Yazdır

Fethullah Gülen'in Maneviyat Anlayışı Eğitimde Başarılı Bir Model

Yazar: Zaman Tarih: . Kategori 2010 Haberleri

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

Frankfurt'ta hafta sonu Kültürlerarası Diyalog Derneği (FID e. V) ile Sankt Georgen Felsefe ve Teoloji Yüksek Okulu'nun ortaklaşa düzenledikleri "İnsana Hizmet: Eğitim ve Maneviyat" konulu konferansta Gönüllüler Hareketi'nin ve Cizvitler diye bilinen Loyolalı İgnatiusu'un takipçilerinin eğitim ve maneviyat anlayışı masaya yatırıldı. Sankt Georgien Yüksek Okulu'nda gerçekleştirilen konferansa birçok bilim adamı, akademisyen ve medya mensubu katıldı.

Frankfurt'da bulunan Sankt Georgen Felsefe ve Teoloji Yüksek Okulu, kurulduğundan bu yana ilk defa Hıristiyanların ve Müslümanların katılımıyla bir program gerçekleştirdi. 84 yıl önce kurulan yüksekokulda Gönüllüler Hareketi ve Cizvitler diye tanınan Loyolalu İgnatius'un takipçileri tarafından dünya çapında açılan okullarda eğitim ve her iki hareketin maneviyat anlayışı ele alındı.

Programın selamla konuşmasını yapan World Media Group AG Denetleme Kurulu Başkanı Abdullah Aymaz, Sankt Georgen Felsefe ve Teoloji Yüksek Okulu'nun ilk defa başka bir inançtan insanlara ev sahipliği yapıp fikir alışverişinde bulunmasının çok önemli olduğunu söyledi. Hizmet olarak adlandırılan hareketin insanlığın barış ve huzur içinde yaşaması için çalıştığını ifade eden Abdullah Aymaz, "Eğitimde sadece bilgi vermek yeterli değil. Fedakarlık ve özveri de gerekiyor.Anadolu insanı hizmete gönül verip fedakarlık gösterdi. Fedakar insanlar dünyanın dört bir yanına açıldı. Sorunların çözümü için çalışıyorlar" dedi. "İnsana Hizmet: Eğitim ve Maneviyat" konulu konferansta Hıristiyanlar ile Müslümanlar arasında birçok ortak yönün olduğunun görüldüğünü belirten Abdullah Aymaz, "Bu tür diyaloglar barış ve huzur içinde bir arada yaşamak adına ümit verici adımlar."dedi.

Gönüllüler Hareketi'nin temellerini genel olarak 'hizmet' kavramını kullanarak tanıtan ilk konuşmacılardan Zaman yazarı Süleyman Bağ, hizmeti cehalet, fakirlik ve bölünmüşlüğün karşısına 'Allah rızası', 'ihlas' ve 'müspet hareket'i çıkarak bir hareket olduğunu vurguladı.

Hareketin gönüllülük esasına dayandığını, günlük, sosyal ve küresel konuları kapsayan sorunlara çözümler ürettiğini belirten Bağ,"Hizmetin, seküler yapıda başarılı olması dikkat çekicidir. Başta Türkiye olmak üzere eğitim faaliyetlerinin olduğu ülkelerde demokratik hayata katkı sunmaktadır. Sadece Türkiye'de değil, ABD, Orta Asya, Afrika, Uzak Doğu, Balkanlar ve Batı Avrupa'da yani farklı inanç ve kültürün olduğu ülkelerde de kabul görmesi ve başarılı olması evrenselliğini gösteriyor" şeklinde konuştu.

Bağ, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin ve onun öğretilerini takip eden hareketin Allah rızasından yola çıktığını, ihlas ile bu idealin farklı mülahazalar için alet edilmemesini amaçladığını, müspet hareket ile de 'Karanlığa küfür etme, bir mum yak" sözünü düstur edindiklerini kaydetti. Konferansta hareketin bu yolla dünyanın değişik ülkelerinde açılan okullara her türlü din, ırk ve inançtan öğrencilerin eğitim gördüğü ve bu okulların dini bir okul olmadığının altı çizildi.

