Yazdır

Uzun Soluklu Hoşgörü

Yazar: Zeynep Göğüş, Sabah Tarih: . Kategori 1997 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

Fethullah Gülen cemaatinin "Atlantik'ten Çin Seddi'ne Hoşgörü soluyan bir dünya için el ele" teması etrafında yurtdışındaki Türk okullarının tanıtıldığı yemeğe katıldık önceki akşam. Cemaatin şimdilik 45 ülkede açtığı 191 okulun tanıtımı için hazırlanan filmi de bu davet sırasında izledik. Beğenelim beğenmeyelim, ortada bir marifet var. Marifete iltifat şart değilse de uzun soluklu dev bir eğitim projesi bu. Gündelik yönetilen bir ülkede uzun vadeli ve planlı programlı işler yapanlardan çok şey öğrenilebilinir. İçerik ve hedef bir yana, salt biçime bakarak uzun soluklu hareket etmek isteyenlere model de çıkabilir...

Fethullah Gülen okul projesinin tevazu ile kapalılık arasındaki ince çizgisinden sıyrılıp şeffaflaşma gayreti içine girmesini gözlemliyoruz bir süredir. Bu çaba, izlediğimiz filmde gördüğümüz kadarıyla mebzul miktarda Atatürk, bayrak ve İstiklal Marşı temalarıyla süslenmişti. Filmde 1990 sonrası okulların Türk cumhuriyetlerine açılması işlenirken Mustafa Kemal'in 1921'deki dahi öngörüsüne de yer verildi; Gazi'ye "Orta Asya Türklerine sırt çevirmişti" suçlaması yapan günümüz gündelikçilerine de en iyi cevaptır bu konuşma: "Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını kimse bugünden kestiremez, tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir.

Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avucundan kaçabilir. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim bu dostumuzun idaresinde, dini bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır... (Mustafa Kemal'in 20 kasım 1921'de yaptığı konuşmadan...) Fethullah Gülen cemaatinin entellektüel boyutu olan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'ndan Erkam Tufan Aytav'dan dinledim okul projesinin 30 yıllık mazisini. "Hocaefendi"nin (Fethullah Gülen) Anadolu'yu dolaşıp vaizlik yaptığı günlerden kalma dostları var her yerde. Örneğin Kayseri'de Gülen'i tanıyan bilen biri kapı kapı gezip oradaki halka anlatıyor: "Sevap kazanmak istiyorsanız, yurt açın, okul yapın"...

Bunun için vakıflar kuruluyor. Yerel isimli, yerel çalışan vakıflar bunlar. 90'dan sonra dışa açılım başlıyor. Yine il il örgütleniliyor. Örneğin Adapazarı'ndaki Sebat Eğitim İşleri AŞ. Kırgızistan'a gidiyor. Kırgız yetkililer Adapazarı'na davet edilerek buradaki model okul gösteriliyor. Bunu kopyalama metodu ile Bişkek'te açabiliriz diye öneri yapılıyor. Bina, yakacak ve su gibi temel ihtiyaçları Kırgız tarafı veriyor. Eğitim kadrosu ve programını ise Sebat Eğitim İşleri AŞ. getiriyor. Yurtdışındaki okullara Türkiye'den giden öğretmenler ise çoğu Fethullah Hoca cemaatinin kurduğu yurtlarda yetişmiş; daha sonda Boğaziçi ve ODTÜ'de ileride öğretmenlik yapacakları konularda eğitilmişler.

Burası da çok önemli: Gidilen ülkelerde ayrıca işadamı dernekleri de kurdurtularak girişimci ruh destekleniyor. Fethullah Gülen Cemaati'nin "İslamiyet bize Arabistan'dan değil Orta Asya'dan geldi" vurgusu da dikkat çekiyor. Üstüne üstlük, Orta Asya'daki iki bin yıllık Türk-İran rekabetinde de önemli işlevi yüklenen bu projenin arka planı daha çok araştırılmaya değer.