Yazdır

Hocaefendi İle Söyleşi

Yazar: Ömer Çavuşoğlu, Güneş Tarih: . Kategori 1997 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

Fethullah Gülen Hocaefendi'nin mevcut iktidarı beğenmeyip, onları istifaya davet etmesini açıkçası ben de yadırgadım. Bundan yaklaşık iki yıl evvel onunla yaptığım söyleşide bana verdiği mesaj bütün partilere eşit mesafede kalmayı tercih ettiği şeklinde idi.

Siyasi liderler arasında merhum Özal'ı çok takdir ettiğini; ona şükran hisleriyle bağlı olduğunu söylemekte mahzur görmemişti. Ama o artık yaşamıyordu; onun için o açıklamayı yapmaktan çekinmemişti. Elbette onun da tercih ettiği ve oy verdiği bir parti vardır. Ama bir cemaat liderinin siyasette taraf olmasının doğru olmadığı veya basına bunun açıklanmasının sakıncalı olacağı düşüncesi ile fikirlerini gizli tutmayı yeğliyordu.

Kanal D'de Yalçın Doğan ile yaptığı söyleşiyi izlemedim. Ama ertesi gün gazetelerin manşeti, "Gülen Refah-Yol hükümetini istifaya davet etti" şeklinde idi.

Programı kısmen de olsa seyretmiş olan Nazlı Ilıcak'a; "Hocaefendi bu şekilde açık seçik hükümeti istifaya mı davet etti" diye sordum. Ona göre sorulan sorular o tarzdı ki verilen cevaplardan sanki Hocaefendi, hükümete karşıymış gibi bir anlam çıkmıştı.

Bu durum Refah Partililerce tepki ile karşılanmıştır. Buna karşın program yapımcısı basın karteli yazarları Hoca Efendi'nin bu çıkışını takdir ederek benimsemişlerdir.

İki tarafın da tutumu çelişkilidir. Örneğin;

Refah Partili Devlet Bakanı Sacit Günbey, Hocaefendi'yi; "Kendi okullarını kurtarmak için çaba sarf ediyor. Onu dinlerken çok kez duygulanıp göz yaşlarıma hakim olamamıştım. Ama o konuşması beni çok rahatsız etti. Bir yerlere mesajlar gönderiyor'' diyerek eleştirmiş. Bu ve buna benzer eleştiriler.

Hocaefendi'nin konuşmasını yadırgadığımı yazımın başında belirtmeme rağmen, Refahlılar'ın bu çıkışlarının da çok yanlış olduğu düşüncesindeyim.

Hocaefendi, bir Türk vatandaşı olarak kendi düşüncelerini açıklama özgürlüğüne sahiptir. Herhalde onun din ağırlıklı bir cemaatin lideri konumunda olması Refahlılar'ı rahatsız etmiştir. Peki nerede kaldı demokrasi, vicdan ve düşünce özgürlüğü?

Hani Refah Partisi bunların savunucusuydu? Olmadı ve de yakışmadı.

Hele hele okullarını kurtarmak için bu çıkışları yapıyor denmesi büsbütün yanlış ve çirkin kaçtı. Zira bu iddiayı ortaya atan Günbey, okulların Hocaefendi'ye ait olmadığını bilecek durumdadır.

Peki ya irtica hortluyor deyip MGK kararlarının uygulamasını savunan basın karteli kalemşörlerine ne demeli?

Bu kararlar arasında Gülen'in önderlik ettiği kişilerin açtığı okulların Milli Eğitim'e devredilmesi söz konusu değil mi? Üstelik bu okullarda verilen eğitimden dolayı sizler kuşku duymuyor muydunuz?

Yani Hocaefendi sizlerden yana görüş açıklarsa iyi ve doğru, tersi ise yanlış. Olmuyor beyler! Bu çelişkilerden kurtulun artık.