Yazdır

İnsanlığı, Diğergamlar Kurtaracak

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 2010 Haberleri

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

"Bir dünyada yaşıyoruz ki ışık-karanlık iç içe, nur ve kir bir arada, ahlâk ve fazilet lâahlâkilikle atbaşı, buğu buğu nezahet, levsiyat tufanına karşı ve ümitler adım adım inkisarların arkasında..." diye başlıyor Sızıntı dergisinin bu ayki başyazısı. 'Kuvvetin Çılgınlığı' adını taşıyan başyazıda kaos dolu günümüz dünyası değerlendiriliyor.

Sızıntı dergisinin Ocak sayısı "Kuvvetin Çılgınlığı" adını taşıyan başyazıyla okura ulaştı. 2010 yılının ilk Sızıntı'sının başyazısı kaos dolu günümüz dünyasının bir değerlendirmesini yaparken, insan olmanın anlamını kuşanarak karanlıklardan aydınlığa çıkılacağının da müjdesini veriyor.

Zamanın hiçbir diliminde, bu çağda olduğu ölçüde bir çözülüş ve oluşum sürecinin yaşanmadığına dikkat çekiyor Sızıntı'nın başyazısı. Kuvvetin çılgınlığı tarif edilirken, güç ve kuvveti temsil edenlerin, teknolojik imkanları hırslarının emrine vererek, geçmiş dönemlerde bir asra sığdırılamayan yakıp yıkmaların en korkuncunu birkaç güne sıkıştırabildikleri ifade ediliyor. Bu çağın en belirgin özelliğinin hakkın kuvvete feda edilmesi, menfaatin bütün değerlerin önüne çıkması olduğu belirtilerek, günümüzde yaşanan kaoslar zincirinin arkasında da yine bu azgınlaşmış kuvvetin bulunduğuna işaret ediliyor. İnsanlığı bekleyen gaileleri aşmak içinse kendisi namına yaşamayan diğergam ruhlara ihtiyaç olduğuna dikkat çekiliyor: "Evet, bugünkü insanlığı, kendini düşünmeyen ve kendisi için yaşamayan kahramanlar kurtaracaktır. Bu kahramanların sevgiyle tüllenen ışıktan düşünceleri, büyük çoğunluğun ruhlarını sardığı gün, tabakat-ı beşer çapındaki fırtınalar dinecek, hasret ve hicranlar sona erecek.. ve devletler arası dengedeki yerimizi istirdat etmemiz sayesinde, ciddî ve âdil bir disiplinle, tabii ve tam bir hürriyet düşüncesine bağlılık içinde İlâhî bir muvazene sırrına erilecek.. toplum planında mâruz kaldığımız buhranlar, içtimaî krizler ve milletler arası münasebetlerdeki devasa problemler birer birer çözülecek.. sevinç, tasa felâket ve saadet arasındaki ezelî âhenk yeniden teessüs edecektir. "

Derginin 'Kalbin Zümrüt Tepelerinde' üst başlığını taşıyan tasavvuf eksenli orta sayfa yazılarında bu ayki konu ise 'Fasl-vasl'. Ayırmak/ayrılmak anlamını taşıyan 'fasl' kelimesi yazıda dünya ve ahiret alâkalarından sıyrılmak, böyle bir sıyrılmada iradenin dahli olabileceği mülâhazasıyla ondan da sıyrılmak olarak anlatılıyor. Ulaşma/birleşme anlamındaki 'vasl' ise sâlikin ilm-i şühûd ile Hakk'a vuslatı olarak yorumlanıyor. Her iki makam da etraflıca açıklandıktan sonra 'tatmayan bilmez' deniliyor.

Zübeyir Selim ise "İman ile Gelen dönüşüm" başlıklı yazısında Necip Fazıl'ın yaşadığı fikri dönüşümü anlatıyor. "Yıllarca gezdirdim hoyrat başımı/ Aradım, bir ömür arkadaşımı/ Ölsem dikecek yok mezar taşımı/ Hâlime ben bile hayret ederim." dizeleriyle yola çıkan şair, ömrünün sonunda azmin ve kararlılığın örneklerini haykırmaktadır: "Yokuşlar kaybolur çıkarız düze/ Kavuşuruz sonu gelmez gündüze/ Sapan taşlarının yanında füze/ Başka âlemlerden farkımız bizim."

Fatih Balcıoğlu, 'İttihat ve Terakki Üzerine Düşünceler' başlıklı yazılarına bu ay da devam ediyor. Ali Uğuz'un 'Yağmur Damlasında Seyahat', Hasan Aydınlı'nın 'İnsan ve Şiddet', Zekeriya Şükür'ün 'Bitkiler Kuraklığa Nasıl Dayanır?' isimli yazıları Sızıntı'da yer alan diğer makaleler arasında. 'Kitaplık' bölümünde ise Nihat Dağlı, Reşit Haylamaz'ın 'Müminlerin En Mümtaz Annesi Hazreti Âişe' kitabını tanıtıyor.