azerbaycan'ın eğitim sisteminde yenilik oluşturdular." demişti. Eğitim Bakanı Mısır Merdanov ise " Okullar iki ülke arasında öyle güçlü bir köprü oluşturdu ki artık bu köprüyü kimse yıkamaz." diyor.

Aliyev'den Gülen'e Mektup

Azerbaycan'ın bugünlere gelmesinde rahmetli Haydar Aliyev'in büyük emeği var. Azerbaycan'da okul açılmasına vesile olan Fethullah Gülen Hocaefendi'ye 'Çok hürmet ettiğim büyük dostum' diye hitap eden Aliyev'e 1998'de yeniden cumhurbaşkanı seçildiğinde Fethullah Gülen Hocaefendi bir tebrik mektubu göndermiş. Haydar Aliyev de bu mektuba teşekkürle cevap vererek, "Size muhkem can sağlığı ve hayırlı faaliyetler arzu ederim." diyerek karşılık vermiş.

Azerbaycan'da başlayarak dünyanın her tarafına yayılan Türk Okulları birkaç yıldır büyük bir organizasyona imza atıyor: Türkçe Olimpiyatı. Şimdilerde dünyanın her tarafında Türkçe ve Türkiye'ye ilgiyi artırmak amacıyla yapılan Uluslararası Türkçe Olimpiyatı'nın ülke finalleri yapılıyor. Bu yıl Türkçe Olimpiyatı'na 115 ülke katılıyor. Çeşitli etapları olan yarışmada kendi ülkesinde dereceye giren öğrenciler 27 Mayıs'ta Türkiye'deki finallere katılacak.

Biz de Türkiye'den bir grup gazeteciyle Azerbaycan'ın başşehri Bakü'deyiz. Türkçe Olimpiyatı'nın Azeri lehçesiyle buradaki ismi 'Ana dilimizi sevek, sevdirek müsabakası.' Azerbaycan millî lideri Haydar Aliyev'in 'Biz bir millet, iki devletik' sözü yarışmanın sloganı olmuş. Türk dünyasının ünlü şairi Bahtiyar Vahapzade'nin "Dilimiz kimliğimiz, pasaportumuzdur. Dil yoksa ülke de yoktur." sözü herkesin dilinde.

Azerbaycan'da Türkçe Olimpiyatı'na devlet öncülük ve sahiplik yapıyor. Olimpiyat, Azerbaycan Millî Eğitim Bakanlığı, Atatürk Kültür Merkezi, Türkiye Büyükelçiliği ve Azerbaycan'da Türk Okulları'nı açan Çağ Öğretim Şirketi'nin ortak organizasyonu.

Üst düzey devlet programlarının yapıldığı Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki Flormanya'dayız. Salonun sağ tarafında Atatürk'ün portresi ve 'Hayatta en hakiki mürşit ilimdir' sözü, solunda ise Azerbaycan millî lideri Haydar Aliyev'in fotoğrafı ve 'Tahsil milletin geleceğidir' sözü asılmış. Önde jüri heyeti oturuyor. Heyette Türkiye'den Erhan Güleryüz, Ertuğrul Erkişi gibi ünlü sanatçılar var. Azerbaycan'dan ise bölgenin Tarkan'ı olarak ünlenen Faik Agayev, halk sanatçısı Arif Babayev, sanat müziğinin emektar sanatçılarından Tunzale Agayeva gibi isimler bulunuyor.

Protokolde kimlerin olduğunu anlamak için ön sıraya bakıyorum. Jüri üyelerinden başka Türkiye'den gelen gazeteciler var. Eğitim Bakanı Mısır Merdanov, Türkiye Büyükelçisi Hulusi Kılıç, çok sayıda milletvekili, önemli devlet adamları, rektörler var. Kapasitesi 1000 kişi olan salon hınca hınç dolu. Yarışmanın afişindeki resim dikkat çekici. Elinde meşale tutan bir adam figürü, meşaleden Azerbaycan'ın bayrak renkleri kırmızı, yeşil ve mavi alevler çıkıyor. Ama ilginç olan meşalenin içindeki alev. Bu alev Arapça 'Allah' yazıyor. Bu yazının Azerbaycan'ın millî devlet arması olduğunu öğreniyoruz.

Yarışma millî marşların ardından bir öğrencinin Millet Ruhu isimli şiiri okumasıyla başlıyor. Azeri öğrenci 'Bir yiğit vardı gömdüler şu karşı bayıra/ Arkadan kefenini, gömleğini soydular/ Aman kalkar deyip üstüne taşlar koydular' derken insanların göz pınarından damlalar süzülüyor. Geçen yıl Azerbaycanlı öğrenci Hatice Alizade'nin şarkı kategorisinde 'dünya birincisi' olması Azerbaycan'da müthiş bir coşku oluşturmuş. Bu yüzden hedefleri büyük. Azerbaycan'ın her tarafından 10 bine yakın öğrenci yarışmaya iştirak etmiş. Olimpiyat bu yüzden çok çetin geçti. Jüri sıralama yaparken çok zorlandı. Azeri öğrencilerin okuduğu şiirlere ilave yorumladığı şarkı ve türküler duygulu anlar yaşattı. "Urfa'dan paşa gelmiş" türküsü sanki Urfa'da okunuyor gibiydi. 'Demir attım yalnızlığa' şarkısı seslendirilirken bir gazetecinin "Valla Ebru Gündeş'ten iyi okuyor" dediğini duydum. Hele bir öğrencinin "Telli turnam selam götür sevdiğimin diyarına/ Üzülmesin ağlamasın belki gelirim yanına" diye başlayan Telli Turnam türküsü çoğu kimseyi ağlattı. 4 saate yakın süren yarışmanın sonunda birinciliği bu türkü aldı. Dereceye girenlere 10 günlük Türkiye tatilinin hediye edileceğinin anons edilmesi ise büyük sevinçle karşılandı. Çağ Öğretim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Enver Özeren, "Azerbaycan-Türkiye kardeşliğine hizmet etmek bizim birincivazifemiz." diyor. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev "Ben bu okulları çok beğeniyor ve destekliyorum. Büyük işler görüyorlar." diye konuşuyor.

Türk Okulları Azerbaycan'a uluslararası bilim olimpiyatlarında altın madalyalar kazandırıyor. Ülkenin yüksek puanla öğrenci alan en iyi üniversitelerine giren çocuklar buralardan yetişiyor. Nuri Paşa'nın 1918'de Azerbaycan'ın istiklal mücadelesi yanında yarım kalan istikbal mücadelesini şimdi Azerbaycan'ın bağımsızlığı ile yaşıt Türk Okulları yerine getiriyor.