Yazdır

Sevgi Çağrısı Bir Kitap

Yazar: fgulen.com Tarih: . Kategori 2009 Haberleri

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

Önümüzde bir sevgi elçisi tarafından yazılmış, sevgi çağrısı olan bir kitap var. Fethullah Gülen'in Bulgarcaya kazandırılan 'İnsanın Özündeki Sevgi' kitabının tanıtımında konuşan Sofya Üniversitesi Şarkiyat Merkezi Müdürü Prof. Aleksandır Fedotov, bu ifadelerle kitabı takdim etti. Kitabın tanıtım töreni Sofya Üniversitesi Şarkiyat Merkezi, Tolerans Akademisi ve kitabın ilk baskısını yapan Trud yayın evi tarafından düzenlendi. Prof. Fedotov'a göre kitap, yeni Türkiye'nin bir yüzü mahiyetinde. Konuşmasının devamında Prof. Fedotov; "Bu yüzü incelemek benim için oldukça ilginç bir deneyim oldu. Antalyalara gitmekle görmeyi başaramadığımız o yüzü okumak ve anlamak!" sözlerine yer verdi.

Ona göre kitap; daha fazla şeyler öğrenmek, gelecek hakkında neler yapılması gerektiğini veya yapılabileceğini görmek isteyen herkese son derece yararlı bir kaynak. "Bu kitap son derece samimi, yararlı ve net cevaplar veriyor. Bu da çok önemli bir konu. Çünkü net cevapların milli veya dini bir kimliği yok. Bu kitapta onları keşfediyoruz." ilavesinde bulunuyor Prof. Fedotov.

Rusya İlimler Akdemisi'nden Prof. Rostislav Ribakov da gerçek muallimin yalancı olandan nasıl ayırt edileceğini İncil'in bir cümlesiyle gösterdi. "Amellerinden tanıyacaksınız." Ribakov, "Bu şekilde Gülen'i doğruyu söyleseler de aslında bir muallim olamayan diğerlerinden ayırabilirsiniz." tespitiyle devam ediyor konuşmasına. Ona göre ülkeler eğitim, diyalog ve toleransla değişiyor ve bunda da beraberinde çok sayıdaki iyilik öğretmenleriyle Gülen'in büyük katkıları var. "21. yüzyıl, 11 Eylül 2001 tarihinde başladı. Bu tarihte asla hayat hakkı olmayan bir ifade türedi: İslami Terör. Bu, İslama yönelik bir hakarettir. Terörist teröristtir, dini de yoktur. Bizler her şeyin güzele dönüşeceği ümidindeyiz ve buna da inanıyoruz! Çünkü Gülen gibi muallimler var." açıklamasında bulunuyor Prof. Ribakov.

Prof. Tsvetan Teofanov'a göre Fethullah Gülen'in fikirleri İslam'ın temel prensipleri üzerinde bina edilmiş. "Gülen'e göre tolerans insandaki en kutsal duygu olan sevginin neticesidir. Sevgi ise, 'dünyaya gelen her varlıkta en esaslı bir unsur, en parlak bir nur, en büyük bir kuvvettir'. Her şey sevgiden hasıl olur. Sevgi ise peygamberler yoludur, yani Yüce Yaratıcıya ve eserlerine götüren bir yol." şeklinde devam ediyor konuşmasına Prof. Teofanov.

"Gülen, nefsani bütün beklentileri aşmış gelenekteki o seçkin manevi zümrenin bir temsilcisi." diyen Prof. Teofanov'a göre onun bütün enerjisi ve sevgisiyle kendisini adadığı öğretisi kitaptaki şu alıntıda gizli: "Evet bugün, iffetli, temkinli, tedbirli, samimi, ihlaslı, çalmayan-çırpmayan, kendini fazlaca düşünmeyen, hasbî, yaşatma zevkiyle yaşamadan vazgeçmiş, dünyevî beklentileri bulunmayan Hak erlerine ihtiyaç var. Eğer toplum bu vasıflarla bezenmiş insanları bulabilirse, temiz vicdanlar onlara doğru yönelecektir."

Ne olursan ol, ben gelirim

Türk araştırmacı-yazar Enes Ergene'ye göre Gülen hakkında konuşulunca herkesin aklına iki temel kavram geliyor, sevgi ve hoşgörü. "İslam kozmolojisine göre evrenin merkezi ya da şöyle diyelim semeresi insandır. İnsan Allah'ın bütün isimlerinin en yüksek tecellisine mazhar olmuş mükemmel bir ayinedir. Yani ilahi muhabbet ve sevginin semeresi insan olmuş oluyor. Öyleyse kainatın ve insanın mayası sevgi ve muhabbettir. İşte İslam sufizminin doğduğu alan da tam burasıdır. İslam sufizminde insan ile Allah arasındaki ilişki aşk ve muhabbet ilişkisidir. Her varlık Allah'ın bir ayinesi ise –ki öyledir- öyleyse bu ayineye saygı ve sevgi duymalı. O ayineyi kırmamalı ve asla incitmemelidir. İşte Gülen'in diyalog ve hoşgörü kavramlarına yüklediği anlam tam olarak burada doğmaktadır." şeklinde devam ediyor konuşmasına Ergene. Ona göre Gülen'in sevgi anlayışı 'Ne olursan ol, gel' şeklinde değil, 'Ne olursan ol, ben gelirim' şeklinde.