Eğitimde gençlere yardım etmeninin ve maneviyatlarının güçlendirmenin gerekliliğine vurgu yapan Bonn Cizvit Okulu Aloisiuskolleg Din Eğitimi Sorumlusu Dr. Philipp Görtz, kendi okullarında "Okullarımızda öğrencilerin kim olduklarına ve maneviyatlarına dair soru işaretlerine cevaplar veriyoruz" şeklinde konuştu. Dünyanın değişik ülkelerinde açılan bu okullarda Hıristiyanlık öğretilerinin esas alındığını ve eğitimde inançlarının öğretildiğini kaydeden Dr. Görtz, "Cizvit okullarında hedef Tanrı'yı tanımak ve bilmek. Sadece dini eğitim vermiyoruz ama eğitimde inanç birincil konulardan. Öğrenciler diğer derslerinin yanında Tanrı'ya giden yolu öğreniyor."dedi.

Berlin Canisius Kolleg Din Sorumlusu Tobias Zimmermann ise eğitimin dini kimliğin oluşmasında önemli rol oynadığını belirterek, okullarda öğrencilerle beraber ibadet etme, Cizvit öğretilerinin aktarılması, başkaları için iyi bir insan olma duygularının verildiğini söyledi. Bir çocuğun kendi dinine vakıf olmasının önemine işaret eden Zimmermann, okullarında farklı dinden öğrencilere de kendi dinlerini çok iyi öğrenmelerini salık verdiklerini ifade etti.

Fethullah Gülen'in Maneviyat Anlayışı Eğitimde Başarılı Bir Model

Stuttgart'da kaliteli eğitim hizmeti ile ilgi odağı haline gelen BIL Koleji Müdürü Muammer Akin, 2004 yılında 24 öğrenci ile başladıklarını ve bugün 277 öğrenciye ulaştıklarını hatırlattı. Akın, "Okulumuzda dini eğitim verilmiyor. Eğitim ve konuşma dili Almanca. Biz ne uyum okuluyuz ne de dini eğitimi veren bir okuluz. Alman eğitim sisteminin bir parçasıyız." dedi. Okula değişik inanç ve etnik kökenden öğrencinin geldiğini kaydeden Akın, isteyen olduğu takdirde ibadetlerini bireysel olarak yerine getirebildiklerini söyledi.

"Bu Okullardan Birisinden Mezun Olduğum İçin Çok Mutluyum"

Konferansta mezun olduğu okuluna dair anılarını ve düşüncelerini anlatan Rusya'nın St. Petersburg şehrindeki Türk-Rus özel okulundan mezunu Timofey Neshitov, "Hayatımın en önemli adımlarından biri ailemin beni bu okullardan birine göndermesi oldu. Son derece mutluyum. Kaliteli bir eğitim sistemi var. Bu koleje giden arkadaşlarımın neredeyse hepsi çok iyi meslek sahibi oldular. Daha önceki okulumdaki öğrencilerin ise uyuşturucu ve benzeri sorunları oluyordu" dedi. Öğretmenlerin fedakarlık içinde çalıştıklarını hatırladığını belirten gazeteci Neshitov, "Yatılı kalıyorduk. Hafta sonları istersek eve gidebileceğimiz halde ben hiç gitmek istemiyordum. Dini bir eğitim yoktu, hiç dini motifli bir şeye de rastlamadım ama beni eğitmenlerime bağlayan, onları sevdiren bir şey vardı. Ateist olmadıkları belliydi" şeklinde konuştu. Kolejden mezun olduktan sonra gazetecilik eğitimi aldığını ve sonrasında Almanya'ya geldiğini ifade eden Neshitov, "Gülen Hareketi'ni ve bu okulun Gülen'in tavsiyelerine uyan fedakar insanlar tarafından açılmış olduğunu ilk defa Almanya'da duydum. Kolejde okurken en küçük bir fikrim yoktu" dedi. Almanya'nın önemli gazetelerinden Süddeutsche Zeitung için çalışmalar yapan Neshitov, "Bazen Gülen'in düşüncelerini keşke çok önceden tanıyabilseydim diyorum" diyerek sözlerini tamamladı.