Yazdır

Siyasetten Silinmek...

Yazar: Fehmi Koru, Zaman Tarih: . Kategori 1995 Köşe Yazıları

Oy:  / 3
En KötüEn İyi 

Grubu, dünkü toplantısında, iki konu üzerinde yoğunlaştı: Biri, CHP lideri Hikmet Çetin'in, geçtiğimiz kurban bayramında, kendi evinde, Fethullah Gülen Hocaefendi ile görüştüğü haberi; diğeri de, Fidel Castro'nun başında bulunduğu Kuba'ya karşı uygulanan ambargonun kaldırılması... CHP'liler, ambargo kalksın diye imza topladılar. Bayram görüşmesini de doyasıya eleştirdiler.

Bir süredir, CHP'nin halka yabancılaştığı yolunda yorumlar yapıyoruz; ancak, her yeni olayın bu tesbitimizi desteklemesi bizi bile hayrete düşürüyor. CHP'nin, kendi tabanını teşkil edenler de dahil, oy istediği geniş kitlelere tamamen yabancı bir parti durumuna düştüğünün bundan daha çarpıcı bir göstergesi olamaz: Milletin sevdiği, saydığı insanları karşısına alırken, dünyanın ve Türkiye'nin gündeminde olmayan uzak bir adanın derdiyle dertleniyor CHP'liler.

CHP içinde bir grup, ülkemizin öndegelen hocaefendilerinden birinin, siyasilerle görüşmesini hazmedemiyor. Nitekim, kendi liderlerinin geçen bayram günü evinde ağırladığı Fethullah Hocaefendi ile görüştü diye, Başbakan Tansu Çiller için Meclis'e araştırma önergesi vermeye hazırlanıyordu bir CHP milletvekili... Oysa, benzer görüşmeler, Meclis içi ve dışında, ünlü-ünsüz, ana özelliği ülkeye hizmet etmek olan kişiler arasında yıllardır yapılıyor.

Bu noktaya özellikle dikkat etmekte yarar var. Son zamanlarda kamuoyuna yansıyan Fethullah Gülen Hocaefendi'nin görüşme ve temaslarını, bazı çevreler, ısrarla 'siyasi destek' çerçevesinde değerlendirme eğilimdeler, oysa bu yanlış bir değerlendirme... Başbakan ve yakınlarıyla görüşüldüğünde, bunu, 'DYP yanlılığı' olarak yansıttılar; sonra ANAP lideri ile de -hem de birden fazla- biraraya geldiği öğrenildiğinde, temasların, "DYP ile ANAP'ı bir 'sağ' koalisyonda birleştirme amaçlı" olduğu yorumunu yaptılar... Bazı akl-ı evveller de, "Temaslar RP'ye karşı" görüşünü yayıyorlar... Oysa, geçen hafta, Mesut Yılmaz ile biraraya geldiği gün, RP liderlerinden Oğuzhan Asiltürk ile de görüşmüştü Fethullah Hocaefendi... Her temasa bir kulp takılınca, insan, sormadan edemiyor: Hikmet Çetin'i ziyaretin 'siyasi' amacı ne olabilir ki?

Ülkenin kritik bir dönemeçten geçtiğinde herkes mutabık. Bu günleri en az sarsıntıyla atlatmak, aleyhte unsurları lehe çevirmek, zorlukların üstesinden gelmek için, kafa patlatılıyor, düşünceler kâğıda dökülüyor, ülkenin her köşesinde paneller, açık oturumlar, sempozyumlar düzenleniyor... Görüşü olanların, bunları başkalarıyla paylaşmasından daha doğal ne olabilir ki? Maksat sıkıntıları az zararla atlatmaksa, bu yolda herkese, ne başta fikir sahibi insanlara görev düşüyor...

CHP'nin içinde yuvalanmış, bu partiyi kendi takıntılarına araç olarak kullanan bir grup, siyaseti dar zümre çıkarları içine hapsetmekten yana. Bunların izlenmesini istedikleri yol, ne ülkemizin şartlarına, ne de dünyanın aldığı yöne uygun düşüyor. Bir yandan da çoğunluğun dini inançlarına saygı konusunda en ufak bir çaba göstermiyorlar. Baskıcı, tepeden inmeci, yasakçı bir zihniyeti günümüzde sürdürme telaşındalar... Oysa, sağıyla soluyla, bu ülkenin insanları, o zihniyetten kurtulalı çok oldu...

Sol, kitlelerin saygı duyduğu kişilerle yakınlaşarak, işlevini daha iyi yerine getirebilir...

Hikmet Çetin-Fethullah Gülen görüşmesinde, bize ters gelen, böyle bir temasın yapılmış olması değil, yapıldığı noktada kalmış olmasıdır... Geleneklerimize uyan, bu ilk teması bir iade-i ziyaretten sonra kesilmiş...

Buradan hatırlatmakta yarar var: Küba'nın derdiyle dertlenip kendi insanını unutanlar, siyaset sahnesinde silinmeye adaydırlar...