Yazdır

Laik Demokrasi Ortak Hedefimizdir

Yazar: Mehmet Barlas, Sabah Tarih: . Kategori 1997 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

Hepimizin ortak hedefi aynı.

Gelişmiş, dünyaya açık, demokrat, laik, özgürlükçü, çok sesli ve barış içinde bir Türkiye'de yaşamak istiyoruz.

Ayrıca, dünyadaki dostlarımız ve müttefiklerimiz de, Türkiye'yi böyle görmek istiyor.

Amerikan Hükümeti'nin resmi görüşünü yansıtan Dışişleri Sözcüsü Burns.

Her resmi açıklamasında?

Türkiye laik ve demokratik bir ülkedir. Laiklik 1920'lerden beri Türkiye'nin temelidir. Başbakan Erbakan ve mevcut koalisyon hükümeti, genel seçimler sonucu iktidara geldi. Herkes, genel seçimlerin hür ve adil olduğunu kabul etmiştir. İktidar için rekabet eden bir dizi siyasi parti var. Çok canlı bir basın var Türkiye'de. Cumhurbaşkanı sivil, başbakan sivil, başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı sivil. Ülkenin hiyerarşisi budur. Askerler sivillerin altındadır. Türkiye laik bir demokrasidir.

Şimdi Türkiye'de biz, siviller ve askerler olarak, bu tabloyu neden değiştirelim ki?

İktidarlar tabii değişir.

Yılmaz gider Erbakan gelir. Erbakan gider Çiller gelir. Çiller gider belki Baykal gelir.

Parlamento çoğunluğu ve nihai sınavda seçmen, Türkiye'nin meşru iktidarını belirler.

Demokratik, anayasal hukuk düzeninin gereğidir bu.

Ama toplumun bir kesiminde, "laiklik tehlikede" şeklinde bir duygunun var olduğu da kesin. Bu tehlikenin kaynağını, Refah Partisi olarak görenler de var.

Üstelik Genelkurmay brifingleri ile, bu tehlike duygusu, rejimi tehdit eden bir olgu biçiminde de, kamuoyuna sunuldu.

Ama yine hepimiz biliyoruz.

Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nde, yolumuzu aydınlatan meşale, "müspet ilim"dir, "akıl"dır, "hukuk"tur, "bilgi"dir.

Bu bakımdan, "laik cumhuriyet"i korumak için kurumlar üzerlerine düşeni yapar ve görevler üretirken, toplumun, sosyal bilimlerin, gerçeklerin ve ülkedeki barışçı dengelerin de uzağına düşmemelidir.

Örneğin "Refah" ile "İslam"ın birlikteliğini tehlikeli bulmak ile, "İslam" ile "devlet"i ve "laik cumhuriyet"i karşı karşıya getirmek, birbirine karıştırılmamalıdır.

Bu hatayı, muhalefetteki Refah fazlasıyla yaptığı ve bazı Refah sözcüleri ölçüyü kaçırdığı için, demokrasi de, Refah da sancılar içinde bugün.

Ama şimdi, aynı hatayı "laik cumhuriyetin muhafızları" da yapmak durumunda.

Önce siyasi ve sosyolojik gerçeklere bakalım.

İslam'ın örgütlenmiş kesimlerini oluşturan ve bir ölçüde "sivil toplum örgütü" niteliğinde bulunan cemaatler ve gruplar, genel olarak Refah seçmeni değildir.

"Fethullah Gülen"in cemaati "Yeni Asyacılar", "İskender Paşa Cemaati", "Menzil Grubu", "Palevi Grubu", "Süleymancılar" gibi isimlerle bilinen cemaatlerin pek azında, Erbakan'a ve Refah'a destek verenler var. Bunların içinde, ANAP'ı DYP'yi destekleyenler daha fazla.

Eğer amacımız İslam'ın dahi mütedeyyin kesimini, çağdaş, modern ve dünyaya açık bir Türkiye ile kaynaştırmaksa, bunun yolları da belli.

Bu insanların ve grupların, eğitime, ticarete, sanayie girip, toplumla, ekonomi ile, dünya ile kaynaşmaları, en akılcı yoldur. Bu da olmaya başladı.

Ama bütün cemaat ve grupları Refahlı ilan edip, sonra bir de "laik olmayan sermaye" diye liste düzüp, kendi içimizde kara listeler yapmak, hangi akıl ve mantığa uygun düşer.

Ya tersi olsa?

Bir kesim, piyasadaki şirketleri, "dinsiz sermaye" diye listeleyip, boykot çağrıları yapsa, bu iyi mi olur?

Bütün bu gerçekleri, Türkiye'nin sivil politikacıları çok iyi biliyor.

En iyi bilenlerden biri de, şimdi Cumhurbaşkanı olan Demirel! Siyasi hayatında, Türkiye gerçeklerini, cemaatleri, grupları hep değerlendirdi. Milletvekili listelerine, bu dengeleri hep yansıttı.

Ama marifet, şimdi Cumhurbaşkanı olduğu sırada, bu gerçekleri, sivil topluma galiba şematik biçimde bakan komutanlara anlatmasıdır.

Türk Silahlı Kuvvetleri, ülkenin bağımsızlığının, toplumun bütünlüğünün ve laik demokrasinin bekçisidir.

Eğer onlar yanlış yapar ve sivil toplumun mütedeyyin kesimi, topyekün Refah'a itilirse, bu çok dramatik sonuçlar doğurur.

Yani iktidar değiştirmek arzusu, toplumun dengelerini bozmaya dayanmamalıdır.

Sermayenin akıllısı, partiler-üstü olur!..