"Türkiye'de 'Ateş, düştüğü yeri yakar' şeklinde bir söz var. Gülen'e göre bu, bencillik ve bohemliğin felsefesi. 'Ateş nereye düşerse düşsün önce beni yakar.' İşte bu ideal ve diğergam bir ruhun felsefesidir, Gülen'e göre." diyor Ergene ifadesinde ve ekliyor: "Gülen, her medeniyet ve kültürün aslında diyaloga açık olduğunu belirtiyor. Çünkü onlar birbiriyle kavga etmez ve çatışmaz. Geçekte çatışan insandır, insanlardır. Gülen'in faaliyetleri medeniyetlerin yapıcı olan bu özellikleri üzerinde temelleniyor."

Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin uzun yıllar başkanlığını yapan emekli general Prof. Stoyan Andreev ise şu şekilde fikirlerini açıklıyor: "11 Eylül sonrası insanlığa tekrar anlaşma ve müşterek çalışma yollarını gösteren, belki de onu medeniyetler çatışmasından kurtaracak olan bu büyülü reçeteleri bulduğum kişi Fethullah Gülen oldu. Onun kitabında gerginliklerin giderilmesi ve çatışmaların önlenmesi konusunda öneriler getiriliyor."

Gülen, günümüz dilindeki sevginin tercümanı

"Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sas), bir hadislerinde Allah'ın her yüzyılda dini tecdit edecek kişiler göndereceğini belirtiyor. Benim kanaati acizanem, Allah'ın günümüz dilinde sevgi ve toleransın tercümanlığını yapmak, birbirimize karşı nasıl davranmamız ve birbirimizi nasıl sevmemiz gerektiğini öğrenmemiz için gönderdiği bu kişilerden biri de Fethullah Gülen." diyen Bulgaristan Başmüftüsü Mustafa Haci; insanlığın değerlerinden uzaklaştığı, kin ve nefretin insanın kalbini ve özünü sardığı bir dönemde yaşadığımızı, karanlığın etrafı sardığında da ışığa ihtiyaç duyduğumuzu, bu ışığı da Fethullah Gülen gibi kişilerin verdiğini belirtti.

"Gerçekten de her şeyin en iyisini bilen Yaratıcımız 21. yüzyılda da insanlığa iyiliğin, sevgi ve hoşgörünün tohumlarını dağıtacak Gülen gibi kişiler gönderiyor." diyen Vidin metropoliti Dometian kitabı okuyan inançsız bir kimsenin bile sevginin, barışın ve hoşgörünün Yaratıcısını aramak için bakışlarını semaya kaldıracağını belirtiyor. Metropolit Dometian konuşmasının devamında "Kitabı okurken Hz. İsa'nın 'İnsanlara, sana davranmalarını istediğin gibi davran.' sözlerinin rayihasını duydum." dedi.

Bulgaristan'ın eski ve demokrasi dönemindeki ilk cumhurbaşkanı Jelyu Jelev ifadelerinde "Yazarın yaklaşımları ve özellikle de küresel bir sevgi medeniyeti konusundaki fikirleri karşısında hayranlık duydum. Yazar, çok yerinde ve doğru bir tespitle 'küresel medeniyet'i insan haklarının ve özgürlüğünün korunması ve güvence altına alınmasına bağlıyor." sözlerine yer verdi.

Kitabı neden yayınladık?

Trud Yayın Evi Müdürü ve Trud gazetesinin genel yayın müdürü birinci yardımcısı Nikola Kitsevski kitabın yayınlanma serüvenini şu sözlerle anlattı: "Kitabı yayınlamadan önce onu Ortodoks bir Hıristiyan gözüyle çok dikkatli bir şekilde okudum ve yayınladık. Sizlere bu kitaptan her Hıristiyan düşünürün altına imzasını atabileceği bir paragraf okumak istiyorum: 'Bir mümin, kendisine çarpan en sert şahapları bile yerkürenin atmosferi gibi sinesinde eritmeli ve en yakın daireden başlayarak en uzaktakilere kadar herkese hep imanından gelen sevgi, muhabbet ve diyalog ışıkları saçmalıdır, saçmalı ve bir insan olarak herkesi, hattâ her canlıyı, Yaradan'dan ötürü sevmeli ve varlığa karşı merhamet hisleriyle dopdolu olmalıdır.'" Kitsevski, bu ifadelerin kitabın içeriği hakkında bir kanaat oluşturmak için yeterli, aksi yönde yazılacak her şeye de cevap olduğunu belirtti.

Kitabın tanıtım töreni genç şarkıcı Sunay Çalıkov'un mini konseriyle tamamlandı. (Tayfur Hüseyinov, Bulgaristan)