Yazdır

Fethullah Gülen Hocaefendi

Yazar: Altemur Kılıç, Son Havadis Tarih: . Kategori 1997 Köşe Yazıları

Oy:  / 0
En KötüEn İyi 

Fethullah Hocaefendi ile tanışmak, görüşmek, şimdiye kadar nasip olmadı.. çok arzu ettiğim halde! Geçen akşam, Samanyolu Televizyonu'nda, Osman Özsoy'un HABER KRİTİK programında Mim Kemal Öke ile sohbetini dinledim. Şimdiye kadar tanışıp görüşmemekle çok şey kaybettiğimi anladım. Aslında uzaktan uzağa onu ve yapmak istediklerini, neleri nasıl başardığını seziyordum. Bazı vaazlarını okumuş, somut eserlerini Kafkasya'da ve Orta Asya'da bizzat görmüştüm. Son sohbeti dinledikten sonra gene anladım ki Fethullah Hocaefendi'nin, aslında benim anladığım milliyetçiliğe, Turancılığa, vatana ve millete hizmete, hiçbir karşılık beklemeden kendisini vakfetmiş bir "misyoner", Fethullah Hocaefendi...

Ben Robert Kolejinde okudum; bu okulu Hıristiyan misyonerleri kurmuş ve muhtemelen başlangıçta, Hıristiyanlığı yaymak veya ülkedeki yerli Hıristiyanlara eğitim vb. hizmetleri vermek gibi maksatları varmış. Ama doğrusu, Robert Kolejin çoğu misyoner yapılı yönetici ve öğretmenleri bize Hıristiyanlığı telkin etmek için en ufak bir çaba göstermemişler, aksine hep İslam'ın yüceliğinden söz etmişlerdi. Okulda iken bizde de niçin böyle aydın misyonerler çıkmadığını düşünürdüm.

İngilizce'de bir deyim vardır: "Too good to be truel!" derler; yani gerçek olamayacak derecede iyi... Ve galiba, bazıları, bir insanın bu derecede doğru, inançlı ve idealist olabileceğini idrak edemedikleri ve kendi ölçülerinde uyduramadıkları için, Fethullah Hoca hakkında "Muhakkak başka karanlık maksatları vardır!" veya "Bu değirmenin suyu nereden geliyor?" gibi şüpheler besliyorlar. Biraz da haklılar; bugünkü yozlaşma ve köşe dönme yarışı içinde böylesine Ömer Seyfettin kahramanlarına benzer bir insan nasıl olabiliyor ki! Hemen söyleyeyim ki, bence Fethullah Hocaefendi gibi ihlas sahibi, "gerçek olamayacak kadar iyi" bir insan olan Enver Ören için de, ona da akıl erdiremedikleri için, böylesine şüpheler izhar edenler çoktur.

Evet Fethullah Hocaefendi gerçek bir İslam Türk milliyetçiliği misyoneri. Onun misyonunda öncelikle ve kendi ifadeleriyle, Türk Müslüman milliyetçiliğini "Turan ülkelerine taşımak var. Bunu yapmanın en sağlam yolu da bu ülkelerde açılmasını ve yaşatılmasını teşvik ettiği okullar. Galiba sayıları 200'ü aşan bu okullardan bazılarını Azerbaycan'da, Kazakistan'da, Özbekistan'da ve Türkmenistan'da gördüm. Bağnazlığa kapalı, her birinde ATATÜRK'ün resim ve büstleri -göstermelik olarak değil- baş köşelerde... Öğretmenlerin hepsi idealist ve milliyetçi, aydın kafalı. Velhasıl iftihar edilecek derecede mükemmel eğitim ve irfan yuvaları... Fethullah Hocaefendi, tıpkı benim gençliğimde esir Türk ülkelerinin ıstırabını ve hasretini benliğinde hissetmiş ve "kötülükler imparatorluğu" çökünce bu ıstırabının acısını okulları teşvik etmekle dindirebilmiş. Ne mutlu ona ki bu eserleri kurmanın huzuruna kavuşabilmiş. Fethullah Hoca'ya sadece bu eserleri gerçekleştirdiği için bütün Türklerin minnettar olmamız gerekir...

Bu okulların benzerleri Türkiye'de hizmet veriyor. Gerçek Müslümanlığın milliyetçilikle ve geleneksel değerlerimize genç nesillere telkin edilmesi yolunda bu okullar imam hatip liseleri karşısında somut seçenekler... Yeri gelmişken söyleyeyim Fethullah Hocaefendi son TV programında Refah'ın tutumlarını o zarif ve ölçülü üslubuyla eleştirdi. İtidal tavsiye etti. Hocaefendi, bu okulların kurulup işletilmesini ve gene dört bir tarafta Türklerin büyük işler kurmalarını nasıl sağlıyor? Ben şahsen onun beş parasının olmadığına ve Allah geçinden versin, ölünce cenazesini dostlarının kaldıracağına da inanıyorum. Bu işleri nasıl yaptığını da galiba Özbekistan'daki, Taşkent'teki küçük bir örneğe bakarak anladım. Hocaefendi kendisine inanan İzmirli bir genci "Özbekistan'da dondurma işi kurmaya ihtiyaç ve imkan varmış!" diye önce İzmir'deki bir dondurma makineleri yapımcısı ile irtibatlandırdıktan sonra Taşkent'e yolluyor...

O genç bugün Özbekistan'ın "dondurma kralı"... Fethullah Hoca'nın sırrı, Allah'a, Türklüğe ve kendisine inananlara inanması! Bu olguyu Asya Finans'a kadar çoğaltarak taşıyabilirsiniz! "Dadaşlar diyarından" çıkan Hocaefendi, duru Türk milliyetçiliğinin yanı başında Türk ordusuna candan bağlılığı ile de benim gönlümü bir kat daha kazanmıştır